1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Türkiye bu kamburdan artık kurtulmalıdır
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye bu kamburdan artık kurtulmalıdır

A+A-
Türkiye’nin gerçek anlamda demokratikleşmesinin önündeki en büyük engel, 12 Eylül 1980 askeri darbesi ile sırtına yüklediği “seçim barajı” kamburudur. Askeri yönetim ve daha sonra 2002’de AKP iktidara gelene kadar olan siyasi iktidarlar,  Türkiye’nin “Terör ve Güneydoğu Anadolu” sorununu, silahla ve o bölge insanlarına olabildiğince Meclis’te uzak tutarak sürdürmeyi devlet politikası olarak görmüşlerdi. 
Genel seçimlerdeki yüzde 10 barajı da, doğu insanlarını temsil eden ve nispeten ırkçı siyaset yapan partileri engellemek adına konmuştu. 
Bugünün Türkiyesi çok farklı.  Zaman zaman ciddi sabotajlarla karşılaşıyor olsa bile, çözüm süreci belli bir çizgide ilerliyor. Gelinin noktaya bakın ki, Terör Örgütü’nün kurucu liderinin tutulduğu cezaevinde tahsis edilecek özel sekreterin, neredeyse vücut ölçüleri tartışılıyor. 
Yüzde 10’luk tuhaf ve dünyada örneği olmayan antidemokratik baraj sisteminin, doğu ve güneydoğu insanlarını temsil eden siyasi partileri Meclis dışında bırakmadığını da artık biliyoruz. Çok iyi organize oluyor, bölge seçmenini çok iyi  motive ediyor, bağımsız adaylarla Meclis’e girip, grup kurabiliyorlar. 
……..
Yüzde 10’luk abes baraj, çok önemli bir genel seçime topu topu 7 ay kala, konunun “Bireysel hak ihlali” gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi gündemine geldiği ortaya çıkınca yeniden ülke gündemine oturdu.  AKP iktidarının, Türkiye’nin demokratikleşmesi adına çok önemli işler yaptığını, çok somut adımlar attığını söylemek mümkün değildir. Onların demokratikleşmek ve özgürlük anlayışları genel olarak “Başörtüsüne Özgürlük” ve “Atatürk’e hakaret” özgürlüğü ile  sınırlı kalmış, 12 Eylül darbesinin yaptığı,  bugünün Türkiyesi’ne artık uymayan Anayasa bir türlü gerçek anlamda değiştirilememiştir. 
Ancak, yiğidi öldürüp hakkını vermek gerekir. Anayasa’nın en sıkıntılı maddelerinin ve özellikle yüzde 10’luk barajı kaldırmak, bence Türkiye için en doğru modeller olan “dar bölge” ya da “Daraltılmış bölge” sistemlerine geçmek konusunda bugüne kadar adım atılamamış olmasının temel sorumlusu da CHP’dir. 
Anayasamızdan kaynaklanan bu büyük kamburlar,  2011 genel seçimleri ile başlayan yeni dönemde AKP-CHP işbirliği ile ortadan kaldırılabilirdi.  CHP kararlı duruş gösteremedi. Dar veya daraltılmış bölge sistemlerine onay vererek, yüzde 10’luk seçim barajını hiç değilse yüzde 3’e indirmek konusunda AKP’yi ikna edebilirdi. Zaten, HDP’nin de bu konuya gönülden destek verdiği biliniyor. 
………
Şimdi kimse için adil olmayan, özellikle de AKP’nin işine yarayan yüzde 10 barajı konusu yeniden gündemde. Anayasa Mahkemesi, önümüzdeki birkaç hafta içinde bireysel hak ihlali açısından bu konuyu görüşüp, bir karar verecek. 
Ancak, Anayasa Mahkemesi, “Yüzde 10 baraj bireysel hak ihlalidir. Kaldırılmalıdır” dese bile, bir başka Anayasa hükmüne göre,  7 Haziran’daki genel seçimlere 1 yıldan daha az zaman kaldığı için,  Yüksek Mahkeme’nin bu kararı, önümüzdeki seçimde uygulanamayacak. 
Türkiye siyaseti, bu sorunu çözmelidir. Hazır konu tekrar gündeme gelmişken,  Meclis’te kendince haklı gördüğü nedenlerle bu işe karşı durabilecek MHP dışındaki partiler (AKP-CHP ve HDP)  eğer ortak irade ortaya koyarlarsa, bu Anayasal sorunu çözebilir, 7 Haziran seçimlerine Türkiye yüzde 10 barajı tamamen kaldırmış ya da yüzde 3’e indirmiş olarak gidebilir. 
Türkiye siyaseti, bu sorunu şimdiye kadar çoktan aşmış olmalıydı. Ama yukarıda da belirttiğim gibi, özellikle CHP’nin tutarsızlığı nedeniyle zamanında aşılamadı. Hala çok geç değil. 7 Haziran seçimleri için bu sorun aşılabilir. 
………
Bütün çağdaş demokrasilerde de bir miktar ülke barajı uygulaması var. İdeal olan kuşkusuz sıfır barajdır. Ama Türkiye gibi bir ülkede yüzde 1-5 arası bir baraj daha uygun olabilir. En uygun rakam da sanırım yüzde 3’tür. Barajın düşmesi, seçimlerin bütün seyrini değiştirir. Ülke barajı yüzde 3’e düşerse, bugün seçim konusunda hiçbir şansı bulunmayan küçük partilerin aralarında batılı demokrasilerdeki örnekler gibi ittifaklar kurarak seçime birlikte katılmaları sağlanabilir.  Türkiye’nin doğusunda bağımsız adayları seçtirmekte zorlanmayan, ama Türkiye’nin batısındaki potansiyel seçmenlerinden, yüzde 10 barajını geçebileceği güvencesini veremediği için oy alamayan HDP-ya da BDP- kendi oylarını bu bölgelerden de alacağı için, AKP’nin oyları gerileyebilir. 
Bugün Türkiye’de daha önce AKP’ye oy vermiş olduğu halde artık AKP’ye oy vermek istemeyen, ama CHP’ye de “kafamı keserim oy vermem” diyen önemli bir kitle var. Aynı şekilde CHP’ye oy vermiş, ama bugünkü CHP yönetimini beğenmeyen ama AKP’yi tehdit gördüğü ve başka seçenek bulamadığı için CHP’ye isteksizce oy veren önemli bir kitle de var. Merkez sağdaki partiler ittifak yaparak AKP’ye kızgınların; merkez soldaki küçük partiler ittifak yaparak CHP’ye kızgınların oylarını alabilir. BBP liderliğinde, ufak tefek milliyetçi partiler ittifak yapar, MHP’ye kızgın ve kırgın milliyetçiler de bu ittifaka oy verir. 
TBMM’de çok daha yüksek milli temsil sağlanır. Çok daha renkli,  bir meclisimiz olur. Barajın yüzde 3’e düşmesiyle, her seçimde  “Bize en yakın çocuklar bunlardır” diyerek yüzde 100 içine sinmeden AKP’ye oy veren Milli Görüş Tabanı, kendi partisini meclise sokar ki, bu Türkiye siyasetine büyük kazanç olur. 
…….
Yüzde 10’luk seçim barajı, Türkiye’nin kamburudur. Bu kamburdan kurtulmadan, demokratikleşmeden,  TBMM’nin toplumun tamamını temsil etmesinden söz edemeyiz. Hazır konu tekrar açıldı.  Hazır bir kamuoyu oluştu. 7 Haziran seçimleri için Türkiye yüzde 10 barajından kurtulmalıdır. 2011’de seçilen mevcut meclis, sadece bunu gerçekleştirmekle bile, demokrasi tarihine altın harflerle altını yazabilir.
Bu yazı toplam 1804 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum