• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli 17 °C

TÜRKİYE; MAZLUMUN HAMİSİ, ZALİMİN İLACIDIR

Alaattin KÖKSAL
Türkiye;  asırlarca dünya coğrafyasını ana ve kılcal damarlarıyla dolaşan huzur nehridir.  Türkiye aynı zamanda dünyanın barış denizi ve bölgenin emniyet vanasıdır. Şer güçler tarih boyunca barış denizine su taşıyan ana ve kılcal damarların mecrasını değiştirmeye, barış denizinin sularını kirletmeye çalıştılar. İçten ve dıştan yapılan her türlü hainliklere ve alçaklıklara rağmen, Türkiye özüne doğru bir büyüme ile şer güçleri ve onların yerli işbirlikçilerini ciddi bir şekilde rahatsız etmektedir.
  Türkiye’nin tarihi derinliğini bilmeden barış denizini kirletmeye çalışanlar kendilerine dikkat etmelidirler.  Barış denizinin derinliği, İlk insan Hz. Âdem’den (as) günümüz kadar geçen zaman kadar derindir. Boyu Yemen’den Kafkaslara, eni Çin denizinden Adriyatik denizine kadar uzanmaktadır. Hacim olarak, tüm semavi ve beşeri dinleri içine alacak kadar bir potansiyele sahiptir. 
“Dünya beşten büyüktür” sözünü anlamayanlar, dünyayı ifsat ederek meydan okuyanlar bilmelidirler ki,  dünyada çobansız köy kalmamıştır. Herkes aklını başına almalı, yaz sıcağında ormana atılan küçük bir kıvılcım, tarihi ormanları yakıp kül etiği gibi, devletlerarasında estirilen siyasi ve ekonomik çıkar rüzgârlarının önünü atılan küçük bir kıvılcım da, dünyanın her tarafını yıkarak ve yakarak, kazma kürek devrine döndürür. 
Rusya’nın devlet başkanı Putin ve diğerleri, askeri ve ekonomik güçlerine güvenerek efelik yapmaktan uzak durmalıdırlar. Dünya büyük bir köy haline gelmiştir. Bir mahallede çıkan yangın, diğer mahalleri de yakacaktır. Bu yangını hiçbir itfaiye söndüremeyecektir. Müslümanlar yangın çıkarmazlar,  yangını söndürmeye çalışırlar.  Ölümü de yeni ve ebedi bir hayatın başlangıcı olduğuna inandıklarından, Yüce Allah’a tam bir teslimiyetle şehit olmak için sıraya girerler. Asla zalimlerden, hainlerden alçaklardan faşistlerden fitnecilerden korkmazlar.  
Yüce Allah (CC) Müslümanları şöyle uyarıyor. “size savaş açanlarla, Allah yolunda siz de  savaşın. Ancak haddi aşmayın. Şüphesiz ki Allah, haddi aşanları sevmez.” (Bakara 190) 
Müslüman, bu ayeti kerimeye ve Kur’an’ın bütününe inanan bir insan olarak, kendilerine saldırılmadıkça asla saldırıya geçmez. Saldırıya uğradığı zamanda asla geri durmaz “Ya ölüm ya istiklal” diyerek netice alıncaya kadar çarpışmaya devam eder.
Yaşayarak gördüğümüz birçok olay karşısında Türkiye’nin sabrını ölçmeye kalkışanlar ateşle oynamamalıdırlar. Sabrında bir sınırı vardır. Sınırımızı defalarca ihlal eden ve ikaz edildiği halde, ikazlara aldırış etmeyen Rus uçağını haklı olarak Türk jetleri tarafından neden ve hangi kurallar çerçevesinde düşürüldüğünü, dünya kamuoyu bildiği halde, Rusya devlet başkanı Putin’in yaptığı tafralara bir noktaya kadar tahammül edilse de, bazı çıkışları yenilir içilir cinsten değildir.
Montrö anlaşması gereği boğazlardan geçen Rus savaş gemileri, aynı anlaşmaya uygun olarak tahrik, taciz ve provokasyona yol açmayacak şekilde geçmeye de dikkat etmelidirler. O6-Aralık-2015 tarihinde boğazdan geçen Rus askeri gemisinin üzerinde bir asker omzunda bir füze ile geçmesi başlı başına bir tahrik unsurudur. İstanbul halkına, 78 milyon ülke insanına küfür ve hakarettir. Bu olay ferdi ise ve hangi anlamda ne gibi bir mesaj verilmek istendiyse milletçe misliye kendisine iade ediyoruz.  Eğer Rus devleti adına organize edilerek Türkiye’ye verilen bir mesajsa,  aynısıyla kendilerine iade ediyoruz.
Resmi veya ferdi olarak yapılan bu hareketi, siyasi partilerimizin hiç birinin tasvip etiğine inanmıyorum. “Mesele vatan ve millet olunca gerisi teferruattır” anlayışında olan siyasi partiler, ayrı-ayrı veya birlikte bir araya gelerek aklıselimle Rusya’nın yanlış çıkışlarına ve tahriklerine karşı milletimize, Rus halkına ve dünya kamuoyuna tatmin edecek cevaplar vermelidirler. Her bir siyasi partinin milli, yerli ve milliyetçi damarı vardır. Bu damarlar bugün harekette geçmiyorsa ne zaman harekete geçecektir.
Türkiye cumhuriyetinin cumhurbaşkanı olan Sayın Erdoğan’ı siyasi düşüncesinden inancından, yaşantısından, konuşma üslubundan dolayı sevmemeniz Putin yaptığı tahriklere sessiz kalmanızı gerektirmez. AK partisi hükümetini ve Sayın Cumhurbaşkanını eleştirirken, muhalefet partileri olarak, öyle bir şey söyleyin ki, hem Putin aklını başına alsın, hem de Sayın Erdoğan sizin söylediklerinize ikna olsun. Millette sizleri takdir etsin.
Rusya’nın taciz ve tahriklerine Akli selimle tepki verenleri tenzih ederek söylüyorum. Milli görüşçüler, Milliyetçiler, muhafazakâr demokratlar, ulusalcılar, sağcılar, solcular, Kemalistler, Türkler, Kürtler, aleviler, suniler. Cemaatler, tarikatlar, sendikalar,  iş adamları, sivil toplum örgütleri, aydınlar, siyaset bilimcileri, emekli diplomatlar, üniversite hocaları, ilahiyatçılar, mollalar, dernekler, gazeteler, televizyonlar, siyasi partiler, birbirinize hakaret ederken mangalda kül bırakmadığınız halde, neden Rusya’nın tahriklerine ve tacizlerine karşı milli, yerli ve milliyetçi damarınızı aklıselimle harekete geçirerek basın açıklamaları, televizyon açık oturumları yapmıyorsunuz. 
PKK terör örgütü;  Türkiye’yi zayıflatma, bölme düşüncesinde değilse, işte fırsat, eğer milli duyguları varsa Kürt ve Türk kardeşliğine inanıyorlarsa, müslümanca düşünebiliyorlarsa silahlarını bırakarak Türkiye’nin yanında yer alarak, bütün dünyaya bir ve beraber olduklarını ilan etmelidirler. Eğer savaşmaya çok meraklıysalar devletin emniyet güçleriyle çarpışmayı bırakıp, Filistinli Müslümanların, Suriye’deki mağdur edilen Arap, Türkmen ve Kürtlerin yardımına koşmalıdırlar. Esat’ın zulmüne destek veren Rusya’nın ve diğer emperyalist güçlerin, İran’ın, Hizbullah örgütünün DEAŞ’ın o bölgeden çıkarılması için mücadele eden özgür Suriye ordusuna destek vermelidirler.
Bu teklifime müslümanca düşünen Kürt aydınları ve siyasetçilerinin yürekten evet dediklerini inanıyorum.  Velâkin, adı müslüman kimliğinde İslam yazan ateistlerin, ırkçı solcu Kürtlerin bu teklifimize kargalar gibi gülmektedirler. Bunlar emperyalist güçlerin beslemeleri olduklarından, Kürt ve Türk halkına hizmet yapma gibi bir dertleri yoktur.
Aynı şekilde paralel yapı dedikleri, cemaat lideri ve mensupları vatana dönerek, gazete ve televizyonlarıyla Türkiye’nin yanında yer alarak şer güçlere karşı bir ve beraber olduklarını ilan ederek, dostları sevindirip düşman çatlatmalıdırlar. Ülkenin huzurunu bozan dış destekli ne kadar örgüt varsa, akılarını başlarına alarak,  kime hizmet etiklerini düşünerek, Türkiye’nin yanında yer alarak dış şer güçlerin hain planlarını bozmalıdırlar.  
Geçmişte ve bugün, gençlerimizi sağ sol, alevi, suni, Kürt, Türk ayırımı gibi kışkırtmaların arka planında hangi şer güçlerin olduğunu nasıl ve ne şekilde aldatıldıklarını,  ülkemizin tüm insanlarına açık bir yürekle anlatarak, yeni nesil gençlerimizin kandırılarak aynı tuzağa düşmelerine engel olmalıdırlar. Bu hususta Türkiye cumhuriyeti devletinin en üst yetkilileri de güvenli bir şekilde yardımcı olmalıdırlar. 
Ülkenin huzuru ve barışı için, yapılacak olan bu hizmetler, AK partisi hükümeti için değil, 78 milyon insanımızın ve Türkiye’mizin geleceği için yapılmalıdır.  Bu hizmeti yapma niyeti olanların, müslümanca milli, yerli ve milliyetçi damarlarını harekete geçirirlerse önlerinde hiçbir engelin olmadığını bilmelidirler.  Dünyada, bölgemizde, İslam coğrafyasında ve ülkemizde yaşanan olayları gördükleri ve yaşadıkları halde, faşist bir düşünceyle siyasi nefret uğruna, ülkemizi siyasi ve ekonomik yönden güçlenmesine yardımcı olmayanların milli, yerli ve milliyetçi damarları körlenmiş demektir.
Şer güçlerin hain planlarına bilerek/bilmeyerek alet olan silahlı/silahsız terör grupları ve bu gruplara yardım ve yataklık yapan sivil insanlar, konuşmalarıyla ve yazılarıyla destekleyen sözde aydınlar ve siyasetçilerde akıllarına başlarına alarak Türkiye’nin milli menfaatlerine yardımcı olmalıdırlar. Bu gemi batarsa hep birlikte batacağımızı,  botlara binip kaçmak isteyenleri de şer güçlerin batıracağını bilmelidirler. “Görünen köy kılavuz istemez”
Bu yazı toplam 275 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37