1. YAZARLAR

  2. Cemalettin Öztürk

  3. Ümitsizlik yok her şey geçecek...
Cemalettin Öztürk

Cemalettin Öztürk

Yazarın Tüm Yazıları >

Ümitsizlik yok her şey geçecek...

A+A-

Hiç kuşku yok ki korona virüs hayatımızın bir parçası oldu...
Vahşi, saldırgan bir düşman gibi etrafımızda gezinip duruyor...
Fırsatını bulup her an saldıracakmış gibi kendimizi titizlikle korumaya, kollamaya çalışıyoruz...

Korona virüsün bir salgın olarak dünyayı tehdit ettiği şu günlerde, insanlar adeta evlerinde hapis...
Sadece biz değil, tüm dünya, esnek çalışma sistemine geçmiş durumda...
Kurumlar ve işyerleri dönüşümlü sisteme geçti. ‘HOME OFİS’ yani evlerinde çalışma sistemine geçti...
Bu sisteme Özgür Kocaeli Gazetesi olarak biz de geçtik... Dönüşümlü çalışıyoruz...
Korona virüs salgını belki hayatı daha da içinden çıkılmaz hale getirirse evlerimizde çalışmak zorunda kalacağız...
Umarım ve diliyorum her şey daha da kötüye değil iyi doğru gider...

 

Bulaşma paranoyası 

Korona virüs vakaları ve virüs yüzünden ölenlerin sayısı yükseldikçe, toplumda ‘bulaşma paranoyası’ da artıyor... Özellikle sosyal medyada dolaşan ve gruplarda paylaşılan bulaşma yolları, virüsün hangi yüzeylerde kaç saat canlı kaldığına ilişkin söylentiler paranoyayı daha da artırıyor.
Markette aldığı paketli ürünleri yıkayanlar, dışarıdan gelen poşetleri evin içine sokmayanlar, kâğıda dokunmaktan çekinenler her geçen gün çoğalıyor...

 

Peki, bu bilgilerin ne kadarı doğru?

Sağlık Bakanlığı Korona virüs Bilim Danışma Kurulu Üyesi ve Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. ALPAY AZAP, kişilerin virüsün hangi yüzeyde ne kadar yaşadığından çok cansız yüzeylere dokunduktan sonra gerektiği gibi el temizliği yapmadan yüzümüze, gözümüze, burnumuza ve ağzımıza dokunmamamız gerektiğini söylüyor...

Toplumun virüsün cansız yüzeylerde ne kadar yaşadığına ilişkin gereksiz bir paranoya halinde olduğunu anlatan Prof. Dr. ALPAY AZAP, “Klasiktir solunum yolları virüsleri birkaç saat canlı kalabilirler.
Bu süre 3-24 saat arasında değişiyor. Farklı yüzeylerde farklı süreler var.
Metal yüzeylerin üzerinde 24 saati bulabiliyor. Karton benzeri yüzeylerde üç saat oluyor.
Fakat bizim açımızdan elini temiz tuttuğun sürece nerede ne kadar yaşadığının bir önemi yok. Çünkü virüs elinden girmiyor, hoplayıp zıplayıp gelip hasta etmiyor.
Ümitsizliğe kapılmayın” dedi.
*

İlk üç saat önemli 

Virüsün canlılığının ortamın ısı ve nem şartlarına göre değiştiğine de işaret eden Prof. Dr. Azap, “Virüsün canlılık süresini 7 güne hatta 21 güne kadar uzatanlar var.
Ancak burada ortamın dışında çok faktör bir arada bulunuyor.
Önemli olan o senin o cansız yüzeye ne kadar temas ettiğin, elini ne kadar orada tuttuğun ve eline ne kadar virüs aldığın ve elini yıkamadan hemen yüzüne gözüne sürüp sürmediğindir.
Virüs cansız yüzeye bulaştığı andan itibaren azalıyor.
Canlılığı üç saate kadar sürüyor dedik ama hastalık yapma kabiliyeti ilk andan itibaren azalıyor. Zaman geçtikçe virüs yükü azalıyor.
Yani bir yüzeyde 24 saat kalması demek, bunun birinci saatteki bulaştırıcılığı ile 24’üncü saatteki bulaştırıcılığı aynı kalmıyor” diye açıkladı.
 

Poşetleri eve sokalım mı?
 
Marketten getirilen poşetlerin ortalıkta fazla gezdirilmediği sürece eve sokulabileceğini söyleyen Prof. Dr. Azap, poşetlerin dışarıdan getirildikten sonra bir kenara bırakılması, içinden yiyecek maddeleri alındıktan sonra poşetlerin atılması ve ellerin hemen yıkanması gerektiğine dikkat çekti.
Marketten alınan paketli gıdaların yıkanmasına gerek olmadığına da işaret eden Prof. Dr. Azap, paketin içine virüsün giremeyeceğini ancak dışarıdan alınan maddeleri elledikten sonra mutlaka ellerin yıkanması gerektiğini hatırlattı.

 

Gazeteden bulaşmaz 

Genellikle gazetelerin paketler halinde dağıtıldığını belirten Prof. Dr. Azap, “Gazeteyi ilk olarak siz alıp okuduğunuz için buradan bulaşmaz” dedi.

 

Asıl tehlike cep telefonları

Her an elimizde bulunan ve yüzümüze yapıştırdığımız cep telefonunun daha fazla risk taşıdığını hatırlatan Prof. Dr. Azap, “Cep telefonu her yere konmamalı, kulaklıkla konuşulmalı, aralıklı olarak temizlenmelidir. Zarar görmemesi için bir kılıf kullanılabilir. Böylece daha kolay temizlenir” dedi.

 

Virüs; havada, suda toprakta yaşamıyor

Virüsün insandan insana bulaştığını belirten Prof. Dr. Azap, “Virüs havada, suda, toprakta yaşamıyor. Havada asılı kalmıyor. 1-2 metreden uzağa gidemiyor. İnsanlardan uzak kalmak gerekiyor. Bu yüzden en az bir metre olan sosyal mesafeyi koruduğumuz, çok dokunulan yüzeylere dokunmadığımız, dokunduktan sonra mutlaka ellerimizi temizlediğimiz sürece yüzeylerden virüs bulaşmaz” dedi.

 

Ayakkabılara dikkat

Hasta kişilerin tükürüğünde ve balgamında virüs yükünün fazla olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Alpay Azap, bu kişilerin tükürdüğü yerlere basmanın virüsün ayakkabı ile taşınmasına sebep olabileceğini bu yüzden ayakkabıların mutlaka kapının önünde çıkarılması gerektiğini hatırlattı.
Azap, ayakkabıların içeri alındıktan sonra bir kâğıt üzerinde bekletilmesi ve ellerin yıkanması gerektiğini söyledi. Azap, yerdeki virüsün havalanıp hasta etme yeteneğinin de olmadığını söyledi.


Aydınlatıcı bilgiler

Ancak toplum olarak virüsün hala ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için gereğinden çok fazla panik yapıyoruz. Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. ALPAY AZAP, korona virüsün nasıl bulaştığını, neye dikkat etmemiz gerektiğini söylüyor.
Bilim insanlarının anlattıklarını harfiyen yaparsak korkulacak bir durum söz konusu değil. Gereksizce panik yaparak paranoyak olmaya gerek yok. Bilinçli davranalım...
Ümitsizlik yok her şey geçecek...

Bu yazı toplam 1536 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum