1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Türkiye’nin dünya markası kurumu: THY
Türkiye’nin dünya markası kurumu: THY

Türkiye’nin dünya markası kurumu: THY

AKP’ye ve kadrolarına karşı tamamen ön yargılı olan, onların yaptığı hiçbir işi beğenmeyip, bu hükümete yakın bürokrat kadrolarını “Badem bıyıklı, İmam Hatipli, işe yaramaz” insanlar olarak görenlerin

A+A-

AKP’ye ve kadrolarına karşı tamamen ön yargılı olan, onların yaptığı hiçbir işi beğenmeyip, bu hükümete yakın bürokrat kadrolarını “Badem bıyıklı, İmam Hatipli, işe yaramaz” insanlar olarak görenlerin inanmasını beklemiyorum. AKP iktidarının ve bu hükümete bağlı bürokrat kadrolarının her işi doğru yaptığını, her konuda başarılı olup, sadece devlet ve millet menfaatini kolladıklarını da iddia etmiyorum.

Ama kabul etmek gerekir ki, bu siyasi iktidarın çok düzgün adamları da var. Bizzat tanık olduğum için gönül huzuru ile bunları yazabiliyorum.

Türkiye’nin önemli komplekslerinden biri, bu ülkenin yarattığı bir dünya markasının olmamasıdır. Fransız’ın Renault’unu, Koreli’nin Hyundai’sini, ABD’nin Ford’unu, Japon’un Toyota’sını, parçalarını birleştirip, “Türk malı” diye üretiyoruz. Beyaz eşya, elektronik eşya sektörlerinde, madende, petrolde, bankacılıkta da dünya pazarlarında kendisine güçlü yer bulabilmiş bir Türk markası yok.

Ancak son yıllarda,  bütün dünyanın takdirle izlediği, gerçekten haklı olarak övünebileceğimiz bir dünya markası yarattık: Türk Hava Yolları(THY).

Dünkü yazımda da bahsettim. Geçen perşembe günü sabahı İstanbul Sabiha Gökçen’den önce Ankara’ya, oradan Erzincan’a uçtum. Cuma günü de Erzincan’dan önce Ankara, ardından Sabiha Gökçen’e geldim. İki gün içinde 4 uçuş. Hepsinde, elimdeki biletlerde “Kalkış saati” yazan saatte, uçağın tekerleği yerden kesildi. “Varış saati” yazan saatte de –dakika sekmeden- tekerlek yere değdi.

İki ay kadar önce yine THY ile dünyanın bir ucuna, Güney Kore’nin başkenti Seul’e gidip gelmiştim.  10 saat gidiş, 11 saat dönüş. Yine bir dakika sekmeden kalkmış, bir dakika sekmeden inmiştik.

THY’nin dış hatlarında mükemmel bir servis hizmeti var. Yolculara seçmeli menüden yemek veriliyor, hepsi mükemmel. İçebildiğiniz kadar içki-her çeşidi- bedava. Uçuştan bir gün önce bildirip, talep ederseniz size özel yemek de hazırlanabiliyor.

İç hatlarda da ikram mükemmel. Bütün görevliler alabildiğine nazik. Her yolcunun her sorunu ile güler yüzden uzaklaşmadan ilgileniyorlar.

Ben Erzincan’a asker götürdüm. Gideceği yer salı gece yarısı belli oldu. Çarşamba günü gidiş planı yaptık, aynı gün sabah saatlerinde perşembe günü için bilet talep ettik. THY’nin reklamlarında uçak biletleri çok ucuz gibi gösteriliyor. Eğer bugünden iki-üç ay sonrasına bilet alıyorsanız, ucuz. Ama çarşamba günü bir acenteye başvurup, perşembe günü için bilet istiyorsanız büyük para ödemek zorundasınız. Uzak tarihli bilete düşük, yakın tarihli bilete yüksek fiyat, dünyadaki bütün havayolu şirketlerinin uyguladığı bir yöntem.

Erzincan’a, kendim için gidiş dönüş, askere teslim edeceğim oğlum için sadece gidiş bileti aldım. Toplam bedel 720 TL. Büyük para. Kredi kartı ile 8 taksite böldürdüm. Bizim oğlan kısa dönem askerliği bitirip dönecek, ben daha iki ay gidiş biletlerinin taksitini ödeyeceğim.

THY’nin bünyesinde bir de Anadolu Jet isimli havayolu şirketi var. Günün birinde nasip kısmet olur da, bizim İzmit’in havaalanı açılırsa, buraya da ağırlıklı olarak Anadolu Jet uçakları çalışacak. THY ve Anadolu Jet’in toplam uçak sayısı 200’e yakın. Ağırlıklı olarak Boeing ve Airbus. Yeni, tertemiz uçaklar. Türkiye’nin her yerine uçuyor, gittikleri yerde bir-iki saat kaldıktan sonra, yeni yolcularla tekrar havalanıyorlar. Çok ciddi bir aksaklık yoksa, bütün uçuşlar tam saatinde yapılıyor.

THY, son yıllarda dünya çapında tanıtım atağı başlattı. Dünyanın en büyük futbol kulüpleri Barcelona ve Manchester United’in sponsoru oldu. Basketbol Avrupa Şampiyonlar Ligine (Eurolig) adını verdi. Dünyanın en büyük basketbolcusu Cobe Braynt, dünyanın en ünlü ve güzel kadın tenisçisi Danimarkalı Caroline Wozniacki ile reklam filmleri çevirdi.

Bunlar az işler değil. Büyük olmayan, kendisine güvenmeyen kurumların yapacağı işler değil. Bu çok pahalı ve büyük reklam harcamaları, bütün dünyada THY’nin tanıtımını sağladı. Ancak uçağa binene kaliteli hizmeti veremezseniz, reklam bir işe yaramaz. Eminim, THY ile uçan herkes memnun kalıyor, takdir ediyordur. THY, bir kamu kurumu olarak, dünyada en fazla rekabetin yaşandığı bir alanda kar etmeyi de başarıyor. Sürekli yatırım yapıyor, uçak sayısını arttırıp, filosunu gençleştiriyor.

Uçuş sırasında pilotlar yolcu ile gerekli diyalogları kuruyor. Hava koşulları bozuksa, uçak biraz sallanacaksa, pilot bunu yolcuya önceden anons ediyor. Havada kalkarken, inerken sert manevralar yok. Kuş gibi uçuyor, uçağın tekerleğinin yere değdiğini güçlükle hissediyorsunuz.

THY’nin yer hizmetleri de mükemmel. Transit uçuşlarda aktarma yapacağınız uçak için biniş kartınızı ilk kalktığınız havaalanında alabiliyorsunuz. İstanbul’dan Ankara’ya uçtum. Ankara’da uçak değiştirip, Erzincan’a gideceğiz. Yanımdaki askerin bagajının kaybolabileceğini düşündüm. Eskiden THY’de bu tür sorunlar çok yaşanırdı. En küçük bir aksiliği kimse yaşamadı.

Erzincan’dan dönerken, ameliyat olup hava değişimi almış, koltuk değnekleri ile yürüyen iki asker yolcu vardı. Yer görevlileri, bu askerler için tekerlekli hasta arabaları getirdi. Uçağın bir kapısına özel merdiven konuldu. Ameliyatlı, baston değnekli askerler, hiç yere ayak bastırılmadan uçağın en ön koltuğuna yerleştirildi.

THY ile gerçekten gurur duydum. Dünyanın bir numaralı havayolu şirketi olma yolunda dev adımlarla ilerliyorlar. Yurt içinde Anadolu Jet markasını yerleştirdiler. AKP bürokratlarının THY’de çok önemli işler başardığını herkesin takdir etmesi gerekiyor.

Bu yolculuk sonunda içimde kalan bir şey var. Biraz planlama hatasından cuma günü Erzincan Havaalanında 4. 5 saat tek başıma oturdum. Erzincan, bizim Kocaeli’nin onda biri. Ama Binali Yıldırım gibi bir siyasetçi çıkmış. Erzincan’a bir yıl içinde havaalanı yapmış. THY ve Anadolu Jet uçakları gidip geliyor. Bir günde 3 uçak iniyor, 3 uçak kalkıyor. Ama Erzincan’a havaalanı yapılmış. Üstelik çok güzel, çok şık bir terminal binası var.

Dahası, Erzincan Havaalanı yer hizmetlerini DHMİ(Devlet Hava Meydanları İşletmesi) veriyor. Devlet kurumu.

Bizim de bakanımız var. Üstelik havaalanımız, pistimiz var. 28 Haziran’da uçaklar gelip gidecekti. Hala bekliyoruz. Dahası, DHMİ, İzmit havaalanı için “Ben işletmem” diyor, bu işi de Büyükşehir Belediyesi’ne bırakıyor. Anadolu Jet, ya da THY İzmit’e nerelerden uçacak, kaça uçacak hala bunlar bile belli değil.

Erzincan Havaalanı da Kocaeli’nin ödediği vergilerle yapıldı. Devlet ve hükümet, bizim pisti hazır havaalanını yıllardır sivil uçuşlara açamadı. 6 ay içinde zorunlu bir Kars’a gidiş gelişim olacak. Umarım, İzmit’ten uçup, İzmit’e inme şansını bulabilirim. THY’yi bu seviyeye getiren bütün yöneticilerini kutluyor, havayolu ulaşımının bu kadar geliştiği ülkemizde hala bu kente uçak indiremeyen bizim siyasetçilerimize de selam ediyorum.

Bu haber toplam 1374 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.