• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 21 °C

Vali sözü: “Yeni huzurevi yapılacak”

İsmet ÇİĞİT

İzmit Huzurevi sakinlerinden 88 yaşındaki Saniye Özgür teyzenin şahsında, iki gün boyunca, boşaltılan İzmit Huzurevi’nden  çıkıp, başka kurumlara yerleştirilen,  huzurevindeki rahatlarını tamamen kaybeden yaşlılarımızın sıkıntılarını, iki gün bu sütunlarda aktarmaya çalıştım.

Önceki gün, Vali Hasan Basri Güzeloğlu aradı, Huzurevi konusunda ayrıntılı bilgi verdi ve kente yönelik önemli taahhütte bulundu.

ELİMDEKİ RAPORLA YAŞLILARI O BİNADA BARINDIRAMAM

Vali Güzeloğlu, bana gelerek içinde bulundukları durumu anlatan Saniye Özdemir ile kendisinin de birkaç kez görüştüğünü, Huzurevi sakini yaşlıların büyük bölümünü dinlediğini ve bu konunun önündeki en önemli konulardan biri olduğunu anlattı. Başta Saniye Teyze olmak üzere, bütün yaşlıların olaya biraz duygusal yaklaştığını söyleyen Güzeloğlu, mevcut bina ile ilgili şu gerçeği anlattı:

“-Biz Turgut Mahallesi’ndeki Huzurevi binasını, arka bölümdeki toprak kaymasının yarattığı tahribat nedeniyle boşaltmadık. Elimde, devlet kurumlarının verdiği bilimsel raporlar var. Bu binanın çürük olduğunu açıkça ortaya koyan raporlar. Benim önümde bina ile ilgili bu raporlar varken, bölgemiz için derem riskinden söz edilirken, ben yaşlı insanları o binada tutamam. 

Binanın çürük olduğunu, depreme dayanamayacağını gösteren rapor nedeniyle Huzurevi’ni boşalttık.”

İZMİT’TEN AYRILMAK İSTEMİYORLAR

Vali Güzeloğlu, bina ile ilgili bu riskli durumun ortaya çıkmasının ardından Huzurevi sakinlerinden imkanı olanların yakınlarının yanına geçmelerini istediklerini belirterek şöyle devam etti:

“-Yaşlı insanlar, çocuklarının yanına gitmek istemiyorlar. Kendileri ile yaşıt, arkadaşlık yapabilecekleri insanlarla birlikte olmak istiyorlar. Çevre illerdeki, İstanbul, Bursa, Sakarya’daki Huzurevlerinin bütün boş kontenjanlarını aldık. Huzurevi sakinlerimize, buralara gitmelerini önerdik. Ama İzmit’ten de ayrılmak istemiyorlar. Bu durumda, bu büyüklerimizi Rehabilitasyon Merkezi’ne, Çocuk Yurtlarına yerleştirdik. Elbette İzmit Huzurevi’ndeki gibi tek kişilik odalarda kalmıyorlar. Ama herkes emin olsun ki, onlarla bugün bulundukları yerde gayet iyi ilgileniliyor. Her türlü sorunlarına çözüm aranıyor. Yaşlılarımızın gittikleri yerdeki barınmaları ile ilgili bir sıkıntı bulunmuyor.

“KESİNLİKLE ARSA KİMYEYE VERİLMEYECEK”

Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, boşaltılan Turgut Mahallesi’ndeki mevcut huzurevi binasının  otel yapılmak üzere birilerine verileceği konusundaki söylentilerin tamamen gerçek dışı olduğunu da söyledi. Güzeloğlu şu bilgileri verdi:

“-O Huzurevi binasının arazisi, valiliğe ait. Hiç kimseye satılması, devredilmesi söz konusu değildir. Biz, bu binayı bir an önce yıkıp, yerine çok modern ve büyük bir Huzurevi binası 

yapmak istiyoruz. Bu konuda çalışmalar devam ediyor ve mesafe aldık. Yeni Huzurevi binası yapılana kadar, mevcut yaşlılar için de kiralık bina arıyoruz. Bakanlık geçici huzurevi olarak kullanılmak üzere bina satın alınmasını istemiyor. Kiralık bina bulmamız gerekiyor. Başiskele’de The Ness Otel’in yanında yeni yapılan bir bina var. Buna baktık. Uygun bulmadık. Başka birkaç bina üzerinde de duruyoruz. En kısa zamanda yeni Huzurevi’nin inşaatına başlayacağız. Uygun kiralık bina  bulursak, geçici Huzurevi’ni de hemen yapacağız.”

HUZUREVİ BÜYÜK BİR İHTİYAÇ

Vali Güzeloğlu, bu süreçte Huzurevi’nde barınan yaşlılarla sık sık görüştüğünü belirterek, Huzurevi konusundaki kanaatlerini de şöyle açıkladı.

“-Günümüzde yaşlı insanlar, yakınlarının yanında kalmak, çocuklarına yük olmak istemiyorlar. Hali vakti yerinde olan, gayrimenkulü olan yaşlılar tanıyorum. Onlar bile, akranları ile birlikte Huzurevinde yaşamak istiyorlar. Modern huzurevleri bir ihtiyaç. Özellikle bu bölgede büyük bir ihtiyaç. Bunun farkına vardım. Seka arazisine de baktık.  Burada yeni huzurevini kurabilir miyiz diye araştırdık. Ama Seka alanı ile ilgili özel imar durumu var. Çok katlı bina yapılamıyor. Bu nedenle Seka alanı olmadı. İlk tercihimiz, Turgut Mahallesi’ndeki mevcut binanın yerinde yeni Huzurevi’ni yapmak. Mümkün olan en kısa zamanda, bu bölgenin ihtiyacı olan, Türkiye’ye örnek olacak bir Huzurevi’ni yapacağız. O zamana kadar da mevcut yaşlılarımızın en konforlu şekilde barınmalarını sağlayacağız. Bu konuda kamuoyunun kuku duymamasını isterim.” 

İlk iş, bu iş

Bizim ilimizin pek çok sorunu var. Nüfusu bu kadar artan, sanayinin, lojistik sektörünün bu kadar hoyratça kullandığı bir kentte sorunların artmaması elbette mümkün değil.

Buna karşın, bu şehirde sorunların çözümü, yaşamın rahatlatılması konusunda  “Hiçbir şey yapılmıyor” dersek,  haksızlık yapmış oluruz. Elbette bir şeyler yapılıyor. Bir şeyler yapılması için çalışılıyor. Ama yavaş yapılıyor. Yapılacak işlerin öncelik sıralamasında hatalar yapılıyor.

Büyükşehir Belediyesi, D-100 karayolu İzmit geçişi üzerinde çok proje üretti. Aslında Karayolları’nın sorumluluğundaki D-100 karayolu için, Büyükşehir Belediyesi büyük paralar da harcadı. Son olarak,  Yahya Kaptan Kavşağı ile, Köseköy Dörtyol mevkii arasındaki 3.5 kilometrelik bölümde büyük yatırım yapıldı. D-100’un bu bölgesinde Büyükşehir Belediyesi’nin harcadığı para miktarı 100 milyon TL’yi buldu, hatta belki de geçti. Sakıp Sabancı Köprüsü Kavşağı ile birlikte, yolun bu bölümünü rahatlatmak,  yolda kesintisiz trafik akışını sağlamak temel hedefti.

Yoldaki çayıma şimdilik bitti. Ama çok basit bir iş eksik bırakıldı. Bu nedenle de  “Kesintisiz trafik akışı” amacıyla yapılan yolda, çok gereksiz yere trafik kesiliyor. Duruyor.

Bahsettiğim yer, Yahya Kaptan kavşağı. Yaklaşık 3 yıl önce, D-100 üzerindeki bu kavşakta araçların Yahya Kaptan’a girişi ve çıkışı yasaklandı. Kavşak, araçlara kapatıldı. Doğru yapıldı. Yahya Kaptan kavşağından araç giriş çıkışının yapılması, ana yolun uzun süre ve sık sık kesilmesine neden oluyordu. Yahya Kaptan’a araç giriş çıkışı için, başka alternatifler vardı.  Ama yolun bu bölümünde bir de yaya trafeğe bulunuyor. Yahya Kaptan çok büyük bir mahalle. Yayalar, D-100 üzerinden karşıdan karşıya geçmeye mecbur. Bu nedenle, araç giriş çıkışına kapanan kavşakta, yayaların yolu güvenli geçmesi için trafik ışıkları bırakıldı.

Daha 3 yıl önce,  D-100’ün bu bölümündeki çalışmalara başlamadan önce, ilk olarak Yahya Kaptan kavşağında yaya üst veya alt geçidinin yapılması gerekiyordu. Şimdi, trafik ışıkları kalksın, D-100’de yol aksamadan aksın diye 100 milyon TL’nin üzerinde para harcandı, ama bir tek yaya-ki bu Suriyeli bir dilenci çocuk da olabiliyor- buradaki ışıkların düğmesine basıp, D-100’ün İstanbul ve Ankara yönüne akan trafiğini durdurabiliyor. Bu olacak iş değil. Bu kabul edilebilir değil. Şimdiye kadar çoktan Yahya Kaptan kavşağında bir yaya üst veya alt geçidi yapılmalı, bu kavşakta yolu kesen trafik ışıkları kaldırılmalıydı.

Şimdi, D-100 üzerinde, İzmit’te yapılması gereken ilk iş, burada yaya köprüsü yapmaktır. Karayolları, Cengiz Topel Havaalanı terminal binası önünde bir yaya köprüsü yaptı. Bir haftada tamamlandı. Büyükşehir Belediyesi de Yahya Kaptan kavşağındaki yaya köprüsünü, en geç Kurban Bayramı tatili öncesi bitirilmelidir. Tabii, burada yapılacak yaya köprüsünün uyduruk olmaması lazım. Çok yaşlı insanlar var. Engelliler var. Bebek arabası taşıyanlar var. Keşke burada da yürüyen merdivenli bir köprü yapılsa. Ama bu mümkün değilse de, merdivenleri çok dik olmayan, tekerlekli engelli arabası veya bebek arabası kullananların da rahatça çıkabileceği tarzda bir yaya köprüsü olmalıdır. Bütün işler bir tarafa, İzmit’te, D-100 üzerinde mutlaka ve biran önce yapılması gereken iş bu iştir. Büyükşehir Belediyesi’nin bayram ertesi, çok geciken bu işe bir an önce başlamasını ve biran önce bitirmesini bekliyorum.

“Barış”ı eleştirenleri anlamıyorum

Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri, çevresindeki herkesle arasının açılmasıydı. Bizim kafamız atınca, bütün köprüleri yakıyor, bütün ilişkileri kesiyoruz. Çevremizde dost kalmamıştı.

Hükümet, yeni bir dış politika çizgisine geçiş yaptı.  İsrail ile 6 yıl, Rusya ile 7 ay süren kriz ortadan kaldırıldı. Gazze’ye yardım gitti. Rusya’dan yarın turistler gelmeye başlıyor. Bir ara Avrupa Birliği ile kopar gibi olan ilişkiler, yeniden canlandırıldı. Bu arada Mısır’a dostluk mesajlara gidiyor. Mısır’la kopuk olan diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması da gündemde. Hatta bu gidişle, bakarsınız Suriye ile, Esad ile de diyalog kurulabilir.

Barıştan, dostluktan kimseye zarar gelmez. Herkesin sevinmesi, mutlu olması gerekir. Kısa süre öncesine kadar, “Bu ne biçim dış politika. Neden herkesle kavgalıyız” diye haklı olarak hükümeti, Cumhurbaşkanını eleştiren muhalefet, şimdi “İsrail’le, Rusya ile neden yeniden dost olduk” diye bağırmaya başladı.

Bizim ülkemizde siyaset çok tuhaf yapılıyor. Barışı herkesin desteklemesi, barıştan herkesin mutlu olması gerekir. Türkiye’nin dış politikadaki barış ve dostluk atağını eleştirmek yerine, aynı yaklaşımların iç politikada gösterilmesini istemek, hükümeti,  yurt içindeki düşman olduğu kitlelerle de barışmaya davet etmek, çok daha mantıklı ve doğru siyaset değil midir?

Çakır ve Yılmaz, ilimizin kazancı

Kocaeli’nin 11 milletvekili var. Biri Bakan.. 4’ü muhalefet partilerinden. Bir sonraki seçimlerde,  ilimizin milletvekili sayısı bir artacak, 12’ye çıkacak. 

Milletvekilliği çok özel, çok onurlu bir görev. Milletvekili seçildikten sonra havaya giren, kendilerini çok önemli ve çok lüzumlu görmeye başlayan, çevresine afra tafra yapan pek çok kişiyi biliriz. Kapasiteleri yeterli olmadığı, ya da genlerinde tembellik bulunduğu için hiçbir işe yaramayan badece maaş alıp, gerektiğinde parmak indirip kaldıran çok milletvekili de gelip geçti.

İlimizin bu dönemdeki milletvekilleri içinde ikisini çok takdir ediyorum. AK Parti listesinden ilk kez milletvekili seçilen Sami Çakır ile M.Akif Yılmaz’ı özellikle takdir ediyorum. Çakır, bankacılıktan,  Yılmaz eğitimcilikten geliyor. Hiç havaya girmediler. Kimseye tepeden bakmıyorlar. Her fırsatta seçim bölgelerine geliyor, halkın arasına karışıyorlar. Yüzlerinde her daim, sevimli ve samimi bir tebessüm. Yapılan işleri denetliyor, vatandaşı dinliyorlar.

Sami Çakır ile, M.Akif Yılmaz’ın Kocaeli siyaseti için birer kazanç olduğunu düşünüyorum. Bizim kentimiz öyle çok başarılı siyasetçi üreten bir kent değil. AK Parti, bu iki ismi bulup, milletvekili yapmakla, doğru bir iş yapmış. 

Bu yazı toplam 1629 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37