• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Kocaeli 12 °C

Üniversiteli için burs çok önemli

İsmet ÇİĞİT
Yaşamayan bilmez. Üniversite’de eğitim gören, özellikle  ailesinin yaşadığı kentin dışındaki bir kentteki üniversitede eğitim gören gençler için, burs çok önemlidir.. Yabancı bir kentte eğitim gören üniversite öğrencisinin ailesinin çok varlıklı ya da çok yoksul olması da önemli değildir. Elbette ailelerinin imkanı kısıtlı gençler için burs daha yaşamsal önem taşır ama, orta halli, hatta ortanın biraz üstünde gelire sahip ailelerin çocukları için de burs çok değerlidir.
Üniversiteli gencin, ailesine hesap vermeden harcayabileceği birkaç yüz lirası olmalıdır. Kız-ya da erkek- arkadaşına bir çay ısmarlayabilmelidir.. Canı çektiğinde, kendisine 20-30 TL’lik bir yemek ziyafetini rahatça sunabilmelidir. Merak ettiği, ilgisini çeken bir kitabı alabilmeli, bulunduğu kentte ayda bir kez tiyatro veya sinemaya gidebilmelidir. 
Bu nedenle, karşılıksız olması koşuluyla, aylık 200-250 TL’lik burs bile üniversite öğrencisi için çok değerlidir. Kendisini eğitime, okula daha çok verebilmesi için büyük bir motivasyondur. Yakın zamana kadar, belediyeler üniversite öğrencilerine mütevazi de olsa burs veriyordu. Aslında bizim ilimizde bu işi, Sefa Sirmen başlatmıştı. Daha sonra Karaosmanoğlu döneminde burs genişletilmişti. Ama CHP, Anayasa Mahkemesinde dava açtı, belediyelerin burs vermesi yasaklandı. Bence bu çok yanlış bir karardı. 

*VALİ VE REKTÖR İYİ İŞ YAPTI 
Kocaeli Üniversitesi’nde 70 bine yakın genç eğitim görüyor. Bunların büyük bölümü başka kentlerden ilimize gelen çocuklar. Büyük bölümü ana kuzusu.. Çok büyük bölümü, bizim ilimiz gibi pahalı bir ilde ayda 300-400 TL ile geçinmek zorunda kalıyorlar. Ailelerine yük olmamak için, bütün ihtiyaçlarından fedakarlık yapıyor, kuruşu hesap ediyorlar. 
Geçtiğimiz yıllarda eski Vali Topaca, KOÜ Tıp Fakültesi’ndeki doktor adayı öğrenciler için kentten burs imkanı sağlamıştı. Bu yıl Vali Güzeloğlu ile Rektör Prof.Dr.Hülagü, kent dinamiklerinden bağış yolu ile  dağıtılan bursların alanını genişlettiler.  İlk etapta 900 bin TL’lik burs havuzu oluşturulmuş. Şimdilik, 50 öğrenciye, ayda 200 TL karşılıksız burs verilecek. Amaç, burs verilen öğrenci sayısını arttırmak.. Bence, bu kentte parası olup hayır işi yapmak isteyenler için, en hayırlı iş, bu KOÜ’deki burs havuzuna katkı sağlamaktır. Bu kent, üniversitesinde okuyan, geleceğin Türkiye’sinde söz sahibi olacak gençlerine, aylık birkaç kuruş harçlığı cebine koyabilmelidir.
*Ceza ver Sevgili Başkanım
Büyükşehir Belediye Meclisi ilimizin en önemli yönetim kurumudur. Tam anlamıyla bir yerel parlamento niteliğindedir, yetkisi bir hayli fazladır. Ama ne yazık ki, Büyükşehir Belediye Meclisi toplantılarına, bu meclise halkın oyları ile seçilen üyeler gereken ilgiyi göstermiyorlar.. 
Yıllardır, pekçok üye Meclis toplantılarına gelmez. Kimileri geç gelir. Kimileri, toplantının yoklamasına katılır, sonra fırsat bulduğundan salondan kaçar gibi çıkıp, gider.. Başkan Karaosmanoğlu da Meclisin pekçok toplantısına çok geçerli olmayan mazeretler göstererek katılmamıştır. İlimizdeki 12 ilçe belediyesinin başkanları da Meclis’in üyesidir ve en çok da toplantıları onlar istismar ederler. Bugüne kadar, meclis toplantılarına aksattığı, katılmadığı için kimse cezalandırılmadı. Başkan Karaosmanoğlu, son zamanlarda toplantıya geç gelenleri, katılmayanları uyarıyor ama, yine haklarında işlem yapmıyor.

*İSU GENEL KURUL TOPLANTISI 
Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri, aynı zamanda İSU Genel Kurulu üyeleridir. Büyükşehir Meclisi ayda bir kez, İSU Genel Kurulu, araya bir olağanüstü toplantı girmezse, yılda iki kez toplanır.  Geçen gün, İSU’nun 2015 yılı 2 nci olağan genel kurulu vardı. Bu kent için çok önemli bir kurum olan İSU’nun önümüzdeki yıl bütçesi karara bağlanacaktı. Toplantının tarihi, saati, yeri belliydi. Başkan Karaosmanoğlu, tam saatinde toplantıyı açtı. O sırada, salonda 12 ilçe Belediye Başkanından sadece Hüseyin Üzülmez ile, Ünal Köken varmış.. 
Başkan Karaosmanoğlu, bu tabloyu görünce bozulmuş.. Toplantı başladıktan sonra, birkaç Başkan daha gelmiş. Bir kısmı, hiç uğramımış. Başkan Karaosmanoğlu, salona geç gelen Başkanları “Sizi cezalandıracağım. Suyunuzu keseceğim” diyerek şaka yollu uyarmış. 
Ama artık bu işin bence tadı kaçtı. Büyükşehir Meclisi, İSU Genel Kurulu’na gelmeyen, geç gelen, bu toplantıları önemsemeyen ilçe belediye başkanlarına mutlaka bir şekilde yaptırım uygulanmalıdır. Belli olmaz, belki Başkan Karaosmanoğlu bunları kayda geçiyordur ve 2019’da yeniden adaylık söz konusu olduğunda ortaya koyabilir. Ama Meclis üyesi oldukları halde, İSU Genel Kurulu üyesi oldukları halde çok seyrek yapılan bu toplantılara gelmeyen, geç gelen bütün üyeler için bir ceza mekanizması mutlaka çalıştırılmalıdır. Halk seçmiş, görev bekliyor. Ne demek toplantıya katılmamak?. Ne demek toplantıya geç kalmak.. Bu tavır büyük bir sorumsuzluk olarak değerlendirilmelidir. 
*Keşke olmasaydı, ama oldu Devletin yanında durmalıyız
Savaşın her türüne karşıyım.. Ülkemde ve bütün dünyada kayıtsız şartsız barıştan yanayım.. Keşke dünyanın hiçbir yerinde bir tek tetik bile çekilmese bir tek mermi bile  sıkılmasa, bir tek insan bile ölmese, bir tek çocuk bile ailesiyle birlikte perişan şekilde  mülteci durumuna düşmese..
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, ülkemizi yöneten siyasi iktidarın Ortadoğu politikalarının, komşularla ilişkiler konusundaki davranışlarının, özellikle Suriye meselesindeki duruşunun da  yüzde 100 doğru olmadığını düşünenlerdenim.. 
Keşke Suriye’deki iç savaşa biz hiç karışmasaydık. Keşke bu iş bu kadar uzun sürmemiş olma, keşke bize bu kadar bulaşmasaydı. Ama oldu.. Bütün bunların sonucunda, geçen gün Türkiye-Suriye sınırında bir Türk savaş uçağı, bir Rus savaş uçağını vurup düşürdü. 
Bir Rus savaş uçağının, aynı zamanda NATO üyesi olan Türkiye tarafından düşürülmesi elbette dünyayı ilgilendiren çok büyük bir olay.. Çok yönlü turizm-ticaret ilişkilerimizin bulunduğu, doğalgazın büyük bölümünü aldığımız Kuzey komşumuz Rusya ile aramızın bu şekilde, Suriye yüzünden açılmış olması, hatta neredeyse savaş  aşamasına gelmesi de hiç hoş değil.. 
Ama bu tablo karşısında ülkeyi yöneten hükümete karşı muhalif bir durum almanın, “Neden bizim savaş uçağımız havada Rus uçağını vurdu” demenin de çok yanlış olduğunu düşünüyorum. Rusya,  eylül ayı sonundan buyana, Suriye’de askeri varlık bulunduruyor. Sözde IŞİD’e karşı savaşmak görüntüsü altında, Esat’ın durumunu kurtarmaya çalışıyor. Rus uçakları, Türkiye sınırında vızır vızır dolaşıyor. Türkiye, ekim ayı başından buyana her fırsatta Rusya’yı uyarıyor. Türkiye, yeni angajman koşulları belirlemiş, dünyaya açıklamış.. “Benim hava sahamı kullananı vururum” demiş. Buna rağmen Ruslar defalarca giriş çıkıyorlar. Üstelik, Türkiye’nin çok hassas olduğu bir bölgeyi, soydaşlarımızın yaşadığı bölgeyi vuruyorlar. 
Son olay sırasında, düşürülen Rus uçağı çok net biçimde defalarca uyarılıyor. Geri dön, Türkiye hava sahasına girme deniliyor. Buna rağmen, Rus uçağı inatla Türkiye hava sahasına giriyor. Ne yapsaydı Türkiye?.. 
Savaşa karşı olmak, barıştan yana olmak başka bir şeydir.. Tekrar ediyorum, bir insan olarak, keşke o Rus uçağı düşürülmeseydi diye de düşünüyorum. Ama bu olay yaşandı ve bizim kendi devletimize, hükümetimize inanmamız, güvenmemiz gerekiyor. Böyle bir konuda bile muhalefet yapmaya kalkmanın,  Rus tezlerine inanıp, TC Hükümetini suçlamanın çok yanlış olduğunu düşünüyorum.
*Herkes kongrelerde hesaplaşsın 
1 Kasım seçimlerinde ortaya çıkan siyasi tablonun ardından, CHP’de hemen kılıçlar çekildi,  olağanüstü kurultay çağrıları başladı. CHP’de kongreler süreci, zaten 1 Kasım seçimleri öncesi başlamıştı. Ocak ayında bütün il kongreleri tamamlanmış olacak ve olağan büyük kurultay toplanacaktı. Bu nedenle, seçim sonuçlarını fırsat bilip, bir olağanüstü kurultay toplamaya kalkışmak abesti. 
Sonuçta,  Kılıdaroğlu’nu devirmek için olağanüstü kurultay isteyenler, mevcut delege yapısı içinden kurultayın toplanmışı için gereken sayıda imzayı toplayamadılar. CHP yönetimi, olağan kurultayın 16-17 Ocak’ta toplanacağını açıkladı.
Şimdi CHP’deki kongreler çok daha önemli hale geldi. Aslında CHP’de uygulanan parti içi demokrasi yöntemi, kağıt üzerinde son derece doğrudur. Üstelik, CHP dışındaki partilerin hiç birinde böyle bir parti içi demokrasi uygulamasına rastlayamazsınız. 
Önce mahallelerde, köylerde sandıklar kurulur. Parti üyeleri, kendi içlerinden kongre delegelerini seçeler. Adından ilçe kongreleri yapılır. Her ilçe kongresinde partinin ilçe yönetimi ile birlikte il kongresinde oy kullanacak partili delegeler belli olur. Sonra, bu delegelerin katılımıyla il kongresi toplanır. İl kongrelerinde de her ilin kurultay delegeleri belirlenir. O kurultay delegeleri, parti yönetimini, genel başkanını seçerler..
Bu zincir işliyor. Aslında teorik olarak, partinin genel başkanının belirlenmesinde partinin bütün üyelerinin katıldığı bir süreç yaşanıyor. Artık açıktan bağırıp çağırmanın bir anlamı yok. CHP’de herkes, kongreleri takip edecek. Önce ilçe kongrelerinde, il kongreleri için belirlenecek delegelere önem verilecek. Sonra, il kongrelerinde seçilecek kurultay delegelerinin parti içinde hangi taraftan olduğuna dikkat edilecek. Çalışsın herkes. İlçe ve il kongreleri üzerinde çalışsın. 16-17 Ocak’ta da olağan kurultayda dananın kuyruğu kopsun. Kılıçdaroğlu yeniden seçilir mi, yoksa CHP  daha iyi, halka daha inandırıcı gelecek bir genel başkana kavuşur mu?.. Hepsi,  kurultayda belli olacak. Kurultayı kazanmak için de tek tek ilçe ve il kongrelerini kazanmak gerekecek.
*Tek işiniz bu olsun 
Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Narkotik Büro ekipleri, İzmit ve Derince’de okulların çevresinde uyuşturucu madde sattıkları belirlenen, torbacılıkla suçlanan 6 sanığı gözaltına almış. Yakalanan sanıklar ile birlikte 6 kilo eroin, 700 gram esrar, 300 adet uyuşturucu hap ve çok miktarda bonzai ele geçirilmiş. 
Bizim şehrimizde uyuşturucu ticareti yıllardın çok yaygın.. Polis torbacılara baskın üstüne baskın yapıyor ama bir türlü bu işin kökü kazınamıyor. Okul çevresinde yakalanan sanıkların üzerlerinde yakalanan maddelere bakın. Bonzaiden eroine  her bütçeye uygun  uyuşturucu var.. 
Bizim şehrimiz açısından en ciddi konu, bu uyuşturucu ticaretidir. Özellikle okulların önlerinde, öğrencilere yönelik uyuşturucu ticaretinin mutlaka kökü kazanmalıdır. Ben, ilimiz polisinin trafikteki denetimlerinden,  basit asayiş olaylarının peşinden gitmesinden, sarhoşlarla uğraşmasından falan vazgeçtim. Kocaeli’de polisin en önemli ilgi alanı uyuşturucu ile mücadele olmalıdır. Bu kentte hala okul önlerinde bonzai, hap, esrar, eroin satmaya yeltenenlerin bulunması dehşet vericidir. Kuşkusuz torbacıları yakalamak kadar, onlara mal dağıtan patronlarını bulmak da çok önemlidir. 

*Beyaz eşya ve mobilya piyasası canlanır
Türkiye’de kredi kartları üzerinden halkın borçlanıp, ağır yük altına girmesini engellemek adına iki yıl önce önemli bir yanlışlık yapılmıştı. Pekçok mal ve hizmetin alışverişinde, kredi kartlarıyla taksit sınırlandırılmıştı. Bu karar, ön çok mobilya ve beyaz eşya sektöründeki işleri aksattı. Kredi kartlarıyla taksit yaparak borçlanan tüketiciler, taksit sayısı azalınca,  beyaz eşya ve mobilya alımında frene bastılar.
Bu ülkede genç nüfus var. Her yıl pekçok yeni yuva kuruluyor. Mobilya ve beyaz eşya, lüks tüketim için alınmaz. İhtiyaçtır. Yeni aile kuranlar, ihtiyaçlarını taksitlerle alabiliyorlar. Kredi kartlarına taksit sayısının azaltılması,  ekonomide önemli itici güç olan beyaz eşya ve mobilya sektöründe işleri de bir hayli yavaşlatmıştı. Bu alanda ticaret yapanlar da şikayetçiydi ve “Görürsünüz bu böyle gitmez” diyorlardı.
Haklı çıktılar. Yeniden beyaz eşya ve mobilya alımlarında kredi kartlarıyla 1+2 taksite izin verildi. Bu arada kuyumculuk sektörü ile, cep telefonu alım satımlarında taksit sayısı arttırılmamış ki, bu da doğru bir karar olsa gerektir.
Bu yazı toplam 417 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37