1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Tutmayın, satmayın, yemeyin
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Tutmayın, satmayın, yemeyin

A+A-

Balık av sezonu başladı. Üstelik sert rüzgara, fırtınaya rağmen iyi de başladı. Palamut ve Hamsi balıkçının yüzünü güldürdü. Geçen yıl hiç olmayan Lüfer’in de bu yıl çok bol olması bekleniyor.

Büyükşehir Belediyesi,  çok doğru ve gerekli bir kararın arkasında duruyor. Bu yıl da Osmangazi Köprüsü’nün doğusunda, yani İzmit Körfezi’nin tamamında büyük teknelerle balık avı yasak. İzmit Körfezi’ni bu şekilde korumak geleceğe yönelik çok büyük bir yatırımdır. Çok uzak olmayan bir gelecekte, İzmit Körfezi’nin dünyada amatör balıkçılığın en önemli merkezi olması beklenebilir.

Bu Balık Av Sezonunda da “Küçük balık” konusunu çok tartışacağız. Balıkçılık çok zor, çok zahmetli bir iş… Ama deniz bereketini sunuyorsa, çok karlı da olabilir. Günümüzde profesyonel balıkçıların mükemmel teknik donanımları var. Karadeniz’de ya da Marmara’da av peşinde koşan bir büyük tekne,  radarlarında denizin her yerini görebiliyor. Balık sürülerini tespit edebiliyor. Bu sürünün hangi balıktan oluştuğu, balıkların boyları rahatlıkla görülebiliyor. Yani balıkçının “Ben ağı attım. Denizden bu çıktı” deme lüksü yok. Görerek, bilerek balığı yakalıyor.

Bu nedenle, denizden küçük balıkları toplamanın hiçbir izahı olamaz. Ben yıllardır Çinakop (Lüfer’in ufağı)  yemiyorum. Balık meraklısıyım. Ama Çinakop satan lokantaya bile girmiyorum. Balık denizin nimeti. Büyümesini beklemek lazım. Balıkçı tezgahında, balık lokantasının vitrininde Çinakop görürseniz hesap sorun. Kim “Ne yapalım, Ağa gelmiş. Balıkçı tutmuş. Çöpe mi atalım” diyenlere de kanmayın.

Ben almazsam, siz almazsanız, yemezsek, küçük balıkları tutmazlar. Denizde seneye kalır, Lüfer olur, Kofana olur… Diyor ki bazı balıkçılar, “Ne yani biz bırakalım da Yunanistan’a mı gitsin?” Küçük balık tutmanın hiçbir mazereti geçerli değildir.

Tutmasınlar, satmasınlar, yemeyelim. Serçe parmak kadar tekirleri,  çok körpe, Çinakop bile olamamış “Yaprak”ları tutanlar, emin olun balıkçı değildir. Balıkçılığın düşmanıdır. Biz “Balıkseverler” tavır koymalıyız.

En önemli yazı konum Sonunda elimden gidiyor

Son üç yıldır kim bilir kaç kez yazdım. Kaç kişiye anlattım... D-100 İzmit geçişinde, Yahya Kaptan kavşağı  araçların giriş çıkışına kapandığı  andan itibaren, orada bir yaya üst geçidi yapılması gerekiyordu.

Yahya Kaptan kavşağında insanlar, yayalar karşıdan karşıya geçecek. Onlar geçerken kırmızı ışık yanacak. D-100 karayolu, İstanbul-Ankara yolu, bu nedenle duracak. B:üyükşehir Belediyesi, yolun bu bölümünü rahatlatmak için 100 milyon TL’den fazla para harcadı. Amaç yoldan ışıkları kaldırmaktı. Ama Yahya Kaptan’a yaya köprüsü yapılmadığı için, burada yol kesiliyordu.

Nihayet, Yahya Kaptan Kavşağı’nda yaya köprüsü inşaatına başladılar. Benim başım sıkışınca hemen yazdığım ve yerden göğe kadar haklı olduğum konu elimden gidiyor. Varsın gitsin... Tam Kurban Bayramı tatili öncesinde yaya köprüsü inşaatı başladı. Genel Sekreter Büyükakın’ın sözü var. Bayram tatili başlamadan önce (yani bu hafta sonuna kadar)  bu yaya köprüsü işi bitecekmiş...

Umarım öyle olur. Bu şehirde bana nasıl olsa konu çok. Geçen gün bir Yahya Kaptan tarafına gideyim dedim, perişan oldum. Yahya Kaptan, Yuvam Akarca, Otogar yolları kapalı. Tramvay inşaatı ilk bu bölgede başlamıştı. Hala buralarda yollar kapalı. Esnaf perişan... Bazı bölgelere gidilecek alternatif yol bile yok. Yahya Kaptan’da yaya köprüsü bitsin de, ben bunları yazarım.

“Güp” yaptı, çok korkuttu

17 Ağustos 1999 felaketini bu kentte yaşamış insanlar, bizler  depremin ne denli büyük bir korku nedeni olduğunu unutabilir miyiz?

Cuma gecesi saat 22.30 sıraları. Balaban’da komşu evin balkonunda sohbet ediyoruz. Yerin altından “Güp” diye bir ses geldi. O bölgede her gece o kadar çok silah sıkılıyor ki, ben yine birisi pompalı tüfeğini aşka gelip sıktı diye düşündüm. Ama çevremdeki herkesin bir anda benzi soldu. Bahçe seviyesindeyiz. Buna rağmen kaçmaya başladılar.

Deprem olmuş. Hemen televizyonda bir haber kanalını açtım. Canlı yayın var. Konuşmacılar FETÖ anlatıyor, çok sakin. Demek ki İstanbul’da bir şey yok. İzmit’i yakınları aradık. Onlar da duymamış. Bilgisayara girdiler. Depremin merkezi Kartepe ilçesiymiş. Aynı gün sabah saatlerinde Ketenciler bölgesinde çok minik bir deprem kaydedilmişti. Bu kez depremin merkezi Şirinsulhiye. Şiddeti çok hafif.

Ama uzun bir aradan sonra deprem hissettik. İnsanların minik de olsa bir depremi hissettiğinde nasıl paniklediğini gördüm Hep diyorum, bana kızıyorlar. Periyod doldu. Yine olacak. Yine korkutacak. Büyük olursa çok can alacak. Binlerce çadır, yüzlerce ambulans hazırlamış olmak, deprem için yeterli önlem değildir. Hala çürük binalar var bu şehirde. Hala kentsel dönüşüm başlamadı. Doğa, yavaş yavaş uyarmaya başladı. Aklımızı başımıza alırız umarım.

Çok hoşuma giden Bir kamyon yazısı

Eskiden çok modaydı. Minibüsler, otobüsler, özellikle kamyonlar arkalarına çok gırgır sloganlar, yazılar yazarlardı. Türkiye, mizah anlayışından da uzaklaştı. Toplumdaki kutuplaşma, araba yazılarına da yansıdı. Şimdilerde kimi arabaların arka camlarında Arapça yazılar, padişah tuğraları, kimilerinde Türk Bayrakları, kimilerinde Atatürk eskizi veya imzası var.

Geçen gün, Suadiye yolunda giderken önümdeki Tır’ın arkasındaki yazı dikkatimi çekti. Yıldız Sunta’ya tomruk götüren TIR’ın arkasında şöyle yazıyordu:

“Gittiğimiz yol yol değil biliyorum, ama manzarası güzel be abi”

Mükemmel bir espri. Müthiş bir zeka ürünü değil mi? Geçen gün, FETÖ soruşturması kapsamında  kumpasa getirilip, nihayet KOÜ’den atılan çok değerli bilim adamları ile ilgili haber önüme gelince, o Tır’ın arkasındaki bu söz bir daha aklıma geldi... Gittiğimiz yol, gerçekten pek iyi bir yol değil gibi geliyor bana. Ama ulusun neredeyse yüzde 60’ı manzarayı seviyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde, Osmangazi Köprüsü’nde hayatını tehlikeye atmak pahasına selfie çekmekten bile geri durmuyor.

Bu yazı toplam 1303 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.