1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. Ülkemizden bir Jennifer Lopez geçti!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Ülkemizden bir Jennifer Lopez geçti!

A+A-

Geçen hafta yazılı ve görsel medyada Jennifer Lopez aşkı depreşerek topluma pompalandı. Günler öncesinden, kadın daha gelmeden “şok,şok,şok”, “beklenen an geldi” gibi tahrik ve tazyik edici haberlerle önce toplum hareketlendirildi ve böylelikle Lopez aşkı tüm eğlence dünyasına enjekte edildi. Ardından da milyon dolarlar toplandı. Bu paraların nere gittiği de meçhul. O da ayrı mesele tabi.

Gelelim konumuza:

Tüm bunlar ne zaman yapıldı?

Tam da, kuru ekmeğin yükselen fiyatından muzdarip olan insanlarımızın feveranı yükselirken, Jennifer Lopez'in endamını izlemek için ayakta 7 bin TL, locada 300 bin TL bilet ücreti ödendiği haberleri dilden dile dolaşmaya başlandığı zaman. Halbuki, sokaklar Lopezvari endamlı striptizcilerle dolu. Enayiler bunca paraları Lopez için harcayacaklarına, şöyle bir sokağa çıkıp birkaç saat turasalardı, Lopez’in enva-i çeşidini seyretmeleri mümkündü. Hem de bedavaya…

Evet, bu sadece bir örnek.

Bu ve benzeri absürt örnekler sadece ülkemizde değil tabi; özellikle İslam aleminde o kadar çok israf, o kadar çok mantıksız harcamalar yapılıyor ki, zengin ile fakirin arasındaki makasın her geçen gün giderek açıldığını gözler önüne seriyor.

Keza, bu ve buna benzer o kadar çok uçuk-kaçık örnekler var ki, gerçekten özellikle yaşam mücadelesi veren fakir insanları giderek zengin düşmanı yapmaya yetiyor.

Nefsinin tatmin etmek için yüz milyon dolarlarca yatlar, katlar, uçaklar, lüks araba koleksiyonları, afaki tatil harcamaları, otel ve gazino kapatmalar, paha biçilmez saat koleksiyonları, çanta-ayakkabı ve mücevher koleksiyonları vs. vs….

Tüm bu nefsani duyguları depreştiren fuzuli harcamalar her ne hikmetse tamamına yakını İslam coğrafyasında yaşanıyor. Adamlar allayıp pullayıp bine mal ettiği herhangi bir mamulü janjanlı ambalajlarla İslam alemindeki hoyratlara milyon dolarlarla rahatlıkla pazarlayabiliyorlar.

Bir taraftan bu rezaletler yaşanırken, diğer tarafta yine aynı İslam coğrafyasında hayat-memat mücadelesi veren ve kurbandan kurbana ancak et yüzü görebilen sayıları milyonları geçen fakr-u zaruret içerisinde sefil hayat yaşamaya terk edilen güya Müslüman kardeşleri…

Bu nasıl kardeşlikse, bir taraftan paraları harcamaya yer arayan israf ve şatafat içerisinde debelenen ve bir ülkenin kaynaklarının % 80’inini hoyratça kullanan zirvedeki Man kurtları oluşturan % 20’lik azgın azınlık; diğer taraftan nüfusun % 80’nini oluşturan ve tüm ülke kaynaklarının sadece %20’si ancak paylaşabilen muhtaç kitleler… İşte vahşi kapitalizm dedikleri bu şeytani düzene en çok da paçayı kaptıranlar da ne yazık ki Müslümanlar. Ne gariptir ki, haklarının azgın azınlık tarafından gasp edildiğini bilen bu % 20’lik sömürülen kesimin de sesi çıkmıyor ve adeta terk edildiği kaderine razı olmuş vaziyette sersefil bir hayata devam etmeyi kabulleniyor.

Müslüman ülkelerin varsa ferasetli yöneticileri, israfı körükleyen tüm malları kendi ülkelerine sokmamayı ve bu tür harcamaların önünü tıkamaları insani ve İslami bir görevdir. Hatta, bu paraları böylesi absürt eğlencelere, lüks ve şatafata harcayan haramzadeler incelenmeye alınmalı ve mali açıdan gereken yapılmalıdır. Madem iki saatlik zevk için 7000 ila 300.000 TL arasında bir harcama yapmayı göze alabiliyorlar, bakalım kazandıklarından ne kadarını vergi olarak ülkesinin maliyesine bırakabiliyorlar.

Evet, bu yapılmalı, hem de ivedilikle yapılmalı.

M. Zeki CANŞİ

Bu yazı toplam 850 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum