1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. “TÜRKİYE İTTİFAKI” VE “KIZGIN DEMİRİ SOĞUTMAK”
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

“TÜRKİYE İTTİFAKI” VE “KIZGIN DEMİRİ SOĞUTMAK”

A+A-

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim sonrası söylediği “82 milyon Türkiye ittifakı” sözü ile “kızgın demiri soğutmak” sözünü çok önemsiyorum. Giderek gerginleşen siyasetin, ekonominin üzerindeki olumsuz etkileri ülkenin her tarafına yayıldığı anda böylesi bir söylem “can suyu” gibi olmuş ve toplum böylesi bir çıkışa susamış durumda. Tabi, bu sözün üzerinden henüz 24 saat dahi geçmemişken, Ana muhalefet lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na şehit cenazesinde yapılan linç girişimi, sanki bu sözü boşa çıkarmaya matuf bir davranış olduğu hissini uyandırıyor. Doğrusu, bu sözün üzerinden böylesine nahoş bir olayın yaşanmış olması en hafif tabirli büyük bir talihsizlik olmakla beraber, sanki Sayın cumhurbaşkanına bir misilleme niteliğindeymiş gibi bir imaj vermektedir.

Sayın cumhurbaşkanının bu iki cümlesi, ağırlığını kaldırabilecek sıklette olmakla beraber üstlendiği rol, misyon ve vizyon, böyle bir söylemi eyleme geçirtmesini gerekli kılıyor. İlginçtir, bu sözlerden rahatsızlık duyanlar, siyaseten nemalanmalarının biteceği korku ve vehmine kapılmış olmalılar ki, yangından mal kaçırırcasına bu sözlere muhalefet etmenin aceleciliği ile durdukları noktayı ortaya koymuştur. Mamafih, Türkiye ittifakından kim, ne için rahatsız olsun ki? Halbuki Türkiye sevdalısı herkesin bu sözlere dört elle sarılması gerekir.

Tarafeynden (her iki taraftan) bazı sosyal medya şovmenleri ile fanatik tarafgirlik hastalığına yakalananları istisna kabul edecek olursak, esasen Ak Parti’nin sorumluluk makamındaki önemli şahsiyetlerin Sayın Kılıçdaroğlu hadisesine insani boyuttan yaklaşmaları olması gereken nokta olmuştur. TBMM Başkanı Sayın Prof. Dr. Mustafa Şentop, parti sözcüsü Sayın Ömer Çelik, Sayın Prof. Dr. Naci Bostancı, Adalet Bakanı Sayın Abdülhamit Gül, bazı milletvekilleri ve sorumluluk makamındaki birçok önemli şahsiyetlerin yangına su serpen söylemleri Sayın cumhurbaşkanının bu iki söyleminin amacına hizmet etme niteliğindeki davranışların tezahürüdür.

Siyasi aktörlerin kendi aralarındaki keskin ayrışma, tabana daha hızlı ve daha tahripkâr yayılmakta, bu da ilerleyen süreçte telafisi mümkün olmayan yaraların açılmasına sebebiyet vermektedir. Aynı şekilde, tavandaki düşmanlıktan arındırılmış tatlı rekabet ve ılımlı siyasi söylemler de, aynı derecede tabana yayılmakta ve karşıt siyasi görüşteki insanlar arasında sevgi-saygı esasına dayalı tatlı bir rekabeti meydana getiriyor. O da, piyasalar üzerinde son derece olumlu etki yaratıyor.

Elbette ki, Sayın cumhurbaşkanının bu iki söylemini salimen hayata geçirmek pek kolay olmayacaktır. Zira, ülkemizde siyasi ve ekonomik açıdan menfaatleri çelişen ve etnik yapı itibari ile heterojen yapıya sahip kitleler var. Birinin memnuniyeti, diğerinin memnuniyetsizliğine sebebiyet verebilir. Böylesi bir durumda orta yolu bulmak kolay olmasa gerek. Ama, şartlar ne olursa olsun, önyargı olmaksızın, adaletten, hukukun üstünlüğünden, temel hak ve hürriyetlerden ve insani değerlerden taviz verilmeden yapılan söylem ve eylemlerden herkesin hoşnut olacağı gerçeği gözden ırak tutulmamalıdır. “Şeriatın kestiği parmak acımaz” sözün altında yatan esas esprinin temelinde bu kriterlere harfiyen uymak yatıyor.

Ezcümle, sığınılacak liman adalettir ve hukukun üstünlüğüdür. Buna inanıldığında ve gereği yapıldığında, kişi/kişiler zarar görse bile her kes kaderine razı olacaktır.

Bu yazı toplam 904 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.