• BIST 94.635
  • Altın 145,488
  • Dolar 3,5853
  • Euro 3,9192
  • Kocaeli 3 °C

Üzülmez:''Teleferik yapacağım''

İsmet ÇİĞİT
Önceki gün bu sütunlarda “Kartepe’ye teleferik olmalı” başlıklı bir yazı yazdım. Düşünün, Kartepe bembeyaz gelinliğini kuşanmış. Orada tesis var. Kayak pistleri var. Ama ulaşım sadece Maşukiye üzerinden çıkılan 17 kilometrelik yoldan yapılabiliyor. Türkiye’de ve dünyada bu tür kış tatil merkezlerinin hepsine, teleferikle ulaşım mümkün.
Bizim kentimizde yıllar önce Kartepe teleferiğinin ayağı nerede olacak tartışması yapıldı. Maşukiyeliler ile Arslanbeyliler arasında neredeyse kavga çıkacaktı. Sonra, teleferik unutulup gitti.
Bunları yazmıştım. Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez’in “Sapanca gölü üzerinden uçan teleferik Kartepe’ye çıkacak” sözünü hatırlatmıştım.
Yazının çıktığı gün, Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez aradı. Üzülmez’i severim, güvenirim. Çalışkan adamdır. Sözünün arkasında durur. Başkan Üzülmez, “Ben teleferik sözümü unutmadım.  Yerine getireceğim” dedi, ayrıntılı bilgi verdi.

BUGÜN BAŞKAN’A SUNUM VAR 
Kartepe Belediye Başkanı Üzülmez, sözünü verdiği teleferikle ilgili çok yol almış. Yatırımcı firmayı bulmuş. Projeler hazırlanmış. Başkan şu bilgileri verdi:
“Teleferik projesi iki etapta uygulanacak. Birinci etap Derbent Poligon mevkiinden başlayıp, Kuzuyayla’ya uzanacak. 4.2 kilometre. Projelerimiz hazır. Perşembe günü (bugün) Büyükşehir Başkanı Karaosmanoğlu’na sunum yapılacak. Başkan da destekliyor. Bu birinci etap, 2017 yılının ikinci yarısında çalışmaya başlayacak. Sonra, Seka Kampı mevkiinden başlayıp, Sapanca Gölü üzerinden uçarak Derbent poligon mevkiindeki ayağa ulaşacak 2 nci etaba başlayacağız. Bu da 2019’a kadar tamamlanmış olacak. Ben Hüseyin Üzülmez olarak bu proje konusunda kararlıyım. Göreceksin, 2019 yılında Acısu’dan, Seka Kapı mevkiinde teleferiğe binecek. Sapanca Gölü üzerinden geçip, Derbent’te aktarma yaptıktan sonra yine havadan Kuzuyayla’ya uçacağız.”
Üzülmez böyle diyor. Kartepe’nin mutlaka teleferiğe ihtiyacı var. Bugün Büyükşehir’de yapılacak sunumda Başkan Karaosmanoğlu da ikna olursa, süreç hızlanır diye umuyorum.


*Zamanında çıkılmış doğru ihale
Her sabah yerel gazetelerde haberlerden, makalelerden çok resmi ilanlara dikkatle göz atarım. Çünkü bu şehirde ne yapılacak. Ne zaman yapılacak; belediyeler, kamu kurumları hangi gayrimenkulleri satıyor, hangilerini kiralıyor resmi ilanlardan görüp anlayabilirsiniz.
Dün sabah Kocaeili Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı Yol Bakım Onarım Şubesi’nin bir ihale ilanı dikkatimi çekti. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İzmit, Kandıra, Derince, Körfez ilçelerinde cadde ve sokaklarda 20 bin ton asfalt kullanılarak onarılması işi için ihaleye çıkmış. İhale, 3 Mart’ta yapılacak. Bu demektir ki, en geç nisan başından itibaren zor kış koşullarında yıpranan cadde ve sokaklarda onarım başlayacak. 
Bu defa zamanlaması da iyi yapılmış bir ihale.  Gerçekten şehrimizde zor bir kış geçti. Pekçok cadde ve sokak delik deşik. Onarılması lazım. Ama ihale kapsamı içinde Kartepe, Başiskele yok. Oysa özellikle Kartepe’de devam eden altyapı işleri nedeniyle pekçok cadde, sokak, köy yolu bozuk durumda. O bölgede de onarıma ihtiyaç duyulan yollar var.

-KALDIRIMLARA BAKILACAK MI?
Geçenlerde yazmıştım. Özellikle İzmit’te yaya kaldırımları, Yürüyüş Yolu’nun taşları da çok oynak hale geldi. Cadde ve sokakları onarıp, asfaltla yamarken, kaldırımlarda da onarım çalışmasına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

*Faul bile yapmadılar 
Türkiye’nin Güneydoğusu hassas, çok hassas.. Evet, o bölgede devlete başkaldıran teröristler var. Evet, o teröristlerin temizlenmesi, bölgenin huzura kavuşması gerekiyor. Bu konuda hiç birimiz farklı düşünemeyiz. Ama o bölgede terörle hiç ilgisi olmayan, bu terörden çok olumsuz etkilenen on binlerce de masum insan var.
Diyarbakır, zaten her şeyden mahrumdu. İnsanlar korku içinde yaşıyordu. Diyarbakır’ın futbol takımı Amedspor çıktı. Çok kısıtlı imkanları ile, Ziraat Türkiye Kupası’nda büyük işler yaptı Bursa’da Bursaspor’u yendi. Çeyrek finale yükseldi. Diyarbakır’da büyük bir heyecan vardı. Yıllar sonra büyük takımlardan biri gelecekti. Ama Futbol Federasyonu, üstelik Amedspor’un Diyarbakır’daki maçlarında hiç olay yaşanmamışken, Amedspor’a seyircisiz maç cezası verdi. 
Olmadı, hiç olmadı. Yine Amedspor takımının en değerli, en başarılı oyuncusuna, saha içinde sportmenlik dışı en küçük bir hareketi olmamasına rağmen, maç sonrası yaptığı açıklama nedeniyle 12 maç ceza verildi. Bu da hiç olmadı.
Kupa çeyrek finalinde kura çekildi. Amedspor F.Bahçe ile eşleşti. Bazı çevreler, sanki Diyarbakır düşman bölgesiymiş gibi göstermeye kalktılar. Futbol Federasyonu, Diyarbakır halkına F.Bahçe’yi izlemeyi yasakladı. Fenerbahçe Diyarbakır’a gitti. Çiçeklerle, sevgiyle karşılandı. Bırakın bir tatsızlık yaşanmasını, tek bir kötü söz bile duyulmadı. Diyarbakır Diski Stadındaki maç da son derece centilmence geçti. Amedsporlu futbolcular, F.Bahçe’li rakiplerine faul bile yapmadılar. İki takım maça, ellerinde çiçeklerle birlikte çıktı. Amedspor takımı, “Çocuklar ölmesin. Maça gelsin” yazılı bir pankartla sahaya geldiler. Bir de maçın başlama düdüğünden sonra 30 saniye yerlerinden kıpırdamayıp, cezayı protesto ettiler. Bu 30 saniyelik sürede F.Bahçe takımı da hücum etmeyerek, rakiplerinin protestosuna saygı gösterdi. 
Futbol da takır takır oynandı.  Çok küçük bütçeli Amedspor, dev bütçeli F.Bahçe’ye kafa tuttu. Maç 3-3 bitti. Ne olurdu bu maç Diyarbakır’da seyircili oynansaydı?.. Barış yolunda bir büyük adım atılmış olurdu. Şimdi, mart ayı başında (tarih henüz belli değil) İstanbul Kadıköy’de rövanş var. Elbette deplasmandaki 3-3’lük skor F.Bahçe için büyük avantaj. Ama Diyarbakır temsilcisi, sahaya yine inançla çıkacak, kolay teslim olmayacaktır. Umalım ki, İstanbul’daki maça da “Diyarbakırlı futbolsever giremez” kararı verilmesin.

*Çelik’in muhteşem uyarısı
AK Parti’nin kurucuları arasında yer alan, Van eski milletvekili, eski Bakan, eski Hükümet Sözcüsü Hüseyin Çelik’i aktif siyaset yaparken de çok takdir ederdim. Çelik, benim gözümde AK Parti hükümetinde her zaman doğruları savunan kişiydi. Eleştirilere açıktı. Tahammülsüz değildi.
Şimdilerde Hüseyin Çelik aktif siyasetin dışında. Ama adı, AK Parti içindeki muhaliflerle birlikte anılıyor. Abdullah Gül, Bülent Arınç, Sadullah Ergin, Suat Kılıç ve Hüseyin Çelik son zamanlarda AK Partililerin çok kızdığı, Erdoğan’a bağlı medyanın yerden yere vurduğu isimler. 
Dünkü Hürriyet Gazetesi’nde Ahmet Hakan, Hüseyin Çelik ile yaptığı röportajı yayınladı. Röportajda Çelik’in manşete çekilen bir sözü var ki,  Cumhurbaşkanına, Başbakan’a ve AK Parti’deki bütün yetkili, güçlü insanlara bundan daha iyi tavsiye olamaz. 
“KEMALİSTLERİN DÜŞTÜĞÜ HATAYA DÜŞMEYELİM” 
Böyle uyarmış Hüseyin Çelik kurucuları arasında olduğu partisinin kurmaylarını: ”Kemalistlerin düştüğü hataya düşmeyelim.” 
Türkiye’nin yakın tarihine bakın. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, tam anlamıyla demokrat bir insan. Toplumun her kesimini kucaklıyor. Devrimler yaparken bile, dindarları, ülkedeki azınlıkları dışlamıyor. Gerçek manada laikliğin savunucusu. Ama inanmış insanları da hiçbir zaman hor görmüyor. 1938’de Atatürk’ün ölümünden sonra Kemalizm sertleşiyor. Hele hele 1990’lara, 2000’lere gelinirken, işgüzarlar Kemalizm adına inanmış insanlara, garip halka zulmetmeye başlıyor. Başını inandığı için örten genç üniversiteye alınmıyor. Başını örten anne, asker oğlunun yemin törenini izleyemiyor. İnanmış insanlar devlet kapılarında itilip kakılıyor.
Ne oldu sonunda, toplumda öfke birikti, 2002’de AK Parti iktidara geldi. Hüseyin çelik, bu tabloyu AK Partililerin gözünün önüne koyuyor. ”Kemalistlerin düştüğü hataya düşmeyelim. Toplum daha çok bölünürse, sonunda biz de gideriz” demleye getiriyor. 
AK Parti, Çelik’in işaret ettiği yanlışı gideren artan dozda yapıyor. Bir dönem bu ülkede inanmış insanlar, samimi Müslümanlar olmayacak şekilde ezildiler, horlandılar. Şimdi, laikler, her türlü savaşın karşıtı olan,  özgürlüklerin batılı standartlarda gelişmesini isteyenler ötekileştiriliyor, horlanıyor. AK Parti iktidarının günümüzdeki en önemli hatası budur. Çelik, çok doğru yerden uyarıyor.

*Ekmekte neden yapamadılar?
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, ekmek ve et fiyatlarındaki artışa sert tepki göstermiş, bu iki temel gıda maddesindeki fiyat artışlarının haksız olduğunu açıklamıştı. Bakan Çelik, gariban et üreticilerinin üzerinde, “Yurt dışından et ithal ederiz” kılıcını sallandırdı. Geçen gün, kasapların, celeplerin temsilcilerini bir araya getirdi. İthalat, özellikle hayvan üreticilerinin hiç işine gelmiyor. Bakan bu kozu kullandı, et fiyatlarında “Taban fiyat” uygulamasına geçildi.
Hoş, ekonominin bu denli liberal olduğu ortamda et fiyatına narh koymak, taban fiyat uygulamasına geçmek ne kadar gerçekçidir, ne kadar uygulanabilir tartışılır. Ama Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre, en az 6 ay süreyle kıymanın kilosu 32, kuşbaşı etin kilosu 34 TL’nin üzerinde fiyatla satılamayacak. 
Et fiyatında taban fiyat uygulamasının ne kadar devam edeceğini birlikte göreceğiz. Ama Bakanlığın halkı düşünerek bu konuda bir adım atmış olması bile önemlidir. Pekiyi ya ekmek işi ne olacak. Sayın Bakan ekmek maliyetinin “61 Kuruş” olduğunu açıklamıştı. Ama ekmek 1.25 TL. Tabi, et gibi ekmeği yurt dışından ithal etme imkanı yok. Bir de, hayvan üreticileri, fırıncılar kadar büyük siyasi gücü sahip değiller. Ekonomide bütün mal ve hizmetlerin fiyatları tamamen piyasa koşullarında belirlenirken, et fiyatına narh koşulabiliyorsa, ekmek fiyatına neden konulamıyor ben anlamıyorum. 

*Çocuklara süt, çok güzel hizmet
AK Parti iktidara geldikten sonra,  okulların yeni dönemde açıldığı ilk gün, ders kitapları öğrencilerin sıralarının üzerine konuldu, ücretsiz verildi. Bizim öğrenciliğimizde yeni ders yılının ilk 2 haftası, kırtasiyecilerde ders kitabı aramakla geçerdi. Aileler için, çocukların ders kitaplarının parası önemli bir ek masraf olurdu.
Son 6 yıldan beri, okullarda öğrencilere süt de dağıtılıyor. Bence, en az kitap dağıtmak kadar önemli. Anaokulu ve ilkokul öğrencilerine haftada üç gün 200 ml.’lik süt dağıtılması ciddi bir hizmet. Geçtiğimiz yıllarda devletin çocuklara süt dağıtılması uygulaması da çok saçma sapan muhalif duruşla baltalanmak istenmiş, pek çok aile çocuklarının süt almasına karşı çıkmıştı. Bu yıl şimdilik bu saçmalık yok. Sadece ilimizde 130 bin öğrenci, haftada üç gün okulda süt içme imkanı bulacak. Hem çocuklar için faydalı, hem ülkemizin süt üreticileri için önemli katkı. Pek çok çocuğun, evlerinde süt içme imkanı bulamadığı düşünülürse,  okullardaki bu uygulamanın kıymeti daha iyi anlaşılabilir.
*Bu öneriyi desteklerim
Hoş ortada 3 ncü ligin üzerinde (Birlik’in bulunduğu Lig de aslında 3 ncü ligtir) futbol takımımız yok. Bu kentin sembolü Kocaelispor, Süper Lig’e 5 küme uzakta. Ama Alikahya’da yapımı devam eden İzmit’in yeni stadyumu hızla yükseliyor. Büyük olasılıkla haziran ayında stadın inşaatı bitecek,  koltuklarının montajı, zemininin hazırlıkları başlayacak. Çok sürpriz bir gecikme olmazsa,  bu yılın eylül-ekim aylarında 33 bin kişi kapasiteli yeni, modern stadyum hizmete girecek.
Yeni stadyumun ismi yok. Umarım, devlet büyüklerinin falan adı verilmez.. Tarihi kişiliklerin adı üzerinde durulmaz. Yeni stadımızın adı yerel olmalıdır. Dün köşesinde Güngör Arslan “Müjdat Afşin” adını önermiş. Bence de uygundur. Müjdat Afşin bu kentin yetiştirdiği en önemli sporculardan biridir. Çok erken yaşta kaybettik. Yeni stada kişi adı verilecekse,  Müjdat Afşin, Avni Kalkavan isimleri öncelikle düşünülmelidir. Yerel isim üzerinde anlaşma sağlanamıyorsa, bırakın adı “İzmit Şehir Stadı” olsun.. Saçma sapan bir isimden çok daha iyidir. 
Bu yazı toplam 1103 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37