• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Kocaeli 8 °C

ÜMMET-İ MUHAMMED OLMA ŞEREFİ (3)

Mehmet SÖNMEZOĞLU
Bütün peygamberlere iman eden ümmet: Ümmet-i Muhammed’in bir özelliği de geçmiş peygamberlerin hepsine iman etmeleridir. Kur’an-ı Kerim’de bu husus açıkça belirtilmektedir. (Bkz. Bakara, 2/87-89, 135, 136, 146 285; Âl-i İmrân, 3/84) Halbuki Yahudi ve Hıristiyanlar Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) inanmaz, O’nun peygamberliğini kabul etmezler. Bundan dolayı da onların imanı makbul değildir.
Kıyamete kadar hak için mücadele edecek ümmet: İnsanların çoğu hak yoldan uzaklaşıp sapıklığa düşseler bile Ümmet-i Muhammed’in içinden bir grup, Allah’ın dinini, hak ve hakikati kıyamete kadar sahiplenmeye ve savunmaya devam edecektir. Hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “Ümmetimden bir grup, kıyamet gününe kadar hak için muzaffer şekilde mücadeleye devam edecektir.” (Müslim, İman, 247)
Korunmuş ümmet: Muhammed ümmeti bir takım musibetlerden korunmuştur. Hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “Allah sizi üç özellikten himâye edip korudu: Peygamberinizin hepinizi helâk edecek olan bedduasından, bâtıl ehlinin hak ehline galebesinden, dalâlet üzerine birleşmenizden.” (Ebu Davud, Fiten, 1)
Şefaat hakkı verilen ümmet: Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Ümmetimden bazıları var, bir cemaate şefaat eder; bazıları var, bir kabileye şefaat eder; bazıları var, bir bölüğe şefaat eder; bazıları da tek bir ferde şefaat eder ve cennete girmelerine sebep olur.” (Tirmizî, Kıyâmet, 11)
Sayıları en çok olan ümmet: “Kıyamet günü, diğer peygamberlere nazaran ümmeti en çok olan peygamberin ben olacağımı ümit ediyorum” ( Müslim, İman 239) hadisi bunun delilidir. 
 
Cuma günüyle taltif edilmiş ümmet: Cuma günü haftanın en faziletli günüdür. Resûl-i Ekrem Efendimiz’in haber verdiğine göre diğer ümmetler Cuma gününden faydalanma bahtiyarlığından mahrum kalmışlar; Yahudiler Cumartesi gününü, Hristiyanlar ise Pazar gününü ibadet günü kabul etmişler; Allah Teâlâ Cuma gününden faydalanma şerefini sadece Müslümanlara bağışlamıştır. (Müslim, Cum’a, 22) [Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir, Altınoluk Dergisi, Sayı: 148]
Bütün bu saydığımız ve sayamadığımız nice meziyetler, Yüce Allah’ın Ümmet-i Muhammed’e verdiği değeri göstermektedir. Bu durum biz Müslümanlar için büyük bir şeref ve bahtiyarlıktır. Bu lütfu ilâhînin kıymetini Süleyman Çelebi şu güzel sözlerle dile getirmiştir: “Ümmetin olduğumuz devlet yeter / Hizmetin kıldığımız izzet yeter.” 
Ümmet bilinci
Bu ümmet, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in önderliğinde bir araya gelmiş, O’na tâbi olmuş, İslam’ı din, Kur’an’ı hidayet rehberi, Müslümanları kardeş olarak kabul etmiş,  aynı gayeye yönelmiş seçkin bir ümmettir.  Ümmet-i Muhammed, yeryüzüne yayılmış olan geniş İslam ailesinin adıdır.
İslam ümmeti anlayışında üstünlük soy sop, dil, ırk ve rengimize göre değil, ancak Allah’a karşı takvamıza göredir. Hangi kabileden, kavimden olursak olalım, İslam ümmeti içerisinde hepimiz birbirimize kardeşlik bağlarıyla bağlıyız ve hepimiz eşit hak ve sorumluluklara sahibiz. Bu ailenin fertleri arasında sevgi, şefkat, merhamet, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma esastır. 
İslam ümmeti olarak bizler, son birkaç asırdır zor dönemlerden geçiyoruz. İslam düşmanları ümmetin arasında sun’î ayrılıklar meydana getirerek onları bölüp parçalamak istiyorlar. Müslümanlar egemen güçlerin baskılarına boyun eğmek zorunda bırakılmışlar, daha da kötüsü birbirlerine düşürülmüşler, birbirleriyle boğuşur hale getirilmişlerdir. 
Unutulmamalıdır ki; Yüce Allah mü’minleri kardeş yaptı, birbirlerine sevgiyle bağlı bir ümmet kıldı. İslam ümmetinin her bir ferdi merhamet, kardeşlik ve iyilik temelinde birbirlerinin yardımcıları ve dostlarıdır. Ümmet-i Muhammed bütün dünyaya dağılmıştır, ancak aynı gaye etrafında kenetlenmeli ve tek yürek haline gelmiş bir toplum örneği oluşturulmalıdır. Ümmet bilinci, ancak İslam kardeşliğinin gerçek hüviyetine kavuşması ile mümkün olabilir. 
Netice olarak; Allah’ın özel ikramlarına nail olan Ümmet-i Muhammed’in bir ferdi olarak sahip olduğumuz hazinenin farkında olmalı, Allah’a çokça şükretmeli,  ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’e gönülden tabi olup, O’nun sünnetine sarılmalı, ahlâkıyla ahlaklanmalı, O’nu örnek almalı, Efendimiz (s.a.s.)’i herkesten, her şeyden hatta canımızdan çok sevmeli, O’na ve âlu eshabına bol bol salatü selam getirmeliyiz.
    
Bu yazı toplam 677 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37