1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Uğur Durmuş olayında takımın tavrına saygı duymalıyız
Uğur Durmuş olayında takımın tavrına saygı duymalıyız

Uğur Durmuş olayında takımın tavrına saygı duymalıyız

Antalya kampından beklemediğimiz bir haber geldi. Teknik Direktör Soner Alp, Uğur Durmuş olayıyla ilgili ilk ve son kez konuştu, “Dönüşü mümkün değil” dedi. Devre arasına girilmesinin ardın

A+A-

Antalya kampından beklemediğimiz bir haber geldi. Teknik Direktör Soner Alp, Uğur Durmuş olayıyla ilgili ilk ve son kez konuştu, “Dönüşü mümkün değil” dedi. Devre arasına girilmesinin ardından Uğur Durmuş’tan gelen, “Geri dönmek istiyorum” haberine çok sevinmiştik. Uğur Durmuş yetenekli, istikbali olan bir futbolcuydu. Kısıtlı kadro ile mücadele eden, transfer izni olmayan Kocaelispor’un ona çok ihtiyacı vardı. Transfer iznimiz yok ama ara dönemde önemli bir ismi kadromuza dahil edeceğiz diye sevindik, umutlandık. Uğur’dan gelen haber üzerine teknik ekibe çağrı yaptık. Konuyu değerlendirin ve genç yeteneği kazanın dedik. Teknik patron Alp önce sessiz kaldı bu konuya. Sonra topu Kayyum Heyetine attı, “Kararı Onlar verir” dedi.

“Takımın huzurunu bozamam”

Birkaç gün önce Kayyum Heyeti Antalya’da Uğur Durmuş ile buluşunca tamam dedik, Rafet ağabey bu işi bitirir, Uğur takıma döner. Çok değil ertesi gün geldi Soner Alp’ten açıklama. Dünkü gazetemizin manşetinde yer aldı. Alp, takımda hiç kimsenin Uğur’u istemediğini söylüyor, “Şu an takım içerisinde büyük bir dayanışma var. Biz bu sayede buralara geldik. Uğur zor günümüzde bizi yalnız bıraktı, döneceğim dedi sözünü tutmadı. Ayrıca Uğur’un takım çıkışa geçtikten sonra ortaya çıkması da kimseye inandırıcı gelmiyor. Bir oyuncu için huzur bozamam. Bu işi fazla uzatmayın” dedi. Bu açıklama kadar önemli bir ayrıntı daha var. Uğur Durmuş, Kırgız ile görüşmek için Göztepe maçına geliyor. Ne teknik ekip, ne futbolculardan tek bir kişi bile Uğur’un yanına gidip hoş geldin demiyor, hal hatır sormuyor.

Bu karara saygı duyulmalı

Teknik ekip ve futbolcular Uğur’a yabancı gibi davranıyor. Aralarında büyük soğukluk gözleniyor. Hatta Uğur Durmuş’un en yakın arkadaşı olan Onur Türk bile en küçük bir olumlu tepki vermiyor. Bu durumu görenler Uğur Durmuş’un takıma geri dönmesinin mümkün olmadığını anlıyor. Hemen sonrasında da Alp açıklamayı yapıyor. Başta yazdığım gibi beklemediğimiz bir haberdi bu. Üzgünüz. Ancak Alp’in de altını çizdiği gibi takımda hiçbir futbolcu Uğur Durmuş’u istemiyorsa, arada böylesine bir soğuklar varsa, bu işi daha fazla zorlamanın, inat etmenin de bir anlamı yok. Takımın genel düşüncesine, kararına uymak, saygı göstermek zorundayız. Takımın bu açık tavrına rağmen Uğur Durmuş’un geri dönmesi doğru olmazdı. Bu Alp’in de dediği gibi takımın huzurunu bozardı. Alınan karara başta Uğur Durmuş olmak üzere hepimiz saygı duyacağız. Hayırlısı olsun diyeceğiz. Sadece teknik heyetin bir tavrı olsa Uğur gibi bir yeteneğin başka takıma gitmesini kabul edemez, beklemesini isterdik. Tavır tüm takımdan geldiğine göre beklemesini gerektirecek bir durum da yok.

Uğur’un önünü açmalıyız

Elbette bu kararın ardından Uğur Durmuş, haklı olarak bonservisini talep edecektir. Madem Kocaelispor kapısını kendisine kapalı, futbola başka bir adreste devam etmek isteyecektir. Sonuçta yetenekli bir futbolcunun istikbali, geleceği söz konusu. Kocaelispor kulübünün Uğur’a gitmesi için yardımcı olması, zorluk çıkartmaması gerekiyor. Bildiğim kadarıyla Kocaelispor, Balabanspor’a transfer ücreti ödemedi. Uğur Durmuş’un daha önceki kulübünden muvafakatnamesi de kulüp tarafından değil ailesi tarafından alındı. Uğur Durmuş yarım sezon Kocaelispor’a hizmet etti, karşılığında neredeyse hiç para almadı. Tüm bunlar demek değil ki, Kocaelispor, Uğur’dan gitmesi için para talep etmesin veya böyle bir hakkı yok. Elbette belli bir miktar para talep edilebilir. Ama rakam öyle abartılı, genç futbolcunun gidişine imkan bırakmayacak boyutta olmamalı. Kocaelispor, istikbali olan bu genç yeteneğin önünü açmalı, Türk futboluna kazandırılması için katkı vermeli.

 

Olayın şahidi saha görevlisi anlatıyor

Darıca Nene Hatun Stadı’ndaki maçta hakemlerin soyunma odasına iki kızın girmesi ulusal ve yerel gazetelerde büyük rezalet, büyük skandal, kare leke olarak değerlendirilmişti. Sadece bu gazete yaşanan olayla ilgili yapılan suçlamaların, iddiaların gerçeği yansıtmadığını yazmıştı. Olay gündemdeki yerini koruyor. Gazetemize maçta görev yapan bir personel mail göndermiş. İsmini vermiyor görevli. Sadece neler olup bittiğini atlatıyor. Görevli soyunma odasında ahlaka aykırı en küçük bir şey olmadığını belirtiyor, çıkan haberlerin kendisini şaşırttığını söylüyor.

Saha görevlisi bakın neler diyor: “Olayın gerçekleştiği gün hakem triosu sahaya 1 saat önceden geldi. Havanın soğuk olması nedeni ile personel odasında birer çay ikramında bulunduk. Maçın başlama saatine yakın bir bayan hakem ile arkadaşı da telefonla hakem arkadaşlarını arayarak stadı bulamadıklarını belirterek yardım istedi. Bende bulundukları yeri söylemelerini, gelip alabileceğimizi söyledim ve gidip alarak sahaya getirdim. Bu esnada bir bayanın daha oraya gelmiş olduğunu gördüm. Bu bayan ise o mahalde oturduğunu, hakemliğe bir kaç ay önce yeni başladığını, hakemleri izlemeye geldiğini söyledi. Havanın soğuk olması nedeni ile isterlerse maçın bitimini personel odasında izleyebileceklerini söyledim. Ancak hakem arkadaşlarını izlemek istediklerini belirttiler. Bende saha kenarına iki sandalye alarak maçı izlemelerini sağladım. Üşüdüklerini görünce de gittim iki mont alarak kendilerine verdim. Devre arasında ısınmaları için personel odasına davet ettim. Fakat ellerini yıkayacaklarını belirtince birlikte hakem odasına gittik. Onlar da hakem arkadaşları ile selamlaşıp, masumane, arkadaşça yanaktan öpüştüler. Sonrasında hep birlikte hakem odasını terk ettik. Buradaki olayın her dakikasına şahit oldum. Ve yaşanan olayların tamamen masumane ve dostane olduğunu söyleyebilirim. Ancak sonrasında yerel ve ulusal basına yansıyan haberleri görünce çok üzüldüm, çok rahatsız oldum. Şuan için adımın bu açıklamalarda geçmesini istemiyorum. Çünkü bu durumu farklı şekilde değerlendirecek, yorumlayacak ve bulunmuş olduğum görevden dolayı sıkıntı yaratacak insanların var olduğunu biliyorum. Resmi makamlara intikal ederse ve şahit olmam gerekirse her türlü bedeli de göze alarak bunu yaparım. Çünkü ben bir babayım, çünkü ben bir insanım. Böylesine saptırılmış bir durumdan kendilerine fırsat yaratarak gencecik insanları karalamak, zor durumda bırakmaya asla sessiz kalamam. Spor camiasında da bu durumun yansıtılan gibi olmadığını belirterek, herkesi vicdanı ile baş başa bırakıyorum”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.