• BIST 74.462
  • Altın 132,735
  • Dolar 3,5172
  • Euro 3,7848
  • Kocaeli -1 °C

Trump, sağlıklı bir seçim değil

İbrahim GÜRSEL

ABD’de Donald Trump ismi daha yeni yeni konuşulmaya başlandığı dönemde 14 Mart 2016’da “ABD, Almanya olur mu?” başlıklı bir yazı yazmış, “ABD’nin başına böyle bir ruh hastasının gelmesi bence uzak bir ihtimal değil” demiştim. O dönemde Trump’ın bırakın başkan olmasını, aday gösterilmesine bile kimse ihtimal vermiyordu. Cumhuriyetçi 7-8 aday adayı arasından çıkmaya çalışıyordu. Bu nedenle yazının iyice ütopik kabul edilmesinden endişe duyarak daha ileri gidip, “ABD, Trump’ı başkan seçecektir” diyemedim. Trump’ın özellikle Müslümanlara ve siyahilere karşı aşırı sert söylemleri nedeniyle dünyanın başına bela olacağı düşünülüyordu. ABD’de sırayla Cumhuriyetçi-Demokrat başkanlar görev yaptığı için, geleneğin bozulmayıp bu seçimi Cumhuriyetçi bir adayın kazanacağını tahmin etmek zor değildi ama Trump’ın durumu farklıydı. Böyle bir delinin seçileceğine kimse inanmak istemedi. Benim tahminim şuydu: Dünyada giderek sertleşen ülke ilişkileri ve bu ülkelerdeki lider profillerine göre, ABD halkı sağlıklı karar vermek yerine, endişelerine ve korkularına yenik düşerek kaybolan imajlarını korumak adına Trump gibi deli ama “Alayına gider yapacak” birini tercih edecekti. ABD halkı yumuşak bir lider yerine daha sert birini istiyordu. ABD’nin başına kim gelirse gelsin, politika değişmeyeceğini biliyoruz. Değişen tek şey daha önce bunları “32 dişini” göstererek yapan bir başkan vardı, şimdi biraz daha çatık kaşlı ve çoğu zaman ne dediğini bilmeyen bir deli ile uğraşacağız. Ben, Trump tahminini ilk yaptığımda 15 Temmuz darbe girişimi yaşanmamıştı. Başkanlık seçimi o dönemde bizi bu kadar ilgilendirmiyor diyebilirdik. Ama şimdi Fetö’nün başı Fetullah Gülen’in iadesi süreci var. Bu yüzden Trump’ın başkan seçilmesi bizi daha fazla ilgilendiriyor hale geldi. Bakalım selefi Obama’dan farklı bir tutum sergileyip, Fetö’cülerin lideri Gülen iade edilecek mi? Bu arada Rusya ile ilişkileri zamanında düzelttiğimizi de kabul etmeliyiz. Düşünsenize, Rusya ile ilişkiler kötü, ABD’de de Trump başkan seçildi. İşimiz gerçekten zor olurdu.

Öğrenciler için özel minibüsler olabilir

Ülke olarak daha ileriye gitmek, dünya üzerinde varlığımızı sürdürebilmek için çocuklarımıza yatırım yapmaya devam etmeliyiz. Çocuklar, öğrenciler geleceğimiz, her şeyimiz. Bugün yaptığımız ne varsa, ileride bunları koruyacak ve geliştirecek onlar.

Okullardaki eğitim dışında, ailelere de büyük görevler düşüyor. Toplum olarak da sorumluluklarımız var. Ama genelde öğrencileri itip, kakıyor, toplumun bir üyesi olarak kabul etmiyoruz. Toplu taşıma araçlarında bu duruma son zamanlarda daha çok rastlar oldum. Geçenlerde bir yolculuk sırasında özel halk otobüsü içinde kendi arasında konuşup, şakalaşan öğrencilerle de bulunuyordu. Bir kısmı oturuyor, bir kısmı ayaktaydı. İlköğretim son sınıf veya ortaokula yeni başlamış olduğunu tahmin ettiğim öğrencilerin aşırı neşesi, tıklım tıkış dolu otobüsteki bazı yetişkinleri rahatsız etti. Yaşı 50’yi aşan yolculardan bazıları aniden çocukları azarlamaya, üzerlerine yürümeye başladı. Sesiz olun diye bağıranlar, “Biz sizin yaşınızda böyle miydik?” diyordu. Bu sırada çocukları koruma altına almak isteyenler de çıktı. Yarım saati bulmayan yolculukta bir tartışma, kavga aldı başını gitti. Biz kendimizden büyüklere minibüste yer veren bir nesil olarak yetiştik. Şimdiki çocukların böyle bir derdi yok. Bu olayın başlaması da aslında ayakta giden yolcuların, oturan çocukların rahatını bozmamasından kaynaklandığını tahmin ediyorum. Ama ne olursa olsun, çocuklara o şekilde tepki göstermek doğru değildi. Tartışma öyle bir boyuta geldi ki, çocuklara “terbiye” dersleri, “vatan hainliği” boyutuna ulaştı.

Öğrencilerin bu olaydan nasıl etkileneceği, yaşamlarında nasıl izler bırakacağını düşünmeden; çevresinden, ailesinden aldığı yarım bilgilerle verilen bu azarlamanın ardından öğrencilerin hepsi özgüvenleri bitmiş, kızarmış, mahcup, o gün okulda aldığı bilgilerin zerresi akıllarında kalmamış vaziyette araçtan indi.

Hepimizin çocuğu var. Dışarıda bizden ayrı olduğu dönemde evlatlarımızın başına bu tür bir olay gelmesi; başkaları tarafından haklı veya haksız bu tür saldırılarla karşılaşmasını kimse kabul edemez. Bunu yapanlar bile istemez. Gergin ortamda her şey olabilirdi. Orada biri çıkıp öğrencilere tokat da atabilirdi. Bunun dışında öğrenciler halk otobüslerinde, yetişkinlerin arasında bazen lüzumsuz sohbetlere de tanık oluyor, etkileniyor. Bu nedenle özel halk otobüsleri veya belediye otobüslerinden bazılarının, sadece öğrencilere ayrılması gerektiğini düşünüyorum. Yeni servis koyulsun demiyorum, aynı yön ve güzergahı kullanan, 5 dakikada bir giden araçlar var. Bu araçlardan bazları, okul çıkışlarında daha sık olmak kaydıyla sadece öğrencilere ayrılabilir. Bir dönem kadınlara özel araçlardan bahsediliyordu, öğrenciler için bunu yapabiliriz.

Nasıl olsa özel şehir içi halk otobüslerinde havuz sistemi var, kimsenin maddi kaybı da olmaz. Öğrencileri, özellikle ilk ve ortaokul düzeyinde olanları dış etkilere karşı korumuş oluruz.

10 Kasım

Bugün 10 Kasım.

Gazi Mustafa Kemal

Atatürk’ün ölüm

yıldönümü. O’nun her ölüm yıldönümü aynı

zamanda bu ülkenin ne kadar zor şartlar altında kurulduğunu, millet

olarak yaşanan acıları

 hatırlamak adına da

bir fırsattır. Rahmet ve minnetle anıyoruz.

Bu yazı toplam 446 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    • Heyecan verici bir proje
    • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37