1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Ülke gündemi yerel gündemin önüne geçince
Ülke gündemi yerel gündemin önüne geçince

Ülke gündemi yerel gündemin önüne geçince

MEKTUP- İsmet ÇİĞİT Bizim şehrimiz, pek çok açıdan dünyanın en ilginç, en özel şehirlerinden biridir. Bu kent, Türkiye’de ve dünyada nüfusu en hızlı artan, en çok göç alan kentlerden biridir. Ama bugünden

A+A-

MEKTUP- İsmet ÇİĞİT

Bizim şehrimiz, pek çok açıdan dünyanın en ilginç, en özel şehirlerinden biridir. Bu kent, Türkiye’de ve dünyada nüfusu en hızlı artan, en çok göç alan kentlerden biridir.

Ama bugünden itibaren çevrenize bakın... Caddelerde, sokaklarda, kafelerde insan sayısının çok azaldığını, İzmit’te insanın başını döndüren kalabalığın, sanki sihirli bir değnek dokunmuş gibi ortadan kaybolduğunu göreceksiniz.

İlkokul, ortaokul, liseler karne aldı, tatile çıktı. Kocaeli Üniversitesi’nde dönem bitiyor. Bugünden sonra İzmit’te trafik daha rahat, park yerleri daha boş olacak. Hele pazar günlerinde, şehrin ana caddelerinde bile insan görmekte zorlanacaksınız.

Yaz aylarında boşalan İzmit’te gazetecilik yapmak da biraz daha zor olacaktır. Zaten bir süredir, kent gündemi boş. Ülke gündemi,  “Bayrak skandalı”, “Musul baskını” ile yerli gündemin çok önüne geçti.

Kocaeli’nin haber üretme potansiyeli de iyice daraldı. Yerel siyaset zaten bir alem. Doğru dürüst fikir üreten, işe yarayacak laf eden siyasetçi arasanız da bulamazsınız bu şehirde. Siyasi parti il başkanları kendilerini sanki mecbur hisseder gibi basın toplantıları düzenleyecek, abuk sabuk cümleleri her hafta tekrarlayacak, siz de bunları haber yapıp, gazeteyi dolduracaksınız.

Sağolsun Büyükşehir Belediyesi, arada bir haber konuları yaratıyor. Bir “65 yaş “ olayı yarattılar, iki haftalık haber ve makale konusu çıkarttılar.

Ama kentte yatırım yok, proje yok. Yeni fikir yok…

Ne zaman yapılacağı belli olmayan “Tramvay” projesini kaç gün tartışabilirsiniz?...

Bizim şehrimizin STK’ları da sağolsunlar ayrı bir alem… Kendilerine bir konu bulur, peşinden giderler. Geçen ay bir süre Soma protestoları yapıldı. Sonra, “Bayrak” sahiplenmesine tanık olduk. Sendikalar, dernekler, siyasi partiler. Üç-beş kişilik gösteriler, masa başında hazırlanmış, hepsi birbirinden kopya edilmiş beylik sözlerle dolu basın bildirileri..

Geçtiğimiz günlerin haber değeri taşıyan en güzel konuları, okullardaki mezuniyet törenleriydi. Artık bu da bitti.

Yerel gazeteyi hazırlarken, ulusal gündemin peşine takılmak bir seçenek olabilir. Ben bu tarzı sevmiyorum. Bir şehir gazetesinin olabildiğince yerel kalması gerektiğine inanıyorum. Şehir gazetesinin manşeti, haberleri, yorumları yerel olmalıdır.

Tabii, yerel gündem bu denli sönükken, aman gazete yerel olsun diye yapmacık haber yaratmak, pireyi deve yapmak da bizim tarzımız olamaz.

Geçen cuma günü evde, bizim gazeteyi alıp, didik didik inceledim. Sadece ana gazetede 120’den fazla haber vardı. Koyun üzerine ÇINAR ekini, ÖZGÜRSPOR ekini 50 Kuruş’a satılan günlük şehir gazetesinde neredeyse tamamı yerel 150’den fazla haber buluyorsunuz.

Yine aynı gazetedeki ilanları saydım. Tamamı yerel ve yüzde 90’ından fazlası, sahibi tarafından elden gazeteye getirilerek, faturası kesilerek yayınlanmış, 200’den fazla parça reklam ve ilan vardı. Tabii yine bu rakama da ÇINAR ve ÖZGÜRSPOR eklerinde yayınlananlar dahil değil.

Bunların olağanüstü rakamlar olduğunu düşünüyorum.

Bu gazete bu kentte, bugün hala günde 6 bin civarında tiraj rakamını koruyorsa, bu kentte yayınlanan diğer tüm şehir gazetelerinin toplamından daha fazla satılıyor, okunuyorsa, bu şehirdeki her kafede, her çay ocağında, neredeyse her dükkanda ÖZGÜR KOCAELİ varsa, hem kadınlar, hem erkekler, hem gençler hem yaşlılar; hem sağcılar, hem solcular bu kentte “Şehir Gazetesi” dendiğinde sadece ÖZGÜR KOCAELİ’yi biliyorsa bundan olsa gerektir.

Biliyorum, Eylül’e kadar olan dönem sıkıntılı geçecek. Çok sıcak günler olacak, mübarek Ramazan’da kent ve kent gündemi daha da boşalacak. Haber potansiyeli iyice düşecek.

Ama biz, bu gazeteyi ısrarla ve inatla “Yerel” tutmaya devam edeceğiz. Nasıl geçen haftalarda her okuldaki mezuniyet törenine yetişip, haber yapmak için koşturduysak, Ramazan ayında da bütün toplu iftar yemeklerine yetişmeye çalışacağız.

Sadece haberlerde değil; bu gazetedeki yorumlarda da mümkün olduğunca yerel kalmaya devam edeceğiz.

Dikkatli okurlar takip etmiştir; benim günlük yazılarımda, ülke gündemindeki genel konular neredeyse hiç yer almadı. Elbette bu konularda da fikrimiz var. Ama bu gazetenin önceliği yerel konulardır, yerel olaylardır..

Ayşe Teyze’nin, Mehmet Emmi’nin yaşadığı sıkıntılar, sorunlar; ilimiz gençlerinin mezuniyet sevinci, sınav heyecanıdır. Hep yerel kalmaya özen göstereceğiz. Biliyorum, boşalan ve gündemsiz kalan kentte, hep yerel kalarak bu kadar dolu içerikli gazete yapmak zordur. Ama biz, bu işin içinde çok uzun yıllar geçirdik. Bu kentin atom çekirdeklerini tanıyoruz. Bu kenti gerçekten yaşıyoruz. Bunca yıl yaptık, elbet bu yaz döneminde de en iyisini yaparız.

Değerli okurlar, bu gazeteyi ve bizi itibarsızlaştırmak, gözden düşürmek için her yolu denediler. Kabul, bunu isteyenlere, biz de biraz malzeme verdik.

Öyle sanıyorum ki, bu gazetenin samimi okurları, aylardır gazetenin çizgisinin de bizim çizgimizin de hiç değişmediğini gayet net görebiliyorlardır. Farkındaysanız, beni tahrik etmek, yeni kavgaların içine çekmek isteyenleri de artık hiç muhatap almıyorum. Çünkü çok cahil, çok sığ ve gerçekten yeteneksiz insanlar.

Biz ÖZGÜR KOCAELİ olarak kendi yolumuzda ilerlemeye devam edeceğiz. Bu gazete büyüyecek, güçlenecek. Çizgisinden taviz vermeyecek, eğilip, bükülmeyecek. 1970’li yıllardan beri hep bu kentten yana taraf olduk. Hep bu kentte yaşayan insanların, bu kentin menfaatlerini kolladık. Bu kent için iyi yapılanı alkışlayıp, bu kente zarar veren her işin karşısında cesaretle durduk.

“Kırk yıllık Kani, olur mu Yani” derler..

Biz bu şehirde onurumuzla var olduk. Yiyecek bir lokma ekmeği elbet her şekilde bulabiliriz. Bunun dışında da hiç beklentimiz olmadı. Dostluklar üzerine kurduk hayatımızı. Birilerine kazık atmak, birilerine şantaj yapmak, birilerinin yanında gözüküp, kaybedince sırt dönmek gibi tarzımız hiç olmadı. Bu kentte elde ettiğimiz itibarın maddi değerlerle bir ölçüsü olabilir mi?.. Bu saatten sonra da bizi kimse değiştiremez. İnandığımızı yazmaya, inanmadığımızı yazmamaya kimse engel olamaz.

Tahrikler karşısında sağduyulu durmayı, muhatap kabul etmediklerimizin seviyesine inmemeyi, yıllar geçtikçe biz de öğrendik.

Gündemsiz, durgun, giderek tuhaflaşan bir kentte, biz yerel gazeteciler için zor bir yaz olacak. Olsun, biz var olan haberlerle her gün gazete yapmaya devam edeceğiz. Eldeki malzeme neyse, onunla yetinecek, zorlamanın, şantajın, birilerine menfaat sağlamanın peşinde olmayacağız. Her gün ÖZGÜR KOCAELİ’yi elinize aldığınızda, bu kentte gerçekten ne olup bittiyse, hepsini okuma, öğrenme imkanını bulacaksınız.

Saygılar, sevgiler…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.