1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Türk telekom a.ş’nin cevabı
Türk telekom a.ş’nin cevabı

Türk telekom a.ş’nin cevabı

11 Şubat 2011 tarihinde Telekom’un Taşınmazları başlığı ile yayınlanan yazımda, Telekom’un özelleştirilmesinden önce edinilen taşınmazların, satış sözleşmesinde satılamaz maddesi bulunmasına

A+A-

11 Şubat 2011 tarihinde Telekom’un Taşınmazları başlığı ile yayınlanan yazımda, Telekom’un özelleştirilmesinden önce edinilen taşınmazların, satış sözleşmesinde satılamaz maddesi bulunmasına rağmen yeni yönetim tarafından satıldığını belirtmiştim.

Yine aynı yazıda Kandıra Yolu üzerinde Yassıbağ Mevkii’ndeki, kuruma ait 51 dönüm arazinin satışı ile ilgili olarak bu arazinin, ülke genelinde Telekom personeli arasından deprem bölgesindeki kurum personeline yardım amaçlı toplanan para ile alındığı ve değerinden daha düşük bedel ile satıldığını da belirtmiştim.

Bu yazı üzerine geçtiğimiz hafta Telekom adına beni telefonla arayan Sayın Nurhan Tarhan bu iddialar ile ilgili olarak göndermiş olduğu mailde “Telekom’um Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile imzalamış olduğu imtiyaz sözleşmesinde Telekom’un sistemin işleyişini etkileyecek, çalışır vaziyette teçhizatın bulunmadığı, ihtiyaç dışı kalan tüm gayrimenkuller üzerinde sınırsız tasarrufta bulunma yetkisinin bulunduğunu” belirtmiştir.

Ayrıca Sayın Nurhan Tarhan Kandıra Yolu Yassıbağ Mevkii’ndeki 51 dönüm arazinin, kurum personeli arasında toplanan para ile değil Türk Telekom bütçesinde ayrılan para ile alındığını da belirtmiştir.

Bahse konu arazinin ihale ilanında Telekom’un adının açıkça belirtilmediği iddialarına ise Sayın Nurhan Tarhan gönderdiği cevapta “Tarlaların ihale yeri, saati, şekli, ulusal ve yerel gazetelerde yayınlanan ilanlarda ve meslek odalarına, büyük inşaat firmalarına, kurum ve kuruluşlara gönderilen yazı ve maillerde açıkça belirtildiği,  satışlara konu gayrimenkuller, Türk Telekom A. Ş.’nin sunduğu ürünlerden biri olmadığı ve şirketin ana faaliyetleri arasında sayılamayacağından özellikle Şirket adının kullanılmasında fayda görülmemiştir.” Denilmektedir.

Kandıra yolundaki 51 dönüm arazinin değerinin altında satıldığı iddiasına ise “İhale öncesinde SPK tarafından verilen lisans ile gayrimenkul değerleme hizmeti veren iki ayrı firmaca yapılan değerleme çalışması sonucu hazırlanan raporda muhammen bedel 380. 000 TL olarak belirlendiği, çevre dükkân ve emlak ofislerinden alınan bilgilere göre yaklaşık değerin ise 250. 000-500. 000 TL arasında olduğu” belirtilmektedir.

Buna ilaveten “Kapalı zarf açık artırma usulü ile 380. 000 TL muhammen bedel ile yapılan ihaleye 7 istekli teklif verdiği, yapılan açık artırma 11. artırıma kadar devam edildiği ve diğer isteklilerin çekilmesiyle söz konusu ihale 860. 000 TL olarak en yüksek teklifi veren istekli tarafından kazanıldığı, son derece şeffaf ve objektif bir ihale yapıldığı” açıklanmaktadır.

Ayrıca şirket yetkililerinin yaptığı araştırmaya göre “Söz konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar çalışmaları yakın tarihte yapıldığı, satılan taşınmaz yerleşim yeri dışında tarıma elverişli tarla olarak belirlendiği, şu an için yerleşime açılmasının imkânsız olduğu, yola cephesi olmadığı için de zaten yapılaşmaya kapalı olduğu, en fazla % 5 imar olabileceği” belirtilmektedir.

Sayın Nurhan Tarhan gönderdiği mailde “Şirket olarak gelişen teknolojiler ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda genel ve yerel bazda Master Emlak Planlamalarının yapılmakta olduğu ve buna göre gayrimenkullerin en etkin ve verimli kullanım şekline göre değerlendirmelerinin yapıldığını” açıklamaktadır.

Buna bağlı olarak da “yapılan bu yatırımlar ve satın alımlar Türk Telekom’un gayrimenkul varlık değerini önemli oranda arttırmış olduğu, satışlardan elde edilen toplam gelir 70 milyon TL seviyesinde iken toplam inşaat ve emlak harcaması 830 milyon TL olarak gerçekleştiği” belirtilmektedir.

Türk Telekom Anonim Şirketi adına açıklama yapan Sayın Nurhan Tarhan’ın bu açıklamalarını, hukuken bir zorunluluk olmamasına rağmen kamuoyunu doğru bilgilendirme noktasında sorumluluk sahibi bir kişi olarak bilginize sunmak istedim.

Bu açıklamalardan anlaşıldığı kadarı ile Telekom özelleştirilmeden önce gelişen teknolojiler ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda bir emlak planlaması yapmadığı, ihtiyacı olmamasına rağmen arazi satın aldığı, hatta satın alınan bu araziler içerisinde kurumun işine hiçbir şekilde yaramayacak olan tarla vasfında taşınmazların olduğu gerçeği karşımıza çıkmaktadır.

Bu durum, Türk Ekonomisi’nin rotasının Liberal Ekonomi’ye çevrildiği 1983 yılından sonra Türkiye’de yaşanan siyasal değişimi ve arkasından devletin elindeki Kamu İktisadi Kuruluşlarını (KİT) elden çıkartmaya gerekçe hazırlamak üzere zarar etmesi için özellikle nasıl çaba harcandığını göstermektedir.

Bu haber toplam 1248 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.