1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. TV'DEKİ  PROGRAMLAR CİNAYET  BÜROYU  GEÇTİ..
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

TV'DEKİ  PROGRAMLAR CİNAYET  BÜROYU  GEÇTİ..

A+A-

   Bildiğiniz  gibi  geçtiğimiz  yıllarda   TV  kanallarındaki  sabah  programları   sözde  evlenmek          için  stüdyolara  koşan   figüranlarla   doluydu.. Bu   komediyi  yıllarca   izledik.. Türk  örf  ve  adetlerine  uymayan,  insanları  birbirleriyle  kavgaya  iten  ve   insani  ilişkilere   yara  gibi  çöken  bir  kısır  döngü  içinde  çaresiz  isyan  edip  durduk.. Dünyalarca  itiraz,  tepki  ve  dilekçelerden   sonra  sayın  RTÜK   üyeleri   uyandılar  ve  bu  tür  programların  sakıncalı  olduğunu  keşfettiler.. Bu  yılın  yeni  sezonu  şükürler  olsun ki   böylesi  kurgularla  dolu   ahlaki  yozlaşmaya  neden  olabilecek  türden  programlardan  arınarak  girdi.. 

Eh,  belli  medya  fareleri  ekranlara   kenarından  köşesinden de  olsa   evlenme  programlarını  hatırlatır  formatlı  yapımlarla  çıkıyorlarsa ,  mühim  değil.. Hiççç  ama  hiç  havaları  kalmadı.. Bu  arada  birden  bire   başka  bir  furyayla  karşı  karşıya  kalıverdik..

Allah  Allahh.. Bu  nasıl  bir  yarıştır  ya..  Anlamak  mümkün  değil.. Yerden  fışkırırcasına  nasıl  her  kanalda  kayıp,  cinayet,  entrika,  sapıklık,  intihar  işlenebilir.. Pes  Vallahi  pes.. 

Televizyon  kanalları  cinayet  bürolarını  geçti.. Bunların  arasında  bir tek  sevgili  Müge  Anlı’yı  tenzih   ederim.. Çünkü  Müge  Anlı  çok  uzun  yıllardan  bu  yana  aynı  tür  programı  başarıyla  sürdürüyordu..Bu  uzun  yılların  içersinde  yüzlerce   problemi  çözdü.. Kimsenin  akıl  edipte  hayata  geçiremediği  ve  olması  gereken  insanlara  inanılmaz   katkı  sağlayan                 “  Sevgi  İzi “  projesini   topluma  tanıttı   ve  uygulanmasını  sağladı.. Sanırım  şu  anda  tüm  ülkede  hatta  ülke  dışında  bu  çalışma  hızla  sürüyor.. Müge  kardeşime  ortak  çalışmalarımızdan  dolayı  büyük  mutluluk  duyduğumu  söylemek  benim  için  zevktir.. Çünkü   sevgi  iziyle  huzur  bulan  yüzlerce  ailenin   sevincinin  şahidiyim..

Diğer  programları  pek  seyredemesem  de  diliyorum  toplumun  yaralarına  bir  nebzede  olsa  merhem  olur,  çözümüne de  katkı  sağlarlar.. Bazen   arkadaşlarımdan  hikayeleri  duyup   merak  ediyor  ve   izleme  olasılığı  yaratmaya  çalışıyorum..  Bazen de   topluma  ne  verdiklerini  görmek  isteyerek   izlemek  istiyorum..

Tamam,   programlar   polis  teşkilatının  bunlarla  ilgili  departmanlarına  katkı  sağlıyordur  mutlaka   ama  beni  gerçekten  üzen  ve  toplum  olarak   nereye  gittiğimize  dair  derde  düşüren  başka  bir  şey.. Bu  programlar  polise  katkı  sağlamaktan  ziyade  Türk  toplumunun    ne  derece  bozulduğunu  ve  dejenere  olduğunu  ortaya  dökmüş  durumda  adeta..  Kayıp  çocukların  bulunmasına,  sağlıklı  bir  şekilde  ailelerine  teslim  edilmelerine  sevinmemek  mümkün  değil  tabiî ki.. Ancak  ailelerin,  akrabaların  hatta  kardeşlerin  birbirlerine   reva  gördüklerine  inanamıyorum.. Bir  anneye  güvenememenin,  bir  babaannenin  torununun  cinayetine   katkıda  bulunduğunu  ağır  hakaretlerle  haykırmanın   kolay  bir  şey   olacağını  kabul  edemiyorum..İzlediğim  ve  duyduğum  kadarıyla  çocuk  taciz  ve  cinayetleri de  dahil  yaşanan  pek  çok  çirkinliğin  altından  o  ailenin  fertlerinden  birisinin  çıkması  şaşkınlık  yaratıp  insanı  korkuya  sürüklemez mi  Allah aşkına.?  Anladığım  kadarıylaysa  seyretme  oranı  yüksek  besbelli..  Bu  demek  oluyor ki  canlarım,  bir  sürü  ruh  hastası  insana  hazırlıklı  olalım.. Kolay mı  yani.? Devamlı  cinayet  izle.. Devamlı  aile  içindeki   amcaların,  kardeşlerin,  baba annelerin, teyzelerin   ve  yengelerin   şüpheli  tavırlarını  veya   yakınlarınca  suçlanmalarını  seyret,   ondan  sonra  sağlıklı  yaşa.. Hadi  canım.. Herkes  sapıtmış  sanki.. Güven  sıfıra  inmiş.. Sevgisizlik  diz  boyu.. Tek   alınan  ders  kavga  teknikleri.. Hakaretler.. Ayılıp  bayılmalar.. Ve  seyretme  oranının  yükselmesini  sağlayacak,  reyting   arttırıcı   aksiyonlarla  dolu  rezillikler.. Bu  konuya   değinmeden  geçemedim.. Çünkü  çok  iyi  biliyorum ki,  yazılı  medyada  dahil  ama   bilhassa  görüntülü   medyanın  yaşantımızdaki  yeri.. Çok büyük..  Hem de   yaşamımızı  etkileyecek  kadar.. Hadi  yetişkinler   belki  olayları   biraz  daha   irdeleyerek   hareket  edebilirler.. Ancak  ya  özenti  içinde  kıvranan  gençler.?  Bunu  hepinizin  gayet  iyi  bildiğinizi  tabiî ki  biliyorum..  Lakin  bildğim  başka  bir  şey  daha  var,  çocuklarımızı  zarar  verici  olan  bir  çok   tehlikeli  programları  izletmemek  adına  o   büyülü  renkli  camın  önünden  alamıyoruz.. Hadi  aldık  diyelim.. Ya  bilgisayar.. Çocukların  o  teknoloji  harikasının !  önüne  oturup  ne  izlediğini  veya  hangi  oyunu  oynadığını  biliyor muyuz.?  Doğrusu  çogu  ailenin  bildiğine  inanmıyorum..  İşte  böyle  bir  halde  biz  nereye  gittiğimiz  meçhul   bir  gemide  yol  alıp  gidiyoruz.. Şu  anda  küçük  sarsıntılarla  yürümeye  çalışan  geminin  büyük  tufanlar  sonucu  o  dalgaların   hışmına  uğramamasını  diliyorum..Çünkü  ülkemizin   geleceğe  uygar  dünya  devletleri  arasında ,  teknolojinin   şaha  kalkarak   yücelmesini  Türk  halkı  olarak  ümitle  bekliyoruz..    

Bu yazı toplam 662 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum