1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Türkiye için daha iyimserim
Türkiye için daha iyimserim

Türkiye için daha iyimserim

Kuşkusuz ulus olarak çok sıkıntılarımız var. Belirsizliklerimiz, kavgalarımız, kargaşamız var. Hiç biri bugün yaratılmış sorunlar değildir bunlar. Yıllarca bütün çöpleri, kirleri, pislikleri;

A+A-

Kuşkusuz ulus olarak çok sıkıntılarımız var. Belirsizliklerimiz, kavgalarımız, kargaşamız var.

Hiç biri bugün yaratılmış sorunlar değildir bunlar.

Yıllarca bütün çöpleri, kirleri, pislikleri; böcekleri, kırıntıları tozları halının altına ittiri ittiri verdik.

Türkiye’nin bir bölgesindeki halkın sorunlarını, taleplerini görmezlikten geldik. Terör azdı, büyüdü.

Devlet içindeki bazı kurumların, bu kurumların temsilcilerinin halk iradesi üzerindeki baskısını, “Bizim devletimizin yapısı budur. Devlet böyle kurulmuştur. Asıl olan Atatürk ilke ve devrimlerini korumaktır” diye kendimizi kandırarak rejimin bir gereği olarak kabullenmeyi kendimize rehber edindik.

Yargının bağımsızlığını hep savunduk da, Türkiye’de yargının güçlü insanlara hiç ulaşamadığını, güçlü insanların yargı önünde hep haklı çıktığını, buna karşın hep garibanların, arkasızların ezildiğini görmezlikten geldik.

Başörtüsü sorununu yok saydık. İmam Hatip mezunlarını yok saydık. Aleviliği görmezlikten geldik.

Medyadaki yozlaşmadan, yandaşlaşmadan şikayet ediyor gibi gözüksek de, gereğini yapmadık.

Halkın en çok rağbet ettiği toplumsal olay olan futbolda, öteden beri hep şike yapıldı. Hep parası olan, güçlü olan kazandı. Hepimiz hissettik, kimimiz bağırdık ama, hiçbir zaman suçluları ortaya çıkartıp, cezalandırmadık.

Bitti, yeni bir Türkiye kuruluyor. Elbette sancıları olacak. Bu süreçte bazen yanlışlar olacak. Bu süreci cesaretle başlatan ve sürdüren Recep Tayyip Erdoğan’ın egosundan kaynaklanan sıkıntılar olacak. Kimi zaman yanlışlar yapılacak, Kimi zaman yapılanlar, tamamen siyasi iradenin emriyle yapılıyormuş gibi algılanabilecek.

Ama olsun. Türkiye artık kirli çamaşırlarını, çamaşır suyuna batırıyor. Çöpleri, kırıntıları, pislikleri halının altına itelemek yerine, kuvvetli bir elektrik süpürgesi ile vakumluyor.

Bu süreçte, bazen derin şoklar yaşayabiliriz. Bazen birilerine haksızlık yapıldığını, kimi zaman ülkenin diktatörlüğe doğru gidiyor olduğu kaygısına kapılabiliriz.

Aslında bu yenileşme hareketi çok önceden başlamalıydı. Belki, 1990’lı yıllarda Susurluk kazasının ardından düğmeye basılmalıydı. Olmadı, geciktik. Ama şimdilerde başladı.

Pazar günü sabahı televizyonları magazin programları izlemek umuduyla açtığımızda Futbolda Şike Operasyonu ile karşı karşıya kaldık.

Son yıllarda Türkiye, emekli generallere, Türk Silahlı Kuvvetlerinin üst düzey muvazzaf subaylarına, çok tanınan gazetecilere, bilim adamlarına, hatta sivil toplum örgütü yöneticilerine yönelik şok operasyonlar görmüştü.

Bazen çok kızdık. Bazen  kaygılandık.. “Susma, sustukça sıra sana gelecek” diye avazımız çıktığı kadar bağırmak istedik.

Bugün Türkiye’de haklarında yargısal hüküm verilmeden, insan vicdanının kabullenemeyeceği kadar uzun süredir cezaevlerinde tutuklu bulunan, çok büyük olasılıkla haksızlığa uğramış pek çok kişinin bulunduğunu kabul ediyorum. Yeni dönemde yargı adına, hukuk adına yapılan her şeyin doğru olmadığını da kabul ediyorum.

Ama bir gerçeğin farkında olmak, kabul etmek zorundayız. Türkiye’de artık “Dokunulmaz” insan kalmadı.

Türk futbolu, ülkemizdeki en büyük bataklıklardan biriydi. Mafya babaları, çeteler, devletle iş yapan büyük müteahhitler Türk futbolunda suyun başını tutmuşlardı.

Belki gerçek durum öyle değildi ama, algılama futbolun sahada oynanan oyunla sonucu alınan bir olay değil, saha dışında şampiyonların, kazanan ya da kaybedenlerin belirlendiği bir  ucube haline geldiği izlenimi yayılıyordu.

Çok büyüyen, milyonlarca TL paranın döndüğü-üstelik bu para hepimizin cebinden çıkıyor- sektör haline gelen futbolumuzda, her türlü pislik vardı. Yurt içinde şampiyonluk yarışları alabildiğine rekabetçi geçiyor gibi görünse de, takımlarımız Avrupa’ya çıktıklarında ilk gruplardan geri dönüyordu.

Pazar günü başlayan operasyon bu açıdan önemlidir. Umarım, gözaltına alınanlar suçlu değildir. Ama operasyonun bu kadarlık bölümü bile, eminim Türk futbolunu temizlemeye yetecektir.

Türkiye’den çok değil, bundan 5 yıl önce Fenerbahçe Kulübü Başkanının-hele hele o başkan Aziz Yıldırım gibi bir önemli karakterse- polis tarafından gözaltına alınıp, polis merkezinde nezarete konulabileceği düşünülebilir miydi?..

Futbol’da Şike Soruşturması kapsamında gözaltına alınanların büyük bölümü, bu ülkede futbolla ilgilenen hemen herkesin, “Bunlar bir dolaplar çevirmiş olabilir” diyebileceği insanlar değil midir?

Polis ve savcılığın soruşturma kapsamına aldığı geçen sezondaki 20 kadar maçı izlerken hepimiz aklımızdan biraz da olsa, “Bu maç saha dışında bitmiş” diye geçirmedik mi?.. Bugüne kadar hep yapanın yanında kalmıştı.

Şimdi, yargı sorguluyor. Polis ifade alıyor, şüphelileri nezarete atıyor. Belki tutuklamalar, mahkumiyetler çıkacak. Belki, Süper Ligin, Bank Asya Liginin çehresi değişecek. Belki, Türkiye’deki futbol sektörü bu gelişmelerden büyük yara alacak, önümüzdeki sezonun tadı tuzu kalmayacak.

Ama olsun.. Bütün bunların olması, sadece futbolumuzun değil, Türkiye’nin yararınadır. Türkiye değişiyor. Türkiye, artık pisliklerini halının altına süpürüp gizlemek yerine, mikropların üzerine giden bir hukuk devleti haline geliyor.

Sürecin başındayız. Yanlışlar olabilir, kurunun yanında yaş da yanabilir. Ama bu bir süreçtir. Bugün dünyanın bütün gelişmiş, sistemlerini yerleştirmiş ülkeleri, bir şekilde bu süreçten geçmiştir. Bu nedenle kaygılanmak değil, umutlanmak zamanıdır.

Yargı hazır futbolun kirliliklerine el atmışken, Kocaelispor’un da çok derin şekilde araştırılmasını dilerim. Açıkça iddia ediyorum. Kapanma aşamasına gelen Kocaelispor’un çok büyük miktarlarda parası yenmiştir. Zimmete geçirilmiş, buhar edilmiştir. Kocaelispor kapatılsa bile, defterleri yakılıp, yok edilmemeli, kuruş kuruş bütün hesapları incelenmelidir. Bugün gözaltında olan ya da aranan kimi isimler, Kocaelispor’un yakın geçmişinde, bizim kulübümüzün kimi yöneticilerinin de kankisidir.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.