1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. Trump'ın çılgınlığı ve Türkiye'nin tutumu
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Trump'ın çılgınlığı ve Türkiye'nin tutumu

A+A-

Washington Post yazarından Trump’a İncirlik uyarısı: 50 nükleer bombayı unutma!

Türkiye’den aldığı demir ve alüminyuma fahiş vergi artışı getirerek Türkiye ekonomisi hedef alan ABD Başkanı Trump’a Washington Post yazarı Brian Klaas’tan ilginç bir tepki geldi. Klaas, Trump’a İncirlik’teki nükleer bombaları hatırlatarak “riskli işler yapıyorsun” dedi.

 

TRUMP’A İNCİRLİK HATIRLATMASI: NÜKLEER FÜZELERİ UNUTMA!

Trump’ın bu adımı, Türkiye’de olduğu kadar ABD ve dünyanın geri kalan kesimlerinde de ses getirdi. Washington Post yazarı ve uluslararası politikalar uzmanı Brian Klaas ise, ABD cephesinden Trump’a en ilginç uyarıyı yapan isim oldu.

Twitter hesabından Trump’ın tweet’ine cevap veren Klaas “Erdoğan‘ın hayranı değilim, ama Trump’ın yaptığı pervasız bir çıkış. Türkiye bir NATO üyesi ve Türkiye’de bulunan bir ABD hava üssünde (İncirlik) 50 nükleer bomba bulunuyor. Trump’ın tweetleri ciddi ulusal ve uluslararası güvenlik riskleri teşkil etmeye devam ediyor” dedi.

Geçen gün bir dostum da, ABD’nin İncirlik üssünde atom bombasından bahsetti. Doğrusu, bu korkunç bir durum… ABD, o kadar şeytanca çalışıyor ki, şayet İncir üssü kapatılırsa (B) planı olarak Kuzey Irak’ta kurdukları bir üssü devreye koyabileceklerini duymak bile istemiyorum. Dikkat edilirse, ırkı, mezhebi ne olursa olsun, İslam ülkelerinin kalbine birer üss kurarak dünyayı bir anda cehenneme çevirebilecek çılgınlıklar yapabilecek yapıya kavuşmuştur ABD.

Şu bir gerçektir ki, ABD tüm hışmıyla İslam ülkelerinin kılcal damarlarına kadar nüfuz etmiş, korku salmış, ekonomilerini bombardıman etmiş, kimisi isteyerek kimisi de istemeyerek de olsa arzu ve isteklerine boyun eğmiş durumda. Dolayısıyla, canı istediği ülkeye canı istediği çılgınlığı uygulamaktan geri kalmamaktadır. Bu manada, her daim aba altında sopa göstermekten geri kalmamaktadır. İşte tüm bu rahatsız edici durum karşısında belki ilk defa halkı Müslüman olan Türkiye’nin bu tehdidi fark ederek karşı bir takım tedbirler alma cihetine girmesi ABD yönetimi ile Siyonistleri fena halde kızdırıyor. Zannedildiği gibi, basit bir papaz meselesi değil bu mesele. Bu meselenin kökeninde hem siyasi ve hem de askeri bakımından Türkiye’nin zalimlere karşı bir başkaldırı yapabilecek konuma gelmesidir esas olan.

Bu birkaç yazıdır benzer şeyleri ifade etmeye çalışıyorum, belki mükerrer olacak ama konunun vahameti açısından parmak basma gereğini hissediyorum. Eğer savunma sanayiniz belli bir noktaya gelmişse, Lozan’ın bizden götürdüklerinin sonu gelmeye ramak kalmışsa ve bu sebeple Türkiye yeraltı enerji kaynaklarını işlevsel hale getirecek duruma gelmişse, Fetö gibi dahili ve harici partnerleri üstlendikleri rollerini oynamalarına rağmen ABD’nin emir ve istekleri doğrultusunda başarıya ulaşamamışsa, Türkiye, ABD’ye mecbur ve mahkum olmadığını göstermek için yeni arayışlar içerisine girmiş ve böylelikle İran ve Rusya ile ekonomik, siyasi ve askeri işbirliği için zemin hazırlamaya çalışıyorsa, bu ABD’yi pek tabi ki ciddi manada rahatsız ediyor…

ABD şunu iyi bilmelidir ki, döviz kurlarıyla oynamak suretiyle ekonomimizle oynayarak fay kırıkları oluşturmak, içimizdeki hainleri tetikleyerek, yeni yeni vergiler ihdas ederek, gözdağı vererek, Türkiye’yi emre amade bir ülke haline getiremez. Yapması gereken tek şey, Türkiye’yi kazanmaktır. Onun için de, Türkiye’yi muhatap alarak, bir ortak Nato üyesi olduğu gerçeğini göz önünde tutarak ve buna göre gereğini yaparak, bu güne kadar her ne sebeple olursa olsun desteklediği ve himaye ettiği Fetö’yü gözden çıkararak ve karşılıklı sevgi ve saygı esasına uygun şekilde hareket ederek ilişkiler için yeni bir rota çizerse, Türkiye buna hazırdır ve stratejik ortak olarak kaldığı yerden yoluna devam eder. Aksi taktirde, sindirme politikalarıyla 15 Temmuz’a canı pahasına göğüs germiş bir milleti döviz kurlarıyla sindirmesi mümkün değildir. Bu millet, uyanmıştır, tüm farkındalıklarına rağmen, ABD ve Siyonist partnerine karşı yekvücut olmaya her an hazırdır ve soğan-ekmek yeme pahasına bağımsızlığını kurban ettirmez. Bu böyle biline.

Bu yazı toplam 1179 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.