1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. “Tüpraş’taki TİS’in kabul edilir yanı yok”
“Tüpraş’taki TİS’in kabul edilir yanı yok”

“Tüpraş’taki TİS’in kabul edilir yanı yok”

Petrol-İş Sendikası Tüpraş’taki toplu iş sözleşmesinin kabul edilebilir bir tarafının olmadığını hatırlattı. Sendikadan yapılan açıklamada, “Toplu sözleşme süresince yaşananlardan işverenin art niyetli tutumunu görmezden gelmek de pek doğru değil” denildi

A+A-

TÜPRAŞ’TA NELER YAŞANDI?

1950 yılında kurulan ve kurulduğu günden bu yana emek mücadelesinde öncü sendikalardan olan Petrol-İş’in tarihinde birçok başarı yatıyor. Petrol-İş sayesinde bugüne kadar birçok toplu iş sözleşmesinden işçi lehine kararlar alındı. Ancak Tüpraş’ta yaşanan son gelişmeler işçileri pek memnun etmedi. Bilindiği gibi Tüpraş’ta ocak ayında başlayan toplu iş sözleşme görüşmeleri tıkanınca arabulucuya gidilmişti. Arabulucu sürecinde bir ilerleme sağlanamayınca, işçiler kazanılmış haklarını almak için fabrikaya kapanmış ve toplu iş sözleşmesi ile ilgili Yüksek Hakem Kurulu’ndan çıkacak haberi bekliyordu. Uzun süren görüşmelerin ardından Yüksek Hakem Kurulu, temmuz ayının başında toplu iş sözleşme taslağını imzaladı. YHK, ücret zammı konusunda Tüpraş çalışanlarına enflasyonun altında bir zammı uygun gördü ve yüzde 6 zam verdi. Bilindiği gibi Petrol-İş Sendikası, TİS sözleşme taslağında yüzde 50 zam talep etmişti. Petrol İş Sendikası’nın en çok mücadele verdiği maddelerden biri de işverenin sözleşme süresini değiştirmek istemesineydi. YHK 2 yıllık sözleşme süresini 3 yılda bire çıkardı. Artık Tüpraş’ta toplu iş sözleşmeleri 3 yılda 1 yapılacak. Önceden Tüpraş’ta hafta tatilleri üç ayda bir değişiyordu ve buna göre bir çalışma programı vardı. Ancak YHK, vardiya sistemini de değiştirdi. Artık Tüpraş çalışanı, 3 haftada bir hafta tatili değiştirecek.

GEÇMİŞTEKİ BAŞARILAR ÇOK

Petrol-İş Sendikası, Tüpraş’taki TİS görüşmeleri ve sonrasında yaşananlarla ilgili geniş bir açıklama yaptı. Sendika tarafından yapılan açıklamada hem elde edilen başarılardan hem de şimdiki çalışmalardan bahsedildi. İşte o açıklama: “-Üye sayımız ve yetkili olduğumuz sektörün Türkiye’deki toplam çalışan sayısına oranı bakımından kıyasladığımızda, sendikamızın ülkemizdeki sendikal mücadelede ne kadar ileri bir noktada bulunduğu kolaylıkla anlaşılabilecektir. Bağıtladığımız toplu iş sözleşmelerinde 2016 yılında ocak ayında açıklanan yıllık enflasyon oranı yüzde 8,81 iken ortalama yüzde 19,54 ücret zammı alarak, üyelerimize açıklanan enflasyonun iki katından fazla oranda fayda sağlamış bulunuyoruz. 2017 yılında yüzde 8,53 olarak gerçekleşen enflasyon ortamında, yüzde 18,38 ücret artış oranıyla yine üyelerimize enflasyonun iki katını aşkın bir ücret artışı sağlamış durumdayız. 2018 yılında enflasyon oranı yüzde 11,92 olarak gerçekleşirken, üyelerimize sağlamış olduğumuz ortalama ücret artışı yüzde 19,31 olarak gerçekleşmiştir. Bu da enflasyonun 1,5 katından fazla bir orana tekabül etmektedir.

EMEKÇİLER GÜVENCE ALTINDA

2011 yılı sonunda aidatlı üye sayımız 23 bin civarındayken, bugün itibariyle bakanlık kayıtlarındaki üye sayımız 43 bin rakamını aşmış durumda. Son aylarda gerçekleştirilen önemli işyeri örgütlenmeleri, 4 binin üzerinde emekçiyi sendikamızın güvencesi altına soktu. Mücadeleci sendikacılık geçmişimiz, toplu iş sözleşmelerindeki başarımız, yeni işyerlerinin sendikal örgütlülük çatısı altına alınması noktasında olumlu ivmemiz ve küresel sendikal platformdaki pozisyonumuz ortadayken, salt Tüpraş sözleşmesini baz alarak, sendikamızın ‘üyelerinin haklarını savunamayacak durumda’ olduğunu ifade etmek yanlış olacaktır. Tüpraş sözleşmesinin altında sendikamızın imzası bulunmamaktadır. Tüpraş toplu iş sözleşmesi, Yüksek Hakem Kurulu’nda bağıtlanmış ve orada da işçi tarafını temsil eden Türk-İş uzmanı tarafından sözleşmeye itiraz şerhi konulmuştur. Sözleşme görüşmelerinin başından beri işveren, 2 yıllık sözleşmenin 3 yıla çıkartılması, vardiya sisteminin değiştirilmesi ve yılda 8 gün mazeret izni hakkının düşürülmesi konusunda ısrarcı olmuş, bu maddeler kabul edilmeden ücret ve diğer maddelerin görüşülmesini reddetmiştir. Tüpraş’ın grev yasağı kapsamında bir işyeri olması, bu noktada işverenin elini rahatlatmış ve süreci YHK’ya götürmesine kapı aralamıştır. Ancak işyerinin grev yasağı kapsamında olması, sendikamız tarafından farklı mücadele şekillerinin ortaya konulmasına engel olamamıştır.

DEMOKRATİK ANLAYIŞ HAKİM

Sözleşme süreci boyunca sendika olarak defalarca Tüpraş işverenine müzakere çağrısında bulunduk, sözleşmenin YHK tarafından bağıtlanmasının her iki taraf için de olumlu sonuç doğurmayacağı ifade ettik. Sadece müzakere çağrısıyla yetinilmedi, dört rafineride eş zamanlı birçok eylem gerçekleştirildi. YHK kararından iki gün önce Koç Holding yöneticileri tarafından genel başkanımıza iletilen kısmen yumuşatılmış bir teklif ise, 4 şubemizin 3’ü tarafından benimsenmediği için kabul edilmedi. Her ne kadar bu konuda genel merkez yetkili ise de sendikamızın yerinden yönetime destek veren demokratik anlayışı, bu noktada ilgili şubelerimizin görüşleri doğrultusunda hareket etmemizi gerektirmiştir. 1 Temmuz Pazartesi günü, sözleşme YHK tarafından bağıtlanmış ve enflasyonun altında bir ücret zammı verilmiş, 2 yıllık TİS süresi 3 yıla çıkartılmış, vardiya sistemi işverenin talep ettiği şekliyle revize edilmiş ve mazeret izinlerinde gün sayısı değişmemekle birlikte işveren onayına bağlı hale getirilmiştir. YHK tarafından bağıtlanan sözleşmenin kabul edilir bir tarafı olduğunu söylememiz mümkün değil. Ancak, sözleşmenin YHK’ya götürülmesinde, işverenin art niyetli tutumunu görmezden gelmek doğru değildir.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
4 Yorum