• BIST 89.695
  • Altın 145,769
  • Dolar 3,6139
  • Euro 3,9332
  • Kocaeli 7 °C

“ÜSLUP’U BEYAN AYNISIYLA İNSAN”

Alaattin KÖKSAL

Adını vermek istemediğim bazı siyasi kişilerin ve yazarların bilgisiz, belgesiz, tutarsız ve fütursuz beyanatlarını dinledikçe,  yazdıklarını okuyunca, halkımızın kahir ekseriyeti, sözünü ettiğim beylerin kültür seviyelerini, medeni anlayışlarını, usul ve üsluplarını beğenmediğinden, bu gibi siyasetçi ve yazarlara milletimiz itibar etmiyor.

Medeni olduklarını ağızlarından düşürmeyen, kültür seviyeleri yüksek olduğunu iddia eden, bazı siyasiler ve yazarlar vardır ki,   konuşma ve yazma üsluplarına baktığımda, onlar adına üzüldüğümü ifade etmek istiyorum.  Sözünü ettiğim bu grubun Gelişen ve değişen dünya şartlarını iyice analiz etmeden, Türkiye üzerinde oynanan hain planları bildikleri halde, körü körüne siyasi iktidara muhalefet etmek için nefislerine mağlup olarak, bakınız ne diyorlar:

{[“Suriye’de ki çatışmalarda ne Beşar Esat’tan yana,  ne muhalefet güçlerinden yana taraf olamayız.  Çünkü iki tarafta masum insanları öldürdükleri için zalimdirler. Zalimlerden taraf olan da zalim olur. Suriye ordusunun %80’i sunidir.  Bizim televizyonların vermediği bir ahlaksızlığı dışarıdaki televizyonlardan izledim, Suriye deki muhalif güçlerden bir kişi, Esat taraftarı Müslüman bir askeri öldürüp, göğsünü yararak kalbini çıkarıp çiğnemiştir.  Biz Suriye deki tarafların karşılıklı insan öldürmesine razı değiliz. Barışa yanaşmayanlarla savaşılmalı, Islah olduklarında adaletle muamele edilmelidir, Kur’an böyle emrediyor.

 Mısır’da General SİSİ darbe yaptı, AK partisi iktidarı Beşar Esat’a yaptıkları gibi, SİSİ’ yede hakaretler yapmaya başladılar. Darbeden dönüş olmayacağına göre, bu ülkelerin yöneticileriyle yumuşak ilişkiler kurulsa daha iyi olurdu.   Mursi randevu verdiği halde, Mısır’a giden heyetimizle görüşmeye gelmedi. Görüşmemesinin iki sebebi var, birincisi Amerika, İsrail ve İngiltere’den, ikincisi Türkiye deki iktidardan Başbakan Erdoğan’dan destek kesilir diye çekindi. 

 İslam dünyası ile ilişkilerimizi AK partisi bozmuştur. AK partisi koalisyon durumuna düşerse, Türkiye’de ki gerilimler sona erer.  Biz hiçbir insanın inkârına şahit olmadıkça, onu küfürle itham etmeyiz. Kulluk görevlerini yerine getirmeyenlere günahkâr deriz.  Bizim işimiz hakkı söylemektir gerisine karışmayız..]

 “Aynı paralelde konuşan bir başka siyasetçi; “ siyasi iktidar terörü önleyemedi. Siyasetçi öngörülü olmalıdır.  Dün Esat’a zalim demeyenler birlikte toplantılar yapıyordu, zaman geçti düşman oldular, şimdi tekrar masaya oturuyorlar.  Dış politika ülkenin gücüyle orantılı yürütülmezse sıkıntı doğar. Hükümet elindeki imkânla Avrupa birliğini bırakmalı.”}

Özetleyerek yazmaya çalıştığım bu açıklamaların nasıl bir çelişkili bir yumak olduğunu anlamak için söz konusu beylere İslam kardeşliği sorumluluğu dâhiline çelişkilerini ve hatalarını görmeleri için bazı sorularla kendilerine yardımcı olmak istiyorum.

1- İslam inancında, zalimlerin zulmüne ses çıkarmamak, tarafsız kalmak zulme rıza değimlidir. Suriye’deki devlet yöneticileriyle, rejime muhalif olanları inanç, ibadet, adalet ve zulüm bakımından aynı kefeye koyup değerlendirebilir miyiz?

2- Bir Müslüman; Fasıklardan gelen bir haberi araştırmadan gelen haberlere ve görüntülere bakarak, muhalefet güçlerini zalimlikle ve barbarlıkla suçlayabilir mi? şer güçlerin televizyonda izlenen haberleri araştırmadan birilerini suçlamak doğrumudur?

3- İslam coğrafyası üzerinde yapılan zulümlerin ve vesayet savaşlarının öncüleri olan ABD, Rusya, Avrupa ülkeleri ve İran’ın birlikte Suriye’de, Irak’ta Yemen’de kimlere zulüm ettiklerini gördüğünüz halde, bu zulümlerin durdurulması için var gücüyle direnen bir AK partisi iktidarını, basit siyasi getiriler uğuruna eleştirmek siyasi ahlakın neresinde yer alabilir?  

4- Başkalarını eleştirirken, Kur’an ve sünneti, hukuk ve adaleti,  ehli vicdan ve insafı unutursanız,  toplumu ikna edemeyeceğinizi düşünemeyecek kadar siyasi ferasetten ve merhametten uzaklaştığınızı anlayabiliyor musunuz? 

5- İhvan için; “siyasi tecrübelerinin olmadığı ve İslam’ın temel esaslarını bilmediklerinden, Suriye de ve Mısırda yanlış yaptılar rejime ve darbecilere karşı gelerek, masum insanların ölümlerine sebep oldular” demenin kimleri sevindirdiğini ve kimlerin vicdanını kanattığını, anlamayacak kadar basiretsiz olabilir misiniz?

6-Duyma bilgilerle, nefsi yorumlarla bazı ayet ve hadisleri yorumlayarak nefsi fetvalar çıkarmak suretiyle,  mensuplarınızı bilerek veya bilmeyerek yanlışa yönlendirmenin vebalinden kurtulabilir misiniz?   “ Deki her biri kendi doğrultusuna (karakterine) göre hareket eder, o halde kimin en doğru yolda olduğunu Rabbinizi daha iyi bilir.” (İsra 84)

7-Türkiye’nin rahatlaması komşularımızla ilişkilerimizin yeniden güçlenmesi için AK partisinin koalisyon durumuna düşürülmesi gerekir ifadesi müspet siyasetin hangi yönüyle izah edilebilir?  Üç doğru cümleyle başlayıp, hamasetle söylenen onlarca yanlış cümlelerle bir takım insanları etkileyen beyefendiler; İslam dinin emir ve yasaklarını nefsi ihtiraslarına ve siyasi kıskançlıklarına hoş gelecek şekilde yorumlayarak, müslümanlara nasıl zarar verdiklerini anlayabiliyorlar mı? 

8- “Ehlisünnet dışındaki mezhepleri neden tekfir ediyorsunuz ABD İsrail ve Avrupa ülkeleri ehlisünnet midir” tutarsız eleştirinize Mezhepler din değildir bir yorumdur benimde bir yorumum vardır” diyen sayın cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı anlayabildiniz mi? 

9- Rahmetli Erbakan hocayı hayatları boyunca tutarsız ve acımasız bir şekilde eleştirenlerin gazete ve televizyonlarına koşarcasına AK partisi aleyhine beyanatlar vermek röportajlar yapmak, anma programlarında davet ettiğiniz milli görüş muhalifi kişilerin, rahmetli hocamız hakkında suya sabuna dokunmayan sözlerle, kendi propagandalarına yaptırdığınızı topluma izah edebilir misiniz? Bu anlaşılır/anlaşılmaz tavrınızın milli görüş ilkeleriyle doğru orantılı olmadığını milletimiz anladığı halde, sizler anlayamadınız mı?

Sonuç olarak; siyaset şahsi ikbal ve menfaatlerin korunması veya sağlanması için yapılan bir iş değildir. Siyaset toplumun menfaatleri için doğru olanı yapmaktır. Siyaseti güçlü kılan, yapıcı muhalefettir. Yıkıcı muhalefet ülkeye zarardan başka hiçbir getirisi olmaz. Siyasetçi aklını nefsinin arzularına teslim etmeyen, bilgi ve tecrübesiyle hareket eden insandır.

İyi dost kara günde belli olduğu gibi, iyi siyasetçi ülkenin zor gününde elini taşın altına koyan insandır. Kolay zamanda dost gibi görünenler zor zamanda turnosal kâğıdı gibi ortaya çıkarlar. Siyasi iktidara karşı işbirlikçi hainlerle beraber hareket edenler,  “Zalimlerle iş birliği yaparak mazlumları koruyamazsınız” cümlesini kuranlar nasıl bir çelişki içinde olduklarını anlayabiliyorlar mı?  Zulme engel olmak için meşru olan her türlü tedbiri almak, İslam dinine aykırı değildir. Aykırı olan zalimleri yönetici kabul etmektir.

Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) “ mazluma yardım ediniz zalime de” sahabe sordu ‘Ya Resulullah mazluma yardımı anladık, zalime nasıl yardım edeceğiz?’ “Zalimin kollarını tutarak” buyurmuşlardır. Bu hadisi anlamayanlara söylenecek fazla bir şey yoktur. Açıkçası televizyon ekranlarından konuşurlarken, düşünce karakterlerini de ortaya koymuş oluyorlar.

Ülkemiz ve İslam dünyası fitne ateşiyle yakılmak istenirken, AK partisine muhalefet yapmak uğruna,  bilerek veya bilmeyerek şer güçlerin ve onların iş birlikçisi hainlerin değirmenini su taşımaktan şiddetle kaçınmalıyız.  Tefrikaya düşmemek için, akait, fıkıh ve siyaset konularını ehli olan insanlardan öğrenerek, Ümmet şuuruyla hareket etmenin gayreti içinde olursak, şer güçlerin çürük olan hain planlarını yıkmış oluruz.  Kalın sağlıcakla

                                                                 

 

Bu yazı toplam 933 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37