1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. TÜRKİYE İTTİFAKI ÜMMET İTTİFAKININ YOLUNU AÇAR
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

TÜRKİYE İTTİFAKI ÜMMET İTTİFAKININ YOLUNU AÇAR

A+A-

Millet olarak,   şer güçlere ve içteki işbirlikçi hainlere karşı ülkenin ve milletin milli ve manevi değerlerini yükseltmek, muhafaza etmek için din, millet, vatan, devlet, bayrak, tarih, namus, şeref, izzet, onur, haysiyet kavramları şemsiyesi altında milli bir duruşla bir araya gelmek Türkiye ittifakıdır.  Bu ittifak ümmet ittifakının yolunu açacak şer güçlerin hain planlarını bozacaktır. Maddi ve manevi güçlerini birleştirecek olan İslam ümmeti yeniden dünya siyasetine yön vererek, İslam ümmetinin ezilmesine, sömürülmesine müsaade etmeyerek dünyadaki mazlum ve mağdurların hakkını da korumuş olacaktır. 

İslam dünyası için çok önemli olan ümmet ittifakının yolu, Türkiye’den geçtiğini bilen şer güçler, her türlü hilelerle, siyasi, ekonomik dayatmalarla, terör olaylarıyla, Türkiye ittifakının bozulmasına çalışmaktadırlar. Türkiye ittifakı,  siyasi parti ittifakları üstünde millet ittifakıdır.  Bu ittifak, milli ve yerli olan projelere sahip çıkmak, şer cephesinin ülkemiz üzerindeki hain emellerine karşı tek yumruk halinde durmaktır.

 Türkiye ittifakı şemsiye altında kurulan siyasi parti ittifaklarının, birbirleriyle hizmet yarışında bulunmaları yadırganacak bir şey değildir. Kurulan siyasi ittifaklar, basit siyasi getirileri için hiçbir şart altında Türkiye ittifakını zedeleyecek söz ve fiiller de bulunamazlar, milletin manevi değerlerine saygısızlık yapamazlar, inançlarını yaşamaya engel olamazlar. Terör örgütlerini doğrudan veya dolaylı bir şekilde destekleyemezler. Ülkenin ve milletin menfaatine olan milli ve yerli projelere karşı gelemezler, milletin maddi ve manevi çıkarlarına aykırı bir duruş sergileyemezler. Korkaklıklarını temkinli olma kavramıyla örtemezler. Hiçbir şart altında korkuyla arkadaşlık yapamazlar.

Siyasi partiler ve siyasi ittifakların görevi, şahısları değil zihniyetleri hedef almalıdır. Cumhur ittifakına karşı duran millet ittifakı, iktidarın faydalı olan hizmetlerini desteklemeli, zararlı olan hizmetlere engel olmalıdır.    İktidara talip olan muhalefet partileri ve siyasi ittifaklar, iktidarın icraatlarını yeterli görmediklerini söylerken ve eleştirirlerken tutarlı olmalıdırlar. Kendilerine ait fikir ve düşüncelerini, kalıcı ve ikna edici projelerini halka anlatmalıdırlar. Basit siyasi getirilerine kurbanı olmadan, Türkiye ittifakını güçlendiren milli ve yerli projelere ve fikirlere, nasıl bir katkı sağlayacaklarını düşünmelidirler.

Mesela;  Millet ittifakının hedefinde Sayın Erdoğan’ı iktidardan düşürmek, önümüzdeki seçimlerde seçtirmemek üzere siyaset yapmalıdırlar.  Ülkeye ve millette nasıl hizmet yapacaklarını anlatarak, Sayın Erdoğan’ın seçilip seçilmeyişinin kararını millette bırakmalıdırlar.  Millet ittifakı iktidar olmak istiyorsa, halkın karşısına şu projelerle çıkmalıdır. Ülkeyi baştanbaşa imar etmek, milletin huzur ve barışın sağlamak, milli ve manevi değerlere önem vermek,  ekonomik, askeri alanda ileri adımlar atmak,  fert başına düşen milli geliri eşit şekilde dağıtmak, çalışan işçi, memur ve emekliler arasındaki açılan maaş makasını kapatmaya çalışmak, faiz mikrobunu ortadan kaldırmak. 

Milli savunma sanayisini yüzde yüz yerli yapmak,  tarım teknolojisini geliştirmek, milli eğitimi milli hale getirmek, her türlü ahlaksızlıklara engel olmak, hukukun üstünlüğünü korumak,  zina ve idam yasasını çıkarmak. İç ve dış terör olaylarını bitirmek için beslendikleri kaynaklarını kurutmak, İmtiyazlıya, zengine, güçlüye ayrı, fakire, imtiyazsıza, güçsüze ayrı muamelede bulunmamak, iç ve dış siyasi meselelerde çözüm üretmek, bu gibi benzeri konularında AK partisinden çok daha ileri adımlar atacaklarını, lafla değil ikna edici projelerle halka anlatmalıdırlar.   

İktidara gelme hırsıyla,  ülke için faydalı olan hizmetleri “İstemezük” anlayışıyla,  iç ve dıştan gelen algı operasyonlarından medet bekleyerek,  çamur at izi kalsın yalanlarıyla milleti aldatarak iktidara gelmek, ülkenin ve milletin faydasına olamaz.  Manevi değerlerle beslemeyen Milli ve yerli imkânlarla kuvvetleştirilmeyen bir siyasi anlayış, rüzgârın önünde sürüklenen kuru bir yaprak gibi olduğunu düşünebilen siyasi ittifaklar,  milli meselelerde özelikle dış politikadaki siyasi fikir ve düşüncelerini gözden geçirmelidirler.

02-Ocak-2020 tarihinde görüşülen Libya tezkeresi hakkındaki bazı partilerin tutum ve duruşları Türkiye ittifakına uygun olmamıştır. CHP ve HDP tezkereye hayır diyeceklerini, İYİ parti son güne kadar istişare ederek karar vereceklerini, sonunda tezkere hayır oyu verdiklerini gördük. Saadet partisi Libya tezkeresine önce hayır, sonra evet, bir gün sonra Sayın Kılıçdaroğlu’nun ziyaretiyle fikirlerini değiştirerek tezkereye hayır dediklerine şahit olduk. Bu şekilde bir kararsızlık Saadet partisine hiç yakışmamıştır.  Zahiren baktığımızda, Sayın Oğuzhan Asiltürk ve Sayın Temel Karamollaoğlu’nun zihniyet olarak Sayın Kılıçdaroğlu ile benzeşmedikleri halde, bizim bilmediğimiz bir başka benzerlikle mi, Sayın Kemal beyin tesirinde kalıyorlar.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle,  siyasi partilerin %10 baraj sorunu ortadan kaldırılmıştır. Bu manada dileyen partiler %10 barajını engel tanımayarak tek başlarına, dileyen partiler de %10 barajına takılmamak için siyasi ittifaklar kurarak, milletten alacakları destekle meclise girebilirler. Benim temennim ve arzum, Cumhur ittifakına İYİ parti ve Saadet partisi de katılmalı, Millet ittifakı CHP ve HDP’ ye bırakılmalı. Bu sıcak teklifime gerçek muhafazakâr ve solcu olan partiler karşı gelmemelidirler. Her parti fikir ve düşünce safını belirleyerek elmalarla armutlar birbirine karıştırmadan milletin önüne çıkmalı, seçmende rahatlıkla kararını vermelidir.

Bu yazı toplam 815 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
4 Yorum