1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Tv 41 serüveni
Tv 41 serüveni

Tv 41 serüveni

TV 41 maceram, 1994 yılının Mart ayında başladı. Çok yoğun ve aktif siyasi ve sosyal çalışmalarım döneminde, televizyonda yaptığımız bazı röportaj ve açık oturum programlarından esinlen

A+A-

TV  41  maceram, 1994 yılının Mart ayında başladı. Çok yoğun ve aktif siyasi ve sosyal çalışmalarım  döneminde, televizyonda yaptığımız  bazı röportaj ve açık oturum programlarından esinlendiklerini  ve benim bu işi gayet  rahat  bir  şekilde  yapabileceğimi  söyleyerek üzerime yoğunlaşan teklifler sonucu,  kendimi bu çatı altında buldum. Kulakları çınlasın, o günün söz sahibi ve Tv 41 hissedarı olan sevgili kardeşim Hüseyin Ersal beni öylesine  etkiledi ki, itiraz edeceğim en ufak bir yol dahi bulamadım.

Evet sevgili dostlar.  O günden sonra ardımızda kalan yüzlerce ilginç anı ve tam 17 yıl. Dile kolay 17 koca sene. Bu serüvenden önce, yine değerli  dostum ve her zaman rahmetle yad ettiğim  Cevat Çetin beni yazılı basının içine çekmişti bile. Ama  medyanın  bir unsuru olup, her kademeden  ve her telden çeşit çeşit canlı yayınlarla insanların evine konuk olacağımı hiç düşünmemiştim doğrusu. Uzun zaman dilimi içinde yoğrularak neler yapılabileceğini  çok  iyi anladım. Bu işin cilvelerini, püf noktalarını, acımasızlığını, hassasiyetini ve vefa yaklaşımını  dolu dolu öğrendim. TV 41’in  Yönetiminin başında olmak ta dahil, tüm  heyecanım ve beklentisiz  hizmet aşkımla  unutmam mümkün olmayan çalışmalara imzalar attım.  Ve ben bu kuruluşla bütünleştim. Onu çok sevdim. Başarılara  erişmenin nasıl bir arzu olduğunu da bu arada hissettim. Dağ, bayır, köy, mahalle gezdim. Akıl hastası, madde bağımlısı, içki tutkunu insanlar tarafından kovalandığımız  günler oldu. Daha ulusal basında bile hiç görüntülenmemiş  çok ilginç hastalıklar ve tuhaf vakalar  günlerce konuşuldu ve ulusal basın bunların çoğunu satın aldı. Ankara’dan, İstanbul’dan ve diğer şehirlerden, en üst siyasi kimliklerden tutunda tıp, teknoloji, din, spor, engelli ve STK yöneticileri  bir davetle misafirimiz oluyorlardı.

Bu arada saygı ve sevginin  mükemmel bir doğrultuda yürümesini sağlayan pek çok çocuğum oldu bu televizyonda. Benimle bir çok konuyu paylaşa biliyorlardı. Anlayacağınız biz sıcak, sevecen, iş ahlakından ödün vermeyen  kocaman bir aileydik. Yaşadığımız inanılmaz olaylar ve çekimlerle geçen bu seneleri  en kısa zamanda ve fırsat yakaladığım anda sizlere yazmak ve kitaplaştırmak  en büyük isteğim inanınız. Çünkü yaşadıklarım okurlarımla paylaşarak  değerlendirmeye değer diye düşünüyorum.

Şimdi sizlere bu yazdıklarımın sebebini anlatmak istiyorum. TV 41 Televizyonunda yaşadığım acı, tatlı hiç bir konuyu  bu güne kadar  yazmayı veya gündeme taşımayı  aklıma bile getirmedim. Hemen hemen  iki seneye yaklaşan  bir zaman TV 41’ den ve sevgili  seyircilerimden uzak  kaldım. Sebebi gözlerimden kaynaklanan sorunun büyüyerek beni iyice rahatsız etmesiydi. Bu zaman dilimi içersinde o kadar çok arandım ve sitemlere maruz kaldım ki, tahmin edeceğinizi  sanırım. Sokakta, herhangi bir toplantıda, kolumdan tutup veya yoldan çevirip bana nedenini sordunuz. Onlarca e-mail attınız. Kısa bir süre önce aynı  soruları bana Sivil Toplum Kuruluşlarının değerli  temsilcileri de sordu. Hatta aralarında  beni  duyarsızlıkla  suçlamaya yakın kelimelerle eleştiren arkadaşlarda oldu. Ve ben onların içinden biri olarak ve seslerini  duyurmalarının ne denli önem  arz ettiğini  bildiğimden, söyleyecek söz, öne atacak mazeret bulamadım. Aslında  bu bizim iş sahne tozu gibidir. Bir kere yuttunuz mu kopamazsınız.  Tabiki ekrandan sizlere seslenmeyi  bende isterdim  ama bu denli düşünememiştim  doğrusu.

Sevgili dostlarım.  Sonuçta Şubat ayı itibarıyla tekrar TV 41 de sizlerle birlikteliğimizi devam ettirmeye başladım. Bu beraberlik toplum adına fedakarca,  beklentisiz ve özveriyle hizmet sergileyen arkadaşlarım, yani STK ‘ların sesleri olmak, onlarla vatandaşı buluşturarak bütünlüğü sağlamak içindir. İşte bu nedenle TV 41 serüvenimden de kısaca bahsetmemin gerekli olduğu  inancıyla sizinle duygularımı paylaştım. Çarşamba akşamları sizlerle çok daha fazla güzellikler paylaşacağımızdan eminim. Yeter ki sizler TV 41 ekranlarında,  topluma  yönelik hazırlanan konuları izleyin ve o konularla bütünleşin. Her zaman söylediğim gerçeği bir kez daha tekrarlamak istiyorum. TV 41 bu ilin ilk televizyonu ve dolayısıyla sizlerin ilk göz ağrısı.  Bizleri buluşturup  tanıştıran ekrana sahip çıkın lütfen. Bir gün, devam etmesini istediğiniz  bu serüvenin içinde  mutlaka kendinizden bir şeyler bulabilirsiniz.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.