1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Tutuklayanlar da tutuklanıp öğrense tutuklunun hâlini
Tutuklayanlar da tutuklanıp öğrense tutuklunun hâlini

Tutuklayanlar da tutuklanıp öğrense tutuklunun hâlini

Anketler, araştırmalar yapılır, raporlar hazırlanır... Okursunuz; inanılır gibi değil!.. Ülkemizde ‘açlık sınırı’nda, ‘yoksulluk sınırı’nda yaşayan milyonlarca insan varmış... Yoksulluk, alm

A+A-

Anketler, araştırmalar yapılır, raporlar hazırlanır...

Okursunuz; inanılır gibi değil!..

Ülkemizde ‘açlık sınırı’nda, ‘yoksulluk sınırı’nda yaşayan milyonlarca insan varmış... Yoksulluk, almış başını gidiyormuş!..

Evet, geçim sıkıntısı çekenlerin olduğu bir gerçek. Ne ki yoksulluğu o kadar abartmaya gerek yok!.. Bu ülkede dilenciler bile gönüllerince yaşayıp gidiyorlar işte... Dahası, beyler gibi yaşayan dilenci sayısı hiç de az değil... Bir örnek:

Erzurum’dan dilenmek için Rize’ye gelen dilencinin hikâyesi, insana ‘pes’ dedirtiyor!

Erzurum’un Şenkaya ilçesi nüfusuna kayıtlı 58 yaşındaki  Oruç İslamoğlu,  dilenirken zabıtalarca yakalanmış ve üzerinden çıkanlar herkesi şaşkına çevirmiş... Bir dilencinin üzerinden 410 TL ve yaklaşık 900 TL değerinde kameralı cep telefonu çıkarsa, elbette herkes hayret eder... Dilencinin üzerinden ayrıca iki paket yabancı marka sigara çıkmış...

Bu ülkenin dilencileri böylesine varlıklıysa; kimileri apartman, yazlık, benzin istasyonu  sahibiyse, o açlık ve yoksulluk sınırlarına kim inanır!..

Hani bir söz vardır, “zengin fakirin hâlini bilmez, anlamaz” diye...

Yargılayanlar da yargılananların hâlinden anlamıyor...

Yargılanıp tutuklananlar yıllarca hapis yatmaktan neredeyse çürüğe çıkacaklar...

İrtica ile Mücadele Eylem Planı davasının tutuklu sanığı Kurmay Albay Dursun Çiçek, mahkemeye şöyle bir öneride bulunuyor:

“Bizim askerlik mesleğinde sahada eğitim vardır. Hâkim ve savcıları mesleğe başlangıçta 15-20 gün, bir ay tutukevine atsınlar. Peynir ekmek gibi tutuklama kararı vermek ne demek öğrensinler...”

İrtica ile Mücadele Eylem Planı’yla bir ilgisi olmadığını da belirten Albay Dursun Çiçek, tutukluluk süresinin çok uzadığına da dikkat çekerek diyor ki:

“Kaçacak bir yerim yok. Ama lüften siz de kaçmayın. Kararınızı verin dosyayı Yargıtay’a gönderin, orada hesabımızı verelim.”

Ve devam ediyor Çiçek:

“İftira ve yargısız infazlar devam ediyor... Ülkesi ve milletine olmadık şeyler anlatan itirafçı mı olacağız? Ekmek yediği kuruma, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne dil uzatan itirafçı mı olacağız bu yaştan sonra?..”

Zor soru!

Kim kalkabilir bu sorunun altından?

Bu haber toplam 694 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.