1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Uludere'nin kasten yapıldığına dair delil yok
Uludere'nin kasten yapıldığına dair delil yok

Uludere'nin kasten yapıldığına dair delil yok

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki Uludere Alt Komisyonu, yaklaşık 15 aydır sürdürdüğü çalışmalarını tamamladı. Uludere Alt Komisyonu'nun hazırladığı 84 sayfalık raporda, "Tüm Türkiye'yi

A+A-

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki Uludere Alt Komisyonu, yaklaşık 15 aydır sürdürdüğü çalışmalarını tamamladı. Uludere Alt Komisyonu'nun hazırladığı 84 sayfalık raporda, "Tüm Türkiye'yi derinden üzen ve sarsan bu olayla ilgili yapılan araştırma ve incelemelerde; olayın kasten yapıldığına yönelik olarak herhangi bir delil elde edilemediği görüş ve kanaatine varılmıştır" denildi. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, alt komisyonun hazırladığı Uludere raporunu, 27 Mart Çarşamba günü görüşecek.

Uludere Alt Komisyonu: Yeterli zaman vardı ancak iyi değerlendirilmedi

Meclis Uludere Alt Komisyonu Raporu’nda, geçen yıl 28 Aralık’ta, 34 vatandaşın hayatını yitirdiği hava bombardımanı ile ilgili, “İnsan ve hayvanlardan oluşan grubun 18.23’te tespit edildiği ve ilk bombanın 21.39’da atıldığı bilinmektedir. Bu süre zarfında tüm kurum ve birimlerin eşgüdüm içerisinde çalışmasıyla görüntülenen grubun tanımlanmasının yapılabilmesi için yeterli sürenin bulunduğu, bölgenin coğrafi koşulları ile birlikte grubun bombalandığı alan olan bekleme noktasının en yakın askeri üs bölgesine ve yerleşim yerine yaklaşık 4-5 kilometre uzakta olduğu hesaba katıldığında grubun terörist grup olup olmadığı hususunu teyit etmek için yeterli zaman olduğu halde bu imkanın iyi değerlendirilemediği kanaatine ulaşılmıştır.” tespitinde bulunuldu.

TBMM Uludere Alt Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, 34 vatandaşın hayatını yitirmesi ile sonuçlanan olay günü saat 21.06’da ilk grubun Türkiye sınırına 50 ila 80 metre mesafede olduğu tahmin edilen açık alana ulaştığında bu alanın en yüksek noktasında kümelendiği belirtilerek, “Bu saat itibariyle ikinci grup ta yaklaşık bin 100 metre geride açık alanda beklemektedir. Gruplar yaklaşık 35 dakika açık alanda hiçbir güvenlik tedbiri almadan hayvanlarını bırakarak bekleme yapmışlardır. Sağ kurtulanların ifadelerine göre ilk grup sadece açık alandaki en yüksek noktada telefon çektiği için telefon görüşmesi yapma maksadı ile toplanmıştır. Grubun hal ve hareketlerinden mevzilenme veya herhangi bir saldırıya karşı tedbir almadıkları aksine oldukça rahat tavırlar sergiledikleri görülmüştür. Grup bu noktaya kadar İHA gözetiminde açık alanlardan, Irak’ın kuzeyinden Türkiye’ye doğru giden toprak yoldan sınır noktasına ulaşmıştır.” denildi.

Grubun açık alanda beklediği noktanın Gülyazı Tugayı'na yaklaşık 5 kilometre mesafede olduğu, top menzili içerisinde bulunduğu ifade edilerek, şu tespitlerde bulunuldu: “İHA tarafından ilk aracın 17.20’de, insan ve hayvanlardan oluşan grubun 18.23’te tespit edildiği ve ilk bombanın 21.39’da atıldığı bilinmektedir. Bu süre zarfında tüm kurum ve birimlerin eşgüdüm içerisinde çalışmasıyla görüntülenen grubun tanımlanmasının yapılabilmesi için yeterli sürenin bulunduğu, bölgenin coğrafi koşulları ile birlikte grubun bombalandığı alan olan bekleme noktasının en yakın askeri üs bölgesine ve yerleşim yerine yaklaşık 4-5 kilometre uzakta olduğu hesaba katıldığında grubun terörist grup olup olmadığı hususunu teyit etmek için yeterli zaman olduğu halde bu imkanın iyi değerlendirilemediği kanaatine ulaşılmıştır. Tereddüt oluşturması gereken bir başka veri de öndeki ilk gruba atılan 3 bombadan sonra, yaylanın sonunda bin 100 metre geride beklemekte olan ikinci grubun hiç dağılmadan açık alanda beklemeye devam ediyor olmasıdır. Grubun terörist grup olması durumunda harekatı gerçekleştiren uçakların seslerini duyduktan ve ilk gruba atılan bombalardan sonra son derece dağlık ve sarp olan arazide gizlenecekleri sonucuna ulaşılabilmektedir. Bu durum ayrıca grubun tecrübesizliğini de ortaya çıkarmaktadır… Buna karşın askeri yetkililer bahsedilen karakteristik davranışların yani; topçu atışına rağmen grubun dağılmaması, yürüyüşüne devam etmesi, ilk bombalamadan sonra aradaki grubun dağılmamış olması, grubun 40 civarında büyük bir grup olması, gruptaki insan sayısı ile katır sayısının yakın olması gibi verilerin bu grubun terörist grup olduğu yönündeki kanaatlerini pekiştirdiğini beyan etmişlerdir.”

“GRUP KÖYLERİNDEN ÇIKARKEN DEĞİL, IRAK’IN İÇLERİNE DOĞRU GİDERKEN TESPİT EDİLDİ”

Raporda, insan ve hayvanlardan oluşan grubun iddia edildiği şekilde köylerinden çıkarken değil Türkiye sınırına göre yaklaşık 4.5 kilometre uzaklıkta ve Irak’ın içlerine doğru giderken tespit edildiği ifade edildi.

Gülyazı Muhtar Vekili'nin ikinci bombanın atılması sonrasında Gülyazı Jandarma Karakol Komutanı'nı telefonla aradığı, son bombanın görüşme bitiminden 69 saniye sonra düştüğü belirtilerek, “Bu kadar kısa süre içerisinde son bombanın atılmasının engellenmesi fiilen imkansız.” tespitinde bulunuldu.

2. Ordu Komutanlığı’nın raporunda kaçakçı grubun içerisinde 6 teröristin bulunduğu ve hava harekatı sonrasında öldükleri, olay yerine gelen terör örgütü mensupları tarafından götürüldüklerinin ileri sürüldüğü belirtilerek, “'Olaydan sonra bölücü terör örgütü mensupları arasında yapılan telsiz görüşmelerinde, Fehman Hüseyin isimli teröristin başka bir teröristle yaptığı konuşmadan '2 teröristin olay yerine gittiği, olay yerinde 48 cenaze olduğu, 2 kişinin olaydan sağ çıktığı' bilgisi edinilmiş olup, başka teröristler arasındaki telsiz görüşmelerinde ise olay yerine giden teröristlerin kaçakçılara ait bazı yükleri sakladıklarını konuştukları belirtilmiştir. Farklı iki terörist arasında yapılan görüşmede ise hava harekatında hayatını kaybedenler arasında yer alan bir kişinin sicilinin istendiği ifade edilmiştir.'' denildi.

Raporda jandarma unsurlarının hukuken İçişleri Bakanlığı ve mülki amirlere karşı sorumluluk taşırken kara kuvvetleri unsurlarının hiyerarşik olarak İçişleri Bakanlığı ile bir bağı bulunmadığı, Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı olduğu ve iç güvenlik harekatı uygulanan bölgelerde karar alma mekanizmasında iki başlılık oluştuğu aktarıldı.

ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER

Alt Komisyon raporunda bazı önerilere de yer verildi. Buna göre sınır birliği, sınır hattının fiziksel sistemler ve elektronik sistemler aracılığı ile denetlenmesi gerektiği gibi tespitlere yer verildi. Raporda, “Sınır hattının sıkı bir şekilde kontrolünün yanında sınır kapısı açılmasının, Irak’ın kuzeyinde akrabaları olan bölge halkının sınırdan geçişleri ve pek çok kişinin de geçim kaynağını oluşturan kaçakçılık faaliyetlerinin yasal zemine oturtulması, sınırdan yasadışı geçişlerin kontrol edilmesi bakımından gerekli olduğu kanaatlerine ulaşılmıştır.” denildi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.