• BIST 106.764
  • Altın 142,206
  • Dolar 3,5340
  • Euro 4,1188
  • Kocaeli 27 °C

ÜMMET-İ MUHAMMED OLMA ŞEREFİ (2)

Mehmet SÖNMEZOĞLU
Teminat verilmiş ümmet: Ümmetinden hiçbir kimsenin cehennemde kalmasına gönlü razı olmayan Efendimiz (s.a.s.), ümmetini koruması, onlara acıması ve onları bağışlaması için sürekli Allah’a dua etmiştir.  Ümmetine karşı son derece şefkatli ve merhametli olan Peygamber Efendimiz geçmiş ümmetlerin durumunu düşünmüş, ümmetinin ahiretteki durumu hakkında endişeye kapılarak ağlamış ve “Allahım, ümmetimi koru, ümmetime acı!” diye duada bulunmuştur. Bunun üzerine Allah Teâlâ, Cebrâil (a.s.)’ı göndererek şu müjde ile teminat vermiş ve O’nu teselli etmiştir: “Ümmetin konusunda seni razı edeceğiz ve seni asla üzmeyeceğiz.” (Müslim, İman, 346) Bu hadis-i şerif biz mü’minler için büyük bir ümit kaynağıdır, ancak bu ve benzeri hadislere güvenerek kulluk görevlerimizde ihmalkârlık yapmamak gerekir. Bilakis bu müjdeler bizim kulluk şevkimizi arttırmalıdır.
Ümmet-i Muhammed alametleri ile tanınır: Kur’an’da, ümmet-i Muhammed’in yüzlerinde secde eseri olan alametleri bulunduğu, onların bu durumlarının Tevrat ve İncil’de anlatıldığı bildirilir. (Fetih, 48/29) Hz. Peygamber (s.a.s.) de ümmetinin abdestten dolayı yüzlerinde nur, el ve ayaklarında parlaklıklar olacağını ve mahşer yerinde bu alametleri ile tanınacaklarını haber vermektedir. (Müslim, Tahâret, 39) 
Kendilerine zorluk yüklenmeyen ümmet: Kur’an-ı Kerim’de; “Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez” (Mâide, 5/6), “Dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi” (Hac, 22/78) buyrularak, geçmiş ümmetlere yüklenen ağır sorumlulukların Ümmet-i Muhammed için hafifletildiği bildirilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) de ümmetine olan düşkünlüğünden dolayı onlara zahmet verecek şeyleri emretmemiştir. Mesela bir hadis-i şerifte, “Ümmetime zor geleceğinden endişe etmeseydim, onlara her abdest alırken misvak kullanmalarını emrederdim” (Müslim, Tahâret, 42) buyurmuştur.
Allah’ın huzurunda melekler gibi saf bağlayan ümmet: Müslümanlar, diğer ümmetlerin ibadetlerinden farklı olarak cemaatle namaz kılarken aynı hizada saf saf dururlar. Hz. Peygamber (s.a.s.), onların bu halini meleklerin Allah Teâlâ’nın huzurunda öndeki safları tamamlayıp birbirine perçinlenmiş gibi bitişik duruşlarına benzetmiştir. (Müslim, Salât, 119) 
Yeryüzünü mâbed edinen ümmet: Daha önceki peygamberlerin ümmetleri ibadetlerini belli mekânlarda yapıyorlardı. Allah Teâlâ, bu ümmete ise bütün yeryüzünü mescid yapmıştır. Böylece mü’minler şartları dinen müsait olan her yerde ibadetlerini yerine getirebilmektedirler.
Kadir Gecesi ikram edilen ümmet: Önceki ümmetler uzun ömürlü idiler, bu nedenle daha çok ibadet ederek daha çok sevap kazanma imkanlarına sahiptiler. Bu duruma üzülen Ümmet-i Muhammed’e Allahu Teâlâ “bin aydan hayırlı bir gece”  (Kadr,  97/3) olan Kadir Gecesi’ni ikram etmiş, böylece onlara yaklaşık seksen yıllık bir ömür kadar imkan bağışlamıştır. 
Kutsal kitaplarda övülen ümmet: Tevrat ve İncil’de Ümmet-i Muhammed’in bazı özelliklerinden bahsedilmekte, diğer vasıflarının yanında onların inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı ise merhametli kimseler oldukları ve yüzlerindeki secde izlerinden tanınacakları belirtilmektedir. (Fetih, 48/29) 
Topluca yok edilmeyecek ümmet: Hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “Ben Rabbimden, ümmetimi umumî bir kıtlıkla helâk etmemesini, ümmetime kendi nefislerinden başka bir düşman musallat edip çoğunluğu helâk etmelerine meydan vermemesini talep ettim. Rabbim bu isteklerime şöyle cevap verdi: “Ey Muhammed! Bir hüküm verdim mi artık o geri alınmaz. Ben senin ümmetine 'Onları umumî bir kıtlıkla helâk etmeyeceğim, kendileri dışında, çoğunu helâk edecek bir düşman da musallat etmeyeceğim, hatta yeryüzünün her tarafında bulunanlar, onlar aleyhinde toplansalar da. Ama kendi aralarında birbirlerini helâk edecekler.” (Müslim, Fiten, 19; Tirmizî, Fiten, 14) Gerçekten de tarihin her döneminde Müslümanların karşılaştıkları en büyük felaketler, onların kavmiyetçilik sebebiyle yahut dünya menfaatleri için birbirleriyle çekişmeleri, hatta birbirlerini öldürmeleri olmuştur. 
 
Muhammed ümmeti, vasat / orta bir ümmettir: Bakara suresi 143. ayet-i kerimede geçen “orta ümmet” ifadesi ile, seçkin, aşırılığı olmayan her yönüyle dengeli, hakka ve adalete uygun hareket eden, önder, herkes tarafından hakem kabul edilen bir ümmet kastedilmektedir.  
Cennete ilk girecek ümmet: Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: “Siz ve iyi nesliniz cennetteki meskenlere yerleşmedikçe (diğer ümmetlerden) cennetliklerin cennete girmemelerini de ümit ederim.” (Kütüb-i Sitte Muht. Terc. C. 17, S. 603)
(Devam edecek)
      
Bu yazı toplam 702 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37