1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. ÜLKEMDE DARBECİ ZİHNİYETİ SEVEN, TARAF OLAN VAR MI?
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

ÜLKEMDE DARBECİ ZİHNİYETİ SEVEN, TARAF OLAN VAR MI?

A+A-

Bugünkü makalemize soru cümlesiyle başlayıp, soru cümleleriyle tamamlamaya çalışacağım.  Sorularımızın muhatabı; Darbecilerden yana olan, darbecilere dolaylı destek veren, destek vermiyormuş gibi yapan, rüzgâra göre hareket eden, sağcı, solcu, milliyetçi, milli görüşçü, ulusalcı, laik, demokrat, liberal, Kemalist, muhafazakâr, şu partili, bu partili, amir, memur, köylü şehirli, okumuş, okumamış hülasa yediden yetmişe tüm insanlarımızdır. 
 İlk sorumuzu şu şekilde soralım: Sizin zihniyetinizin dışındaki herhangi bir partinin iktidarını kabul etmeyip, darbeci zihniyetin iktidar olmasını tercih eder misiniz?  Zulme rıza zulüm olduğunu bildiğinize göre, ideolojik düşüncenizden, kör bir parti taassubundan kaynaklanan kin, intikam, hırs, kıskançlıktan, ben bilirim başkaları bilemez gibi, kibir kokan anlayışınızdan dolayı, zulmü, zalimi, dış destekli alçak darbeyi ve darbe girişimini hoş görebilir misiniz?
 Elinizi taşın altına koymadan, İslam coğrafyasında ve ülkemizde ne olup bittiğinden habersiz ve ilgisiz kişiler olarak, koltuklarınızdan vatan, millet, din, mukaddesat nutukları atarak ve şuursuzca iktidarı eleştirerek, zalimlere destek verdiğinizi anlayamayacak kadar kör bir inadın tutsağı olduğunuzu anlayabiliyor musunuz?
İktidara karşı olan anlaşılmaz bir muhalefetinizden dolayı, yapılan maddi ve manevi hizmetleri görmeme inadıyla, yapma imkânı olmadığından, yapılamayan bazı işleri öne çıkarmak suretiyle iktidarı yıpratmaya milletin kafasını karıştırmaya çalışmanız, zalimlere doğrudan veya dolaylı bir şekilde destek verdiğinizi anlayamayacak kadar basiretsiz olabilir misiniz?  Darbeden yana olmadığınız halde, ikinci bir darbe kalkışmasına vesile olacak yakınlarınızı,  güvenlik güçlerine ihbar etmiyorsanız, zulme rıza gösterdiğinizi düşünebiliyor musunuz? 
Her türlü darbelerin, darbe girişimlerinin, siyasi ve ekonomik krizlerin, dış destekli hain terör olaylarının, ülkenin imarına kalkınmasına, sosyal barışın, milletin maddi ve manevi kazanımlarına zarar verdiğini, zalim şer güçleri sevindirdiğini bilmiyor musunuz? 
İktidar partisini sandık yoluyla düşürmek varken,  zalim dış şer güçlerin, içteki hainlerle işbirliği yaparak, darbe girişimiyle düşürmek veya düşürmeye kalkışmak, fikri hür, vicdanı hür bağımsız bir ülkenin insanlarına yakışıyor mu? Darbecilere destek veren hain şer güçlerin hilelerini anlayamayacak kadar ufku dar insanlar olabilir misiniz?
Milli selamet partisinden başlayarak, bugüne kadar görev aldığı her kademede, ülkesine ve milletine hizmet eden Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan neden rahatsız olduğunuzu net bir şekilde ortaya koyabilir misiniz?
İstanbul büyük şehir Belediye başkanı olunca, o güzelim şehri Yüce Allah’ın izniyle Bismillah diyerek, sarsılmaz imanıyla, azmiyle ve kararlılığıyla,  susuzluktan, çöp yığınlarından, pislikten, kokuşmuşluktan kurtardığı için mi rahatsız oldunuz? 
Başbakan olarak merkezi yönetime gelince, ülkenin imarına, alt ve üst yapısına, Fert başına 3000 dolar olan milli geliri 10000 dolara çıkartmasından İMF ye olan 21 milyar doları ödeyerek İMF den borç almayı değil, borç vermeyi taahhüt eden bir insandan, zalim şer güçlerin neden rahatsız olduklarını anlayabildiniz mi?  
Boğazın geçiş tünellerinin, Osman gazi ve Yavuz sultan selim köprülerinin, bunlara bağlı çevre yollarının, hızlı trenin, dünyanın en büyük üçüncü hava limanının yapılmasından ve yapılacak olan Çanakkale geçiş köprüsünden, kanal İstanbul’dan ve diğer projelerden rahatsız olan zalimlerin, rahatsızlığına ortak olabilir misiniz?
Yerli helikopter, tank, savaş gemisi, pilotsuz hava aracı, zırhlı araç, top, füze uçaksavar, hulasa milli savunma sanayimizin %70’ini yerli ve milli olarak üreten, üretmesi yönünde kefenini koltuğunun altına alarak yola koyulan, milli ve yerli duruş sergileyen bu liderden neden rahatsızlık duyduğunuzun izahatını yapabilir misiniz? 
Ülkenin milli çıkarlarını düşünen bir siyasi anlayışla hareket eden, dış politikada zalimlerin pozisyonuna karşı milli hamleler yapan, dünya beşten büyüktür diyen, dünya barışı için zulmü değil, barışı savunan, Müslümanlığını gizlemeyen her zeminde İslam barış dinidir diyen bir liderden rahatsızlık duyulur mu? 
 Ekonomide kazan- kazan politikasıyla dengeleri kurmaya çalışan, dünya yönetiminde ben de varım diyen, İslam ümmetinin birliğini savunarak bir güç olduğunu dünyaya ilan eden ve Türkiye’yi dünyanın her köşesinde tanıtmaya gayret eden bir liderden, kimlerin rahatsız olduklarını biliyor musunuz? Eğer biliyorsanız sizler o rahatsız olanlarla birlikte hareket edebilir misiniz?
 Güç ve kuvvet sahibi Yüce Allah olduğunu bildiğiniz halde, inanmayanlarda aslında gönül deriliklerinde bu değişmez kuvvet ve kudreti bildiklerine göre, neden Zalim güçlerin istek ve arzularına göre hareket ettiğinizi hiç sorguladınız mı? 
Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin maddi cephelerinin yanında, manevi yönlerini de doğru bir şekilde güçlendirmek için, okullarda Kur’an ve siyer derslerinin okutulması, başörtüsünün serbest olması, kamu içi alan, kamu dışı alan ayırımına son verilmesinden kimler neden rahatsız olmaktadır?
Özetleyerek sorduğum soruların muhatapları darbe girişimine karşı duranlar, durmayanlar, susanlar, destekleyen, desteklemeyen herkesedir. Hiç kimse kendini sorduğumuz sorulardan muaf görmemelidir. Herkes payına düşeni almalıdır.
Her şey ayan beyan ortadadır. Kelime ve kavramlara farklı anlamlar yükleyerek siyaset yapılmamalıdır. Her kavram kendi anlamıyla ağırdır. Şehitlik, hâkimiyet, demokrasi, egemenlik, cumhuriyet gibi ve benzeri kavramlara farklı anlamlar yükletilmeden ve sulandırmadan hakkı verilmelidir. Geçmişte zorla dayatılan bazı kelime ve kavram alışkanlıklarımızdan vazgeçmeliyiz. Kelime ve kavramları kendi öz anlamlarıyla kullanmalıyız. Fincancı katırlarını ürkütmeden kuşdiliyle konuşmanın devri kapanmıştır. Zira kartondan filler zücaciye dükkânına girerek suçüstü yakalanmışlardır.
Sayın Cumhurbaşkanımıza ve merhum Erbakan Hocaya yapılanları anlayabilmek için,  Başta Ermenilerin ve diğer zalim güçlerin “KIZIL SULTAN” diye düşman ilan ettikleri Sultan 2. Abdülhamit Han’a yapılan suikastın sebeplerini araştırıp okumalısınız. Merhum Tevfik Fikret Rahmetli Sultanı suçlayarak, şöyle bir ağıt yaktı.
“Ey şanlı avcı,  tuzağını boşa kurmadın! /Attın.. Fakat yazık ki, yazıklar ki, vuramadın!/ Dursaydı bir dakikacık (bu hep) gecen zaman./ Ya da o durmasaydı, o talihsiz taç./ Kanlarla bir cinayette pek benzeyen bu iş/ Bir iyilik olurdu, benzeri yüzyıllarca geçmemiş. 
Aynı Tevfik Fikret, Sultanın tahtan indirilmesiyle, devletin düştüğü durumu görünce, bin pişmanlık duyan şu mısraları yazmıştır.
Neredesin şevketlim, Sultan Hamid Han?/ Feryadım varır mı barigâhina? Ölüm uykusundan bir lahza uyan,/ şu nankör’ün bak günahına/Tarihler ismini andığı zaman, sana hak verecek, Ey koca sultan./ Bizdik utanmadan iftira atan, asrın en siyasi padişahına.  
Gerek dünyada, gerekse ahret âleminde utanmamak için tarihten ibret alarak, çok dikkatli olmalıyız ve dikkatli konuşmalıyız.
                                                                          
 
 

Bu yazı toplam 1056 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum