1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. TUHAF BİR TOPLUM OLDUK VESSELAM!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

TUHAF BİR TOPLUM OLDUK VESSELAM!

A+A-

       Kamuoyu yaklaşık bir haftadan beri ekranlarda “dudaklarını daha dolgun hale getirmek” için kendisini bir berbere teslim eden Merve isimli o hemşireyi konuşuyor. Ekranlarda bu ilginç görüntüler sergilenirken, doğrusu ben de çok merak etmiştim ve demiştim ki: “Acaba, dudakları çok mu çirkin? Görsel olarak bir çirkinlik mi söz konusu?” derken, eski halini de ekrana getirdiklerinde, çok da şaşırmış ve o hemşirenin Allah’ın kendisine verdiği o güzelliği neden beğenmeyerek suni bir takım yollara saptığını? Kendi kendime soramadan da edemedim. Tabi, bu meselenin bir boyutu… Diğer boyutu da, bir berberin böylesi bir operasyonu yapma cüretini nereden aldığıdır? Keza, bir sağlık çalışanı olan o hemşire nasıl kendisini bu operasyon için bir berbere teslim ettiğidir? Hangi açıdan bakarsanız bakın, çok bilinmeyenli bir denklem ve rezalet paçalardan akıyor.

        Ne olursunuz beni yadırgamayın ama, benim gibi bir çoklarınızın da içten içe “Oh olmuş, hiç de ayıplı bir halin yokken; neden böyle bir yola başvurdun. Üstelik ehil olmayan kimselere başvurdun” gibi fikirleri peşin sıra sıraladığınızı duyar gibiyim.

        Değerli dostlar, özellikle son zamanlarda kız olsun, erkek olsun insanlarımızın birçoğunun şaşırdığını, ne yapmak istediğini bilmediklerini ve envai çeşit yol ve yöntemlere başvurduklarına tanık oluyoruz. Gerek giyim-kuşamda sınır tanımaz saçmalıklara başvurmaları ve gerekse bir takım abuk-subuk dövmeleri olur olmaz yerlerine yapmaları, giderek yoz bir toplum olma yolunda hızlı adımlarla ilerlediğimizin en bariz göstergeleridir.

        Elbette ki, kişilerin ne giyip-giymeyecekleri kendi bireysel tercihleridir amma, topluma kötü örnek olmaları açısından, giyim-kuşam, tavır ve davranışlarıyla ister istemez toplumun diğer fertlerini de etkilediklerini söylemek yanlış olmasa gerektir. Burada en önemli görev ebeveynlere düşüyor. Kız veya erkek fark etmez. Evlatlarını sokağa saldıklarında nasıl bir haleti ruhiye ile tekraren yuvalarına geri döndüklerini iyi düşünmeleri, konuya ilişkin gerekli soruları kendi kendilerine sormaları ve gereken tedbirleri de ona göre almaları gerekmez mi? 

        Bir diğer önemli mesele, madde bağımlılık yaşının hızla alt seviyelere inmesi ve sayılarının her geçen gün artması tehlikeli bir durumu da beraberinde getiriyor. Bu konuda da evvel emirde iş yine ebeveynlere düşüyor. Evlatlarını takip etmeleri, tavır ve davranışlarını gözlemlemeleri ve takıldıkları arkadaş çevrelerini gözetim altında tutmaları son derece önemli…

        Eğer çocuklarında bir uyuşukluk, vurdumduymazlık, halsizlik, kendini iyi hissetmeme, karamsarlık, içe kapanma,yalnız kalma hissi ve garip arkadaş çevresi edinme ameliyesi varsa, derhal müdahale etmeleri ve acilen tıbbi destek almaları çocukların geleceği açısından çok önemlidir.

        Tüm bu saydığım olumsuzlukların panzehiri de milli ve manevi değerlere bağlı bir eğitimin çocuklara aşılanmasıdır. Bu çerçevede, aileler hangi dünya görüşü ve sosyal çevreye sahip olurlarsa olsunlar, sığınacakları liman bu olmalıdır ve herkesin kurtuluş reçetesi budur. Aksi taktirde, giderek yozlaşmış bir nesil ile karşı karşıya kalmamız kaçınılmazdır. 

Bu yazı toplam 1448 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum