1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Türkiye, çocuklarla güzel
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye, çocuklarla güzel

A+A-

O’nu, Bunu, Şunu; Ben’i, Sen’i ayırmıyorum..

Okumuşu, cahili, zengini fakiri, kadını, erkeği de ayırmıyorum.

Biz, hepimiz: bu ülkenin vatandaşı olan 30 yaş ve üzerindeki hepimiz… Atatürk’e ve O’nun kurduğu Cumhuriyet’e layık olamadık.

Hep hırsla çalıştık. Üretmek yerine tüketmekle uğraştık. Birbirimizi kıskandık, birbirimizle kavga ettik…

Geldiğimiz nokta, Çumhuriyet’imizi getirdiğimiz durum ortada..

Sanki bu saatten sonra, bu kuşakların bu ülkeyi düze çıkartması, Atatürk’ün gösterdiği istikamette ilerlemesi, tam demokrasi ve hukuk devleti içinde çağdaş uygarlıklar seviyesine getirmesi de çok zor gibi görünüyor. En azından ben, umudumu kaybediyorum.

Ama çok iyi yetişen, henüz bizden zehirlenmemiş bir gençlik var…

Bir de tamamen masum,  şimdilik her türlü  kirliliğin dışında kalmış , mükemmel çocuklarımız var..

Dün 23 Nisan çocuk bayramıydı. Büyüklerin bu bayramı çok iyi kutladıklarını söyleyemeyiz. Bayram mesajları içinde bile kin, nefret vardı.

Ama çocuklar… Dün Vali oldular, Başkan oldular, dilleri döndüğü, akılları yettiğince bize hepimize ders vermeye çalıştılar:

“-Kavga etmeyin” dediler. “Bu güzel vatanın kıymetini bilin. Toplumu bölmeyin, hırslarınıza kurban olmayın” dediler.

Umudumuz bu çocuklar. Umudumuz bu gençlik..

Keşke biran önce büyüseler.. Keşke biran önce Atatürk’ün onlara emanet ettiği bu cennet vatanı, bu herkesi eşit tutan Cumhuriyet’i yüceltseler.. Kavgasız, gürültüsüz, herkesin mutlu ve müreffeh yaşadığı bir ülke haline getirseler.

Ne eksiğimiz var bizim Norveç’ten, İsveç’ten, Danimarka’dan…

Ne eksiğimiz var Kore’den, Japonya’dan?...

Güney Afrika’da ırkçılık yüzünden yaşanan bölünmüşlük bile bizdeki kadar toplumu birbirine düşman etmemişti.

Şimdi, bir tek çocuklar masum.. Bundan sonraki tek hedefimiz, onları kirletmeden yetişmek ve bu vatanı daha fazla bölüp, kirletmeden onlara teslim etmek olmalı.

Ya Kılıçdaroğlu’nu

linç etselerdi?

Pazar günü Ankara Çubuk’ta, şehit cenazesinde yaşanan olay,  Cumhuriyet tarihimize kara bir leke olarak girmiştir. Pazar günü bu olayı duyduğum anda şok oldum..

Kemal Kılıçdaroğlu, babamın oğlu değil. Ama bu ülkede “Ana muhalefet” lideri… Üstelik şehit cenazesinde saldırıya uğruyor. Pazartesi günü bu çok vahim olayın görüntülerini daha dikkatli, daha detaylı izledim..

CHP Genel Başkanı gerçek manada bir linç girişiminden kurtulmuş. O kargaşa içinde maazallah yere düşmüş olsa, insanlar çiğneyecek, parça parça edeceklerdi.

Nasıl bir kin, nasıl bir öfke ?.. Hiçbir izahı yok.. Hala en yetkili ve sorumlu makamlarda oturanlar, “Kılıçdaroğlu geleceğini söylemedi. CHP liderinin o cenaze töreninde ne işi vardı” gibi akıl almaz saçmalıklara sığınıyorlar.

Bir de bu linç girişiminin başarıya ulaşmış olduğunu düşünün. Ki, Kılıçdaroğlu’nun o hengameden kurtulmuş olması mucizedir. Cesareti sayesindedir.

Ne hale gelirdi Türkiye?... Nasıl bir cenaze töreni düzenlerdi Kılıçdaroğlu’na?.. O cenaze törenine iktidar mensupları nasıl katılabilirdi?.. Dün, öyle veya böyle 23 Nisan’ı kutlayabilir miydik?..

Türkiye’nin her yerinde  patlayacak büyük olayları, nasıl durdurabilirdik..

Kendimize düşmanlar ilan ettik: FETÖ, PKK, PYD, diğerleri. Ama gelinen noktada bizim düşmanları örgütlerde arama lüksümüz de kalmadı. Biz birbirimize düşman olduk. Birbirimizi yemeye başladık.

Bunu ne zaman fark edecek de, bu güzel vatan topraklarında kardeşçe yaşamanın adımlarını ne zaman atacağız?..

Bir de ekonomi var

31 Mart seçimleri bitince tek işimiz ekonomiyi rayına oturtmak olacaktı. Seçim bitti. Hoş hala İstanbul ile ilgili tartışmalar sürüyor ama, o çok kızgın, çok öfkeli, çok tahrikkar seçim dönemi bitti.

Ama ekonomi hala perişan. Piyasalardaki şikayetler giderek artıyor. Fiyatlar yükseliyor. Pazarda, manavda, şarküteride, kasapta fiyatlar yanıyor.

Ekonomi paketi dediler, laf salatası çıktı.

İşsizlik giderek artıyor… Patlıcan, biber fiyatı ile uğraşırken, akaryakıt fiyatları, süt ve et ürünleri fiyatları alda başını gidiyor.

Bir yerde durup, artık önümüze bakmamız, artık hep birlikte bu ülkenin geleceğini planlamamız gerekiyor.

Biz sıcak demiri soğutmak yerine, iyice demiri eritmeye başladık gibi görünüyor.

DUVAR YAZISI

Sıla’ya yumruk atan Ahmet

Kural 16 ay hapis aldı. Bakalım

Kılıçdaroğlu’nu vuran hain

ne kadar ceza alacak?

Bu yazı toplam 1414 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
4 Yorum