1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. TÜRKİYE İTTİFAKI SİYASETİ
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

TÜRKİYE İTTİFAKI SİYASETİ

A+A-

“Türkiye ittifakı” içerisinde bulunduğumuz dönemi kabullenen, daha iyi bir geleceğe taşıyabilme ihtiyacını ortaya koyan anlayıştır. Bu yaklaşıma ilişkin, tartışmalar, değerlendirmeler, açıklamalar, doğru tespitin araç haline getirilip, getirilmemesi, siyasi partilerce kendi anlayışlarının merkeze alınması için kullanılıp, kullanılmamasıyla ilgilidir. Türkiye ittifakı kavramsal nitelikleriyle, kapsayıcılığı, demokratikliği, eşitliği, çoğulculuğu, normalleşmeyi, adaleti, uluslararası dengeleri, Türkiye’nin ortak kazanımlarını, ekonomik, değişimi, dönüşümü, demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sahiplenebilme yaklaşımıdır. Genel geçerli kabul edilebilirliği bulunan yaklaşımın araç haline getirilmesi, her hangi bir siyasi yaklaşımın kendi konumu için kullanmaya çalışması ihtimali her zaman için vardır. Bu ihtimal göz önünde bulundurularak, Türkiye gerçekliği, yaşadıklarımız, çözülecek sorunlarımız, karşılanması gereken ihtiyaç ve beklentilerimiz temel alınmalıdır.

 

İKTİDAR PARTİSİNİN YAKLAŞIMI

Türkiye ittifakı, belirsizliğin, gerilimin, kamplaşmanın azaltılamadığını yansıtan, 31 Mart seçimleri sonrasında, iktidar partisinin doğal lideri tarafından gündeme taşındı. 31 Mart seçimlerinde sergilenen siyasi yaklaşımların yetmediğini, Türkiye’yi daha iyi bir geleceğe taşımak için halkın büyük baskın çoğunluğunun sahipleneceği yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunun kabul edildiğini hissettirdi. Türkiye ittifakı yaklaşımının, toplumun daha iyi bir gelecek beklentisini birlikte inşa edebilmek anlayışını yansıtabilmesi için, bu duyarlılığın öncelikle iktidar partisi siyasetince içselleştirilebilmesi ihtiyacı karşılanmalıdır. İktidar partisi, yapabildikleriyle, yapamadıklarıyla, eksikleriyle, yanlışlarıyla yüzleşebilmeli, kendisini aşıp, yeniden üretmesini sağlayacak demokratik kurumsal dönüşüme yöneldiğini ortaya koyabilmelidir. Türkiye ittifakı yaklaşımını, anlama, anlamlandırma, ortak kabul edilebilirliğe taşıma çalışmaları, kapsayıcı, eşitlikçi, demokratik, çoğulcu duyarlılıklarla yerine getirilebilirse, kabullenilen tespite uygun heyecanlar yaratılabilecektir.

 

TÜRKİYE İTTİFAKI VE MHP

MHP, Türkiye ittifakı yaklaşımının gündeme taşınmasını, açıklığa kavuşturulması gereken bir anlayış olarak değerlendirdi. 31 Mart seçimlerinin arkasından yapılmış olmasının, içerisinde yer aldıkları “Cumhur İttifakına” etkilerinin olabileceğine dikkat çekmiş oldu. MHP’nin kendi siyasi konumunu merkeze alarak değerlendirmeye çalıştığı Türkiye İttifakı yaklaşımına, diğer siyasi partiler de benzer şekilde, kendi konumları üzerinden ihtiyatla yaklaştı. Türkiye ittifakının, kavramsal nitelikleriyle değil de, iktidar partisinin kendi konumunun sürdürülebilirliği için ortaya atılmış yeni bir yaklaşım olarak, ihtiyatla değerlendirilmesi, şimdiye kadar sergilenenler nedeniyledir. Türkiye ittifakının kavramsal nitelikleriyle, MHP siyasetini dışarıda bırakma ihtimali bulunmamaktadır. MHP’nin Cumhur ittifakındaki yeri ve konumuyla ilgili kaygıları ise tartışılmaya ve değerlendirilmeye açıktır.

 

CHP VE TÜRKİYE İTTİFAKI

Türkiye ittifakı yaklaşımını, açıklandığı andan itibaren en fazla anlamaya ve anlamlandırmaya çalışan siyaset, CHP siyasetidir. Türkiye ittifakı, araç haline getirilme ihtimali üzerinden değil, 31 Mart seçimlerinde ortaya çıkan gerçeklik üzerinden değerlendirmelidir. CHP İktidar partisinin yetemez hale gelmesini, alternatifini besleyen siyasi kaynağa dönüşmesini yeterince değerlendirememişti. Alternatiflik biriktiremediği, dönüştürücü siyaset ihtiyacını karşılayamadığı için iktidar parti siyasetini, kendi anlayışını merkeze almaktan kurtaramamıştı. Çoğunlukçu ittifak uygulamalarıyla, belirsizliği, gerilimi, kamplaşmayı azaltamaz konuma sürüklenmesini önleyememişti. 31. Mart yerel seçimlerinde halk, CHP’yi alternatifliğe taşımasa bile, alternatifliğe en yakın hale, iktidar partisine en etkili uyarıyı yapabilecek konuma taşıdı. CHP, Türkiye ittifakı yaklaşımını kavramsal nitelikleriyle içselleştirebilirse, 31 Mart seçimlerinde halkın taşıdığı konumu alternatifliğe ulaştırabilecektir.

 

TÜRKİYE İTTİFAKI VE HDP

Türkiye ittifakı yaklaşımını, kavramsal nitelikleriyle, değerlendirip, içselleştirmesi gereken en önemli siyasetlerden birisi de HDP’dir. HDP’nin Türkiyelilik yaklaşımı Türkiye’nin her tarafında belirli bir karşılığa ulaşmış, HDP siyasetinin, meşru, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınabilmesinin rotasını çizmişti. HDP, halkın ulaştırdığı bu konumu yeterince değerlendirip, demokratik Türkiye’nin dönüşümüne, dönüştürücü siyasetin temsilinde yer almaya taşıyamadı. Vesayet sisteminin yerine inşa edilecek, Demokratik Hukuk Devletinin, en kapsamlı, en eşitlikçi, en demokratik, en çoğulcu, kabul edilebilirliğe ulaştırılması hedefinin, bütün halkın ortak vazgeçilmez önceliği olduğunu içselleştiremedi. Halkın büyük, baskın çoğunluğunun kabullendiği, hiç kimsenin dışarıda bırakılmadığı “ hepimizin devleti “ yaklaşımının, Türkiye ittifakı anlayışının kavramsal nitelikleriyle yapabilirliğe taşınması için HDP siyasetinin, katılımına, katkısına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenlerle HDP, edilgen, kararsız, belirsiz, pragmatik siyasi görünümden kurtulmalıdır. HDP, PKK terörüyle farklılığını ortaya koyarak, Türkiye ittifakı içerisinde, dönüştürücü ve yeniden inşa edici anlayışla yer almalı, Türkiye’nin demokratik kurumsal dönüşümünün başarılabilmesine katılmalıdır.

Bu yazı toplam 799 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.