• BIST 83.243
  • Altın 149,216
  • Dolar 3,8261
  • Euro 4,1052
  • Kocaeli 3 °C

Ülkem adına çok üzüldüm

İsmet ÇİĞİT
Perşembe günü Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile, aynı gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül’ün, haklarında açılan dava nedeniyle İstanbul Savcılığı’na ifadeye gideceklerini biliyordum. Akşam saatlerinde eve dönerken, savcıda ifadenin tamamlandığını, savcının tutuklama talebiyle iki gazeteciyi mahkemeye sevk ettiğini öğrendim. 
“Yok” dedim kendi kendime.. “Savcı tutuklama istemiş olabilir de, hakimler böyle bir karar vermez..” Gece bir yandan Fenerbahçe maçını takip ederken, sık sık haber kanallarına  döndüm. Mahkeme, Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmalarına karar vermişti. Silivri’ye götürüldüler. Hapse konuldular.. 
Can Dündar ve Erdem Gül, bu ülkede gerçek gazetecilerdir. Mevcut iktidara muhaliftirler. Ama öyle her gün hakaret eden türden muhalif değil.. Haklarındaki dava,  MİT Tırları ile ilgili Cumhuriyet’te yer alan haberler nedeniyle açılmıştı. Şimdi tam da düşürülen Rusya uçağı tartışmaları devam ederken tutuklandılar. İkisi de tanınan, bilinen insanlar. Bir yere kaçacak halleri yok. Yurt dışına çıkış yasağı koyar, bırakır, tutuksuz yargılarsın. 
Türkiye, bu iki gazetecinin hapse atılmasını izah edemez. Bu olay yaşandıktan sonra, Türkiye’de kimse “Basın özgürlüğünden” söz edemez. Bir dönem “Paralel yapı”nın elindeki yargı, bu ülkenin Genel Kurmay Başkanını  “Terör örgütü lideri” diyerek hapse atmıştı. Sonra bütün bu olayların, Balyoz’un, Ergenekon’un kumpas olduğu ortaya çıkmıştı. Şimdi yeni bir dalga mı başlıyor?.. 
Diyelim ki, Cumhuriyet’te yer alan o MİT Tırları ile ilgili haber baştanbaşa yanlıştı. Olabilir, dünyada örnekleri var.. İktidar mı devrildi, darbe mi yapıldı?.. Dünyanın özgür ülkelerinde  gazeteciler ne haberler yapıyorlar.. Haber yanlışsa düzeltirsiniz.. Pek çok yasal yolu var. Ama Can Dündar ile  Erdem Gül’ü Silivri’ye atmak.. İşte bu izah edilemez. Emin olun, bu ülkenin iki çok kaliteli gazetecisinden çok, ülkemin düştüğü duruma üzülüyorum. Tam Avrupa Birliği ile yeniden müzakereler başlayacakken, bu olay  ülkemizi çok büyük sıkıntıya sokacaktır.

*Alçınkaya 8 nci partiyi örgütlüyor
Mehmet Alçınkaya’yı bu kentte pek çok kişi tanır. Tanımayanlar da mutlaka görmüştür.. Elinde kitap dolu ağır çantalar,  hızlı adımlarla, yüzünde sürekli bir tebessüm olduğu halde İzmit’te sürekli yürür.
Geçen gün, yürüye yürüye şehir merkezinden gazetenin yeni binasına kadar gelmiş. Konuştuk.. İzmit’i, bu kentteki eski siyaset aktörlerini, seçim sonuçlarını tartıştık. Alçınkaya  1972’de Erzincan’dan göç edip bu kente yerleşen ailenin çocuğu.. Bazen sendikalarda, bazen STK’lada, sıkça siyasi partilerde görevler almış.  Genellikle kurucu olmuş. Hep sol partilerde veya Kürt siyaseti yapan partilerde. İki dönem (2010-12 ve 2012-2014)  il başkanlığı da yaptı. Bu kentte tam 7 partinin kuruluşunu örgütlemiş. Şimdi, 8 ncisi için çalışıyor. Mevcut HDP’nin başka bir versiyonu olan, öncelikle Güneydoğu’da örgütlenen ve yerel yönetimlerde etkili olmayı hedefleyen  Demokratik Bölgeler Partisi(DBP)’nin  ilimizdeki örgütlenmesini üstlenmiş.. Yine elinde çantaları koşturuyor. İzmit’i çok sevdiğini anlattı. Sol siyasi hareketin, Kürt siyasetinin ilimizdeki en çalışkan, kendisi için bir şey istemeyen adamıdır Alçınkaya.. Bakalım, daha kaç partinin örgütlenmesinde görev üstlenecek?

*“Bereketli topraklara kardeşlik tohumu ekmek”
Türkiye Cumhuriyet’inin 64 ncü hükümeti kuruldu. 1 Kasım seçimlerinden galip çıkan,  yeniden tek başına iktidara gelen AK Pati’nin Genel Başkanı Davutoğlu, Cumhurbaşkanı’ndan yeni hükümeti kurma görevini aldıktan bir hafta sonra, merakla beklenen kabinesini açıkladı. Çarşamba günü de hükümet programını okudu.
Davutoğlu Başbakanlığındaki 64 ncü hükümetin programında, Türkiye’ye ileri götürmek vaadi var. Şeffaflık var, özgürlükleri genişletmek var. Yeni Anayasa var. Asgari ürete, emekliye zam var.. Hepsi güzel.. Ama Başbakan Davutoğlu’nun özellikle bir vadi çok dikkatimi çekti:
“-Bu bereketli topraklara kardeşlik tohumları ekeceğiz” dedi.
İşte Türkiye için bence en önemli vaat budur. Gerçekten bu ülkede kardeşlik tohumlarını ekmek gerekiyor. Birbirimizi sevmeyi, birbirimize güvenmeyi, inanmayı unuttuk. Kutuplaşma giderek daha fazla keskinleşiyor. Ben, seçmen yaşına ulaşıp, oy vermeye başladığımdan bu yana, bu ülkede bir kez bile oy verdiğim partinin iktidar olduğunu görmedim. Ama bu ülkeyi yönetmek için kurulan her yeni hükümetten umutlu oldum. 
Şimdi, 64 ncü Hükümetten de umutluyum. Çünkü yeni bir başlangıçtır. Hükümetin başbakanı Davutoğlu, bu ülkede öncelikli yapılması gereken işin “Sevgi tohumları ekmek” olduğunu biliyor. Hele şu tohumlar ekilsin, hele şu tohumlar biraz yeşersin, görün bakın.. Diğer bütün sorunlarımız kendiliğinden azalmaya, bütün göstergeler iyiye doğru gitmeye başlayacaktır. 

*Beşiktaş’ın işi hala zor
Avrupa Kupaları’nda Türk takımları bir haftayı daha geride bıraktı. Şampiyonlar Ligi’nde G.Saray beklendiği gibi Atletico Madrid önünde tutunamadı. G.Saray’ın artık tek hedefi, gruptaki son maçında İstanbul’da Kazak takımına yenilmemek ve 3 ncü olup, Avrupa Kupası’na devam etmek. G.Saray bunu başaracaktır. 
Fenerbaçe, Avrupa Kupası’nda grup maçlarına, sahasında Molde’ye yenilip, büyük bir şokla başlamıştı. Sonra toparlandı. Önceki gece deplasmanda Molde’yi 2-0 yendi ve  üst tura çıkma şansını çok yükseltti. F.Bahçe 10 Aralıkta İstanbul’da Celtic’e yenilmezse, üst tura çıkacak. Celtic eledi, hiçbir iddiası yok. 
Aslında, Avrupa Kupasında en iyi giden takım Beşiktaş görünüyordu. Ama zor bir gruba düştü. Beşiktaş da önceki akşam Arnavutluk takımını 2-0 yendi ve son haftaya grup lideri olarak girdi. Ama 10 Aralık’ta son maçını, Potekiz’de Sporting Lizbon’la oynayacak ve turu geçmesi için yenilmemesi gerekiyor.
Yıllar önce Kocaelispor Sporting Lizbon’un rakibi olmuştu. Deplasmandaki maça gitmiştim. Lizbon’da Beşiktaş’ı tam bir futbol cehennemi bekleyecek. Sporting Lizbon’ın turu geçmesi için kazanması, Beşiktaş’ın kaybetmemesi gerekiyor. 10 Aralık’ta Kara Kartal’ın işi hiç kolay değil.
                                                                                        
*Bütün gözler CHP’de 
16-17 Ocak’ta büyük kurultay kararı alan CHP’nin ilimizdeki ilçe kongreleri bugün başlıyor. İlk kongreler bugün Kartepe ve Dilovası’nda. Yarın 5 ilçe kongresi birden yapılacak. Tabii en önemlisi, İzmit ilçe kongresi olacak.
CHP’de bu kongreler son derece önemli. Partide bazı kişilerin siyasi hayatı bitecek. Muhtemeldir ki, yeni bazı isimler CHP’de ortaya çıkacak. Bu ilçe kongrelerinden çıkacak sonuçlar, 27 Aralık’taki il kongresinin kaderini etkileyecek. İl kongresinde ortaya çıkacak sonuç, kurultayda Genel Başkanı ve parti yönetimini şekillendirecek. 
CHP kongrelerinde en bette tartışmalar olacaktır. Zaman zaman bu tartışmaların sertleşmesi de mümkündür. Ama kongreler kavgasız bitmelidir. Daha önemlisi, kongreler düzen içinde yapılmalı, sonuçları üzerinde en küçük bir şaibe bulunmamalıdır. Umuyor ve diliyorum ki, CHP kongreleri ilan edildiği saatlerde başlar. Divan heyetlerinin sorumluluğu var. Kongreler düzen içinde geçmeli, saat 17.00’ye kadar o kullanma işlemi tamamlanmalı ve saat 17.00’de tasnif başlamalıdır. Yerel gazeteler de baskıya girmeden önce, CHP kongrelerindeki sonuçları bekleyecekler. Bu ilçe kongrelerinin aksama, gecikme olmadan ve havada yumruklar, sandalyeler uçuşmadan tamamlanması, bence ortaya çıkacak sonuçlardan daha önemlidir. 
*Çok önemli bir iş yapıyorlar
Her yıl kasım ayında, bizim kısaca Kavakçılık olarak adlandırdığımız Kavak ve Hızlı Gelişen Orman Ağaçları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün İzmit tesislerinde Teknik Kurul toplantıları yapılır. Bu yıl 54 ncüsü düzenlendi. Türkiye’nin en önemli kavak ve hızlı gelişen orman ağaçları uzmanları bu toplantılara katılır, uzun çalışmalar sonucu elde edilen yeni türler tanıtılır.
Yıllardır, bir gazeteci olarak bu toplantıları heyecanla takip etmeye çalışıyorum. Aslında ağaç uzmanlarının İzmit’teki bu önemli toplantısından kamuoyunun pek bilgisi olmaz. Zaten kimseler de ilgilenmez. Ama çok önemli buluşlar ortaya konulduğunu biliyorum. Yıllar önce İzmit’teki bu toplantılarda ortaya konulan ve çok hızlı büyüyen yeni bir ağaç fidanı  tanıtılmıştı. Bu ağacın fidanından iki tane de bana hediye ettiler. Bende ağaç dikecek bağ, bahçe yok. İki fidanı birer arkadaşıma hediye ettim, tarif edildiği gibi diktiler. Emin olun 2 ay içinde ikisi de kocaman birer ağaç haline geldiler. Hala biri Yenişehir Mahallesi’nde, biri Akmeşe yakınlarında iki bahçede kocaman birer ağaç olarak duruyorlar. 
Bu yılki toplantılarda da uzmanlar yeni geliştirdikleri iki hızlı gelişen ağaç türünü tanıtmışlar. Uluslararası Kavak Federasyonundan bu iki yeni ağaç için sertifika talep edilecek. Daha sonra da Türkiye’de dikilmesi sağlanacak. 
Ağaç, orman, yeşillik son derece önemli bir konu. Türkiye’de ağaçlandırma çalışmaları açısından en başarılı belediyelerden birinin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bizim ilimizin her yeri ağaçlandırıldı, yeni orman alanları yaratıldı. Bu Kavakçılık’taki toplantıları takip etmek, hızlı gelişen yeni orman ağaçları konusunda bilgilenip, bu uzmanların deneyimlerinden yararlanmak da gelecek açısından hayli önemlidir.
*Okul ihalelerinde çok seçici olmak lazım
İlimizde eğitim alanında önemli yatırımlar yapılıyor. Yetersiz hale gelen, atık  bulunduğu bölgedeki  ihtiyacı karşlayamayan, ya da ski, riskli binalada bulunan okulların yerine yeni binalar yapılıyor. 
Kocaeli Valiliği, önümüzdeki ay,  ilimizin çeşitli ilçelerinde  çok sayıda yeni okul binası inşaatı iin ihaleye çıkacak. Kartepede, Gölcük, Gebze, Derince’de  mevcut bazı okul binaları boşaltılacak, bunların yerine yeni binalar yapılacak. 
Milli Eğitim, hepsi 23 derslikli tek tip okul projeleri hazırlamış. Büün ihalelerde iş bitirme süresi 300 gün. Okul omayan bir bölgede yeni okul binası yapmak, nispeten kolay.Ama halen  kullanılan bir okulun eskidiği iin boşaltılıp, yerinde başka okul binasının yapılması daha zor bir iş. Çünkü yıkılması gereken eski okul binasında eğitim gören çocuklar  başka okullara gönderiliyorlar. Bu nedenle, yıkılan bir okul binasının yerine yapılacak yeni binanın  planlanan süre içinde bitmesi çok önemli. Aksi halde evlerinden uzak okullara gitmek zorunda kalan çocuklar da  aileleri de sıkıntı çekiyorlar.
Valilik, önümüzdeki ay 7-8 tane yeni okul binası için ihaleye çıkacak. Bu ihalelere  eminim pekçok  müteahhit katılacaktır. Yeni yapılacak bu  okulların, gelecek ders yılı başına olmasa da, gelecek  ders yılının ikinci yarısına yetişmesi lazım. Bu okul binalarının tahmini maliyetleri belli. İhalelerde çok düşük teklif veren  , bu işin atından kalkabileceği konusunda kuşku duyulan müteahhitlere  işi vermemek, seçici olmak gerekiyor. Okul binası işinin gecikmesi, yol inşaatlarındaki gecikmelere benzemez. Everinden uzataki okullara gidip gelmek zorunda kalan ilkokul öğrencilerinin ve ailelerinin  bu çileden biran önce kurtarılması gerekir. Geçmişte kentimizde müteahhitler yüzünden  çok geciken okul inşaatları olmuştu ve  büyük sıkıntı yaratmıştı. Bu acı tecrübelerden ulaka ders alınması gerekiyor. 
Bu yazı toplam 348 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37