1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Türkiye’den Çipras çıkar mı?
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye’den Çipras çıkar mı?

A+A-
Bütün dünya, komşumuz Yunanistan’daki seçim sonuçlarını ve bu seçimlerden partisini birinci çıkartıp, Başbakan olan Aleksis Çipras’ı konuşuyor.
Çipras, henüz 40 yaşında.  Yunanistan halkı O’nu ilk kez 16 yaşında bir lise öğrencisiyken, bizim ülkemizdeki Gezi Eylemlerine benzer bir gençlik hareketinin öncüsü olarak tanımış. 
O yaştan beri siyasetin içinde ve bulunduğu her ortamda liderlik vasıflarını ortaya koymuş. 
Çipras, 13 yaşında aşık olmuş. Resmen hiç evlenmemiş. Ama hala 13 yaşında aşık olduğu kadınla birlikte yaşıyor ve 2 çocuğu var. Kravat takmıyor.. 
En çok konuşulan özelliklerinden biri, “Ateist” yanı, dinsiz olması.  Kimsenin dini inancına karışmak gibi bir eylemi, niyeti yok. Kendisi inanmıyor.. 
Yunanistan’da bütün Başbakanlar, İncil’e el basarak yemin edip göreve başlar. Çipras, din temelli yemin törenini reddetti.  Namusu ve şerefi üzerine yemin ederek göreve başladı. 
Yunanistan aslında tutucu ve milliyetçi bir ülke. Tamamen aykırı bir siyasetçi olan Çipras, bu ülkede oyların yüzde 36’sını aldı. Tek başına iktidar olabilmesi için 151 milletvekili kazanması gerekiyordu, 149’da kaldı. Hiç tereddüt etmeden, ülkedeki siyasi yelpaze içinde kendi partisinin görüşlerine en ters yerde duran, en sağcı parti ile koalisyon yaptı, bir gün içinde yeni Yunanistan hükümetini de kurdu. 
………
Yunanistan’ın yeni Başbakan’ı Çipras’ın kişilik özellikleri kadar, kendisine seçim kazandıran vaatleri de çok önemli. Malum, komşumuz son yıllarda çok büyük bir ekonomik kriz içine girdi. Tam anlamıyla battı. Yıllardır üretmiyordu Yunanistan.. Avrupa’nın şımarık çocuğuydu. Üretmeden, Avrupa Birliği yardımlarıyla lüks bir yaşam sürüyorlardı. Sonunda deniz bitti, battılar. Yunanistan’ın çok büyük rakamlarla (250 milyar Euro’dan fazla)  borçlandığı Avrupa Birliği, yakasına yapıştı. Bedelini Yunan halkının ödeyeceği çok ağır koşullar öne sürdü. 
Yunanistan’da vergiler arttı. Emekli maaşları, işçi, memur maaşları düşürüldü. İnsanlar işsiz kaldı. Hiç alışmadıkları bir yoksulluk çemberi içine giren Yunanlılar bunaldı. 
Komünist Çipras, ülke erken seçime giderken, ezber bozdu: 
“-Borçları ödemeyeceğim” dedi.  Yoksulluğa sürüklenen Yunan halkına şunları vaat etti:
“- Asgari ücreti, emekli maaşlarını iki kat arttıracağım.  Vatandaşın bankalara olan borçlarını sileceğim. Yoksula, elektrik, ev, ısınma bedava olacak.”
Sağcı, milliyetçi, dindar olan Yunan halkının yüzde 40’a yakını; komünist, ateist, kural tanımaz Aleksis Çipras’a oy verdi. Üstelik Çipras’ın partisi, en çok oyu (yüzde 48.85) soydaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı  Gümülcüne’de, Batı Trakya’da aldı.. Çipras’ın lideri olduğu Syiriza, Batı Trakya’dan 3 de Türk kökenli milletvekili çıkarttı.
……..
Yunanistan seçimlerinden çıkartılacak ilk sonuç şudur: Bir toplum çok fazla sıkıştırılır, çok bunaltılırsa, çareyi radikalizmde arayacaktır.  Yani bir bakıma “denize düşen yılana sarılır misali”. Ancak Yunanistan halkı büyük bir erdem gösterdi. 
Malum, Avrupa’da “İslamofobi” büyük bir hızla gelişiyor. Avrupa ülkelerinde sağcı, milliyetçi,  tutucu Hıristiyan, hatta Nazi dönemi özleminde olan partiler ve liderler yükseliyor. Yunan halkı ise, tam tersi yönde tercih kullandı. Çipras, aynı zamanda Kıbrıs’ta, gerçek çözüm, barış isteyen; bu uğurda Birleşmiş Milletler raporu üzerinde Kıbrıs’ta halk oylaması yapılırken, Türklerle birlikte “Evet” oyu için çalışan bir lider. 
……….
Aslında tarzları, dünya görüşleri, yaşam biçimleri, insanlık ve sosyoloji alanındaki fikirleri tamamen ters olsa da, ülkemizde Recep Tayyip Erdoğan hareketinin başlangıcı da Yunanistan’da Çipras’ın iktidara gelişiyle önemli benzerlikler gösterir. 
Dünya 2000’li yıllara gelirken, çok kötü yönetilen Türkiye ekonomik olarak da itibar olarak da dibe vurmuştu. İnsanlar işsiz kalmıştı. Devlet borç batağı içindeydi. Esnaf, Başbakan’ın önüne yazar kasayı fırlatıyordu. 
Aslında dünya tarihi, Yunanistan örneğinde olduğu gibi, insanların böylesi sıkıntılı dönemlerde sosyalist, solcu liderlerin peşine takıldığı siyasi değişimlerle doludur. Bizde, 2002 yılının sonundaki seçimlerde farklı bir lider çıktı. Kendisini, cezaevi günlerinde bile liderliğe, iktidara hazırlayan, hatta daha o günlerde kafasına “Devlet Başkanlığı” sistemini koyan Recep Tayyip Erdoğan çıktı. 
Türk toplumunun din konusundaki hassasiyetini çok iyi kullandı. Ekonomiyi düzelteceğini, yolsuzlukları bitireceğini, Türk halkına ve devletine onurunu, itibarını iade edeceğini, halkın yüzünü yerden kaldıracağını söyledi. İlk girdiği seçimlerden Çipras gibi yüzde 36 oyla çıktı.  12 yıl sonra, yüzde 50’nin üzerinde oyla Cumhurbaşkanı seçildi, şimdi Devlet Başkanlığı’na yürüyor. 
Pekiyi, Türkiye  o zor dönemlerin ardından bir sosyalist lider, bir Çipras çıkartamaz mıydı?.. Türkiye’nin her zaman en önemli sorunu solcuların kendi içlerinden bir lider yaratamamış olmasıdır. Biraz öne çıkanlar, hep ezilmiş, yok edilmiştir.  Örneğin Nazım Hikmet’i, Atatürk’ün sağlığında İnönü yok etmedi mi?.. 
Türkiye’de Çipras örneğine en yakın isim, bence Deniz Gezmiş’ti. Şu yakın tarihe bakın ki,  Askeri Darbe’nin ardından, Türkiye’nin en bilinen sağcı teröristi Mehmet Ali Ağca, cinayet suçundan tutuklu olduğu Askeri Cezaevinden kaçırılmıştı da; bir tek kişinin kanını akıtmayan, bir tek kişinin hayatına kastetmeyen Deniz Gezmiş, henüz gencecik bir fidanken, askeri darbe döneminde idam edilmişti. 
1947 doğumluydu Deniz Gezmiş.. 2000’li yılların başlarında Türkiye’nin dimdik yürüyen, sırtında parkası, pos bıyıklı bir sosyalist lideri de olabilirdi. 
Recep Tayyip Erdoğan, ezilen, onuru kırılan, borç batağına sürüklenen Türkiye’nin 2000’li yılların başlarındaki Çipras’ıydı. Bizimki, siyasette dini kullanan, kendi lafının üzerine söz söyletmeyen karizmatik bir lider. Yunanlılarınki, dini reddeden, ülkesinde kendi siyaset çizgisine en uzak  partiyle koalisyon kurabilen bir sosyalist..
Komşu Yunanistan’ın, seçtiği yeni lideri ile, yeniden yükselişe geçmesini, itibar kazanmasını, küstah ve giderek din eksenine yönelen Avrupa’yı dize getirmesini, yine Çipras yönetimindeki Yunanistan’ın, Kıbrıs’ta hakça bir barışın sağlanmasına katkıda bulunmasını içtenlikle temenni ederim. Günün birinde Türkiye’de bir Çipras çıkar mı sorusunun yanıtına gelince; bizim ülkemizdeki askeri darbeler, potansiyel Çipras’ları yok etti. Tayyip Erdoğan örneklerinin önünü açtı. Bu nedenle, belki daha bir asır, bu mümkün değildir.
Bu yazı toplam 294 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum