1. YAZARLAR

  2. Fatih Uraz

  3. UTANMAZLAR
Fatih Uraz

Fatih Uraz

Yazarın Tüm Yazıları >

UTANMAZLAR

A+A-

Bu tarz seviyesiz  başlıkları kesinlikle kullanmadığımız gibi kullanılmasına da taraftar değiliz. Çünkü hem yakışıksız hem de futbol dediğiniz şey nihayetinde bir oyun; ölüm kalım meselesi değil.

Hâl böyleyken yazının tepesine “Utanmazlar” kelimesini niçin yerleştiriyorsun diyecekleri merakta bırakmayıp izah edelim; o 1980 Eylül’ünde oynanan Türkiye-İzlanda maçı sonrası necip Türk basınının milli takım oyuncularına uygun gördüğü başlıktı.

Tesadüfe bakın 37 sene önce de İzmir Atatürk Stadyumu’nda 3 gol yemiştik, Eskişehir’de 3 yediğimiz gibi. Yine etkisizdik, yine umut vermiyorduk, yine pozisyon bulmakta zorlanıyorduk. Zaten şeref sayımızı da görüp görülecek en ilginç penaltılardan biriyle zar zor bulabilmiştik.

Dün gibi hatırlarız atışı yapan oyuncunun topa eskilerin deyimiyle Allah ne verdiyse abandığını ancak aynı anda sağ ayağını yere vurunca meşin yuvarlağın ızdırap çeke çeke kale ortasından filelerle  buluştuğunu! Kaleci erkenden bir köşeye hareketlenmese atlamasına dahi gerek kalmadan topu kolayca yakalayacaktı oysa. Penaltı atarken ayağını kırmayı beceren ilk futbolcu unvanını kıl payı kaçıran kişiyse Fatih Terim’di!

Öte yandan 6 Ekim 2017’de alınan mağlubiyet 24 Eylül 1980’de kaybedilene nazaran dramatikti çünkü maçı anlatan spikere göre İzlandalı oyuncular “muslukçu-marangoz-itfaiyeci” idi! Malumunuz üzere Şark Coğrafyasında bir konuda yorum yapmak için bilgi sahibi olmanız gerekmez! Halbuki o vakitler İzlanda futbolu amatörken bile Bayern Münih’te, Dortmund’da oynayan Sigurvinsson, Edvaldsson gibi oyuncular vardı çırakların, kalfaların yanında.

40 yıldır profesyonellik çarkının içinde hasbelkader yer alan bir spor sevdalısı olarak diyoruz ki “yenmek- yenilmek hayatın doğasında var ve elden gelen çaba müsabaka öncesi ve esnasında gösterildikten sonra ortaya çıkan hiçbir sonuç gazetelere, gazetecilere ‘Avrupa klasmanında sonuncu olan bir takım karşısında silinen ve Ay-Yıldızın şerefini hiçe sayan milli takım futbolcu ve yöneticilerine yurdun dört köşesinden lanet yağıyor!’ deme hakkını vermez!”

Yalnız bu noktada basit bir aritmatik işlemi yapmak gerekebilir, “İzlanda’da 334 bin insan yaşadığına göre bunun yarısı kadın desek elde var 167 bin; kalanların içinden ihtiyarlar-çocuklar, futbolu sevmeyenler, başka bir spor dalını tercih edenler, sağlığı elvermeyenler, vakti yetmeyenler düşüldüğünde demek oluyor ki adamlar bu cengaver takımı taş çatlasa 20 bin kişi arasından seçiyor!”

Birileriyse milyonlarca futbol sevdalısı arasından başarıya ulaşacak bir takım seçmeyi beceremiyor uzun yıllardır! Hatta bırakın başarıya ulaşacak oyuncuları aynı çatı altında toplamayı; ülkenin kucaklayacağı, ahlaklı, gayretli, rakibe-hakeme-mesleğine-kendine saygılı insanları dahi bir araya getiremiyor!

Korkarız “sadakati değil liyakati, arkası güçlüyü değil hak edeni, isimliyi değil nitelikliyi tercih edene ve o tercihde ısrar edene değin biz yazmayı, siz okumayı, diğeri söylenmeyi sürdürecek ve değişen bir şey olmayacak!”

Sorun isimlerde değil zihniyette...

ssd-001.jpg

 

 

Bu yazı toplam 2657 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.