1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Umarım, benim için bu son seçim olur
Umarım, benim için bu son seçim olur

Umarım, benim için bu son seçim olur

Dile kolay, 40 yılı geride bıraktık. Kaç genel, kaç yerel seçim döneminde, kaç referandum döneminde gazeteciydim, artık hesabını bilmiyorum.

A+A-

Şunun şurasında 3 hafta kadı. 31 Mart seçimlerini de yine işin başında, gazeteci olarak göreceğiz. Bu seçimin, benim açımdan gazeteci kimliğimle son seçim olmasını içtenlikle diliyor ve arzuluyorum.
…………………….

Elbette beğenmeyenler, çok kızanlar, her gün arkamdan sövenler de var. Ama genellikle okurlar, İzmitliler yeri geldiğinde “Ne güzel yazıyorsun” diyorlar. “Televizyona çıkınca ne kadar rahat konuşuyorsun” diyorlar. 
Çok açık söylüyorum. Hiçbir özelliği olan adam değilim. Sözde mühendisim, ama hiç anlamam. Çağın teknolojilerinden çok uzağım. Akılsız cep telefonlarını bile kullanamıyorum. Bir yabancı ülkede kaybolsam, belki derdimi anlatacak kadar yabancı dil bilirim. 
Hiçbir zaman, oturup üç-beş ahbaba yemek ısmarlayacak, birinin yarasına merhem olacak kadar param da olmadı. Bütün tavsiye ve telkinlere rağmen yürüyüş yapmam, spor yapmam. Sağlık açısından sakıncalı ve yasak olduğu söylenen her şeyi yerim, yaparım. Emin olun, araba kullanmaktan bile nefret ediyorum. Çabuk canım sıkılır. Uzun boylu toplantılara falan da dayanamam. 
Ama çok okurum. Antenlerim sürekli açıktır. Bu bir mesleki refleks olsa gerek. Tevazuyu bir kenara koyarsak, bir de Allah vergisi normalin üzerinde zekaya sahip olduğumu düşünüyorum. Buna rağmen, kandırılmaya ve aldatılmaya da çok müsait bir adamım. Çünkü karşımdakine inanırım, güvenirim. 
Bu meslekte, bu kentte beni bir yere getiren asıl özelliğin ise, “Samimiyet ve şeffaflık” olduğunu düşünüyorum. A kişiye farklı, B kişiye farklı konuşmam. Birini övüyorsam menfaat için, birini yeriyorsam kavga etmek için değildir. 
Bulunduğum her ortamda, kimseyi kendimden küçük görmediğimi, ama hiç kimseyi de kendimden büyük olarak düşünmediğimi söyleyebilirim. Bildiğim kadarıyla, hayatım boyunca kimseye haksızlık yapmadım. Öğrencilik yıllarımda bile, başkasından kopya çeken değil, çevremdeki herkese kopya veren biriydim. 
Çok az gazetecinin benim kadar şeffaf olabildiğini düşünüyorum. “Ben gittim, şurada rakı-balık yaptım” diye yazabilirim. Ne yediğimi, ne içtiğimi, kiminle oturup, kiminle kalktığımı, tatilde ufak çaplı kumar oynamaktan zevk aldığımı bile yazdım. 
Hiçbir zaman, “Milli Piyangoda büyük ikramiye çıkarsa, hepsini toplumun hizmetine harcar, fakir fukaraya dağıtırım” gibi bir yalancı popülizm içinde olmadım. 
Ama kimsenin hakkını yemedim. Kimseye kazık atmadım. Kimseyi dolandırmadım. Bu meslek dışında hiçbir işten beş kuruşluk kazanç elde etmedim. 
…………………
Emin olun, özellikle bu kentte ve bu dönemde böyle gazetecilik yapmak, hem de 40 küsur yıl yapmak çok, hem de çok zor. İnsan içeriden çürüdüğünü hissediyor. Sürekli okuyarak, bulmaca çözerek ve düşünerek zihnimi korumaya çalışıyorum. 
Benim için Büyükşehir Adayları Tahir Büyükakın da, Dr.Serdar Kaman da çok değerli birer dosttur. 
Benim için İzmit Adayları Fatma Hanım da, Sibel Hanım da aynı değerdedir. Hatta Büyükşehir’de HDP adayı Züleyha Gülüm; İzmit’te Saadet Partisi Adayı Ahmet Özen de makbul, saygın adaylardır. 
Herhangi birinin kazanması veya kaybetmesiyle benim bugünümün ve geleceğimin en küçük bir bağlantısı yoktur. Günümüzde bütün gazeteciler kendilerini çok güçlü, çok itibarlı, çok önemli kişi olarak görürken; kazananın hep yanında, kaybedenin hep karşısında gözükmeye çalışırken, 31 Mart’ta kim kazanacak, kim kaybedecek inanın benim için zerre kadar önemli değildir. 
………………….
Bu süreçte özellikle Haldız Ailesi’ne teşekkür ederim. Özellikle benim yazılarımla ilgili en küçük bir telkin, baskı görmedim. Gelen herkes ile görüşüyor, herkesle ilgili inandıklarımı, doğru bildiklerimi yazabiliyorum. 
Ama yorgunum. Artık bu sütunlarda yarın ne yazacağım diye daha uzun süre düşünmek zorunda kaldığımı hissediyorum. Kendi kendime oto sansür uygulamak zorunda kaldığımı da ender de olsa hissedebiliyorum. 
Türkiye’de şehir gazeteciliğine öncülük etmiş bu kentte yeni ve güçlü bir şehir gazetesine şiddetle ihtiyaç olduğunu söyleyenlere “Haklısın” diyorum. 
Ben gazeteciliğin öldüğünü söyleyenlere katılmıyorum. Her türlü siyasi ve sermaye bağından uzak; tamamen gazetecilerin, gazetecilikten başka işi olmayan insanların yönettiği ve hazırladığı, kimseye saldırmayan, şantaj, tehdit yapmayan, kimsenin borazanını çalmayan, bizim eski ÖZGÜR KOCAELİ gibi bir gazetenin bu kentte yine günlük 10-12 bin tiraja ulaşabileceğine, her eve, her iş yerine girebileceğine inanıyorum. 
Ama bugün o ortam yok. Bugün öyle bir gazete çıkartma şansı yok. 
……………………….
Ben, 31 Mart Pazar günü, ailem ile birlikte oyumu kullanacağım. O gece son kez “Seçim gazetesi” yapacağımı umuyorum. 1 Nisan’dan sonraki Kocaeli ve Türkiye için -seçim sonuçları ne olursa olsun- umutluyum. 
Ama 31 Mart Pazar gecesi yapacağımız 1 Nisan Pazartesi seçim gazetesinin, benim açımdan gazetecilik kariyerimin son seçim sonucu gazetesi olmasını gerçekten, bütün kalbimle diliyorum. 
Zaten çok sağlıklı, kendine iyi bakan bir adam değilim. Önümüzdeki 5 yıl için kendime sağlıklı bir ömür de biçemiyorum. Ama Allah ömür verse bile, 5 yıl sonraki seçimlerde bu kentte veya başka bir yerde gazeteci olmak kesinlikle istemiyorum. 
Beyin ve zihin kapasitem de artık 5 yıl sonrasına uygun olmayacak diye düşünüyorum. 
Öyle kitap yazayım, her gün bir internet sitesinde ahkam keseyim, televizyon programı yapayım falan gibi bir hesabım da yok. 40 küsur yılda belki de başkasının 5-6 ömrüne sığacak kadar yazı yazdığımı düşünüyorum. 
Bugüne kadar namusumuzla geldik. Adımıza leke sürmedik. Bu seçimden sonra da umarım, geçim sıkıntısı olmadan, yaşlı ama, çocuk ruhlu bir emekli olarak günlerimi her türlü çalkantıdan uzak huzurlu bir şekilde geçirebilir; cebimde param varsa Kıbrıs’a tatil için gidebilecek kadar ayakları üzerinde durabilen bir adam olabilirim. 
Saygı ve sevgilerimle…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum