1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Vatandaş öğrendi; siyaset de öğrenecek
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Vatandaş öğrendi; siyaset de öğrenecek

A+A-
Demokrasi bir yaşam biçimidir.. İnsanlık onurudur.. 
Siyaset, uzlaşma sanatıdır.. Siyaset, sorun yaratmak değil, sorunları çözmek için vardır.. 
Aklım erdiğinden beri, bu ülkenin insanlarını cahillikle suçlayan, hor gören, aşağılayan zihniyete karşı olmuşumdur. Bence, bu ülkenin halkı; rahatını, menfaatini, geleceğini korumak ve kollamak konusunda son derece başarılıdır. Kül yutmaz.. Bu halk, kendisini aldatmak isteyenlere her zaman ders vermeyi bilmiştir.. 
Tarihimiz, bu anlattıklarımın örnekleri ile doludur.  Kurtuluş Savaşı’nı düşünün.. Ülke işgal edilmiş.. Ulusun özgürlüğü elinden alınmış, vatan  bölünüp, parçalanmış.. Yoksul, yorgun, çaresiz bir köylü halk.. Bu toprakları vatan bellemiş bütün unsurların el ele vermesi, Mustafa Kemal gibi bir liderin çevresinde toplanmasıyla Kurtuluş Savaşını başlatıp, vatanı kurtarmış. Özgürlüğünü geri almış.. 
Sonraki yıllarda halktan hiç kopmayan, halka hiçbir zaman tepeden bakmayan hep halkla birlikte olan, elindeki büyük güce rağmen gösteriş ve lüks merakına da kapılmayan bir Gazi Mutafa Kemal var. Halkın gözünde hep saygın kalmış.. Ölümünün üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen, bugün de hala saygınlığını koruyor.. 
Sonra, yoldan çıkan, halkı küçümseyen, halkı kutuplaştıran ve bölen bir CHP tek parti iktidarı dönemi var.. 1950’de önüne çıkan ilk fırsatta halk, onlara cezasını vermiş.. İktidardan devirmiş, kendisine yakın gördüğü siyasi heyeti iktidara getirmiş. 
Darbe dönemleri var.. Halk darbecileri destekliyor gibi görünmüş.. Onlara gaz vermiş, onları alkışlamış.. Ama yine önüne çıkan ilk fırsatta-örneğin 1983 seçimleri- darbecilerin bütün güvendiği kaleleri yıkmış.. 
En son örnek 2002 kasım seçimleridir. Türkiye kötü yönetilen bir dönemden geçiyordu. İşbaşındaki koalisyon hükümeti kendi içinde uyumsuzdu. Ülkenin sorunlarına çare bulamıyor, ülke ve insanları kriz içinde debeleniyordu. Bu ortamda, Recep Tayyip Erdoğan ve AK Pati ortaya çıktı. 
Ülkem insanı, artık değişim vaktinin geldiğini görmüştü. Gitti sandığa, iktidarı değiştirdi. Recep Tayyip Erdoğan’a, ülkeyi yönetme yetkisini verdi. Ama bu yetki, Anayasa sınırları içinde kalması, halkın sorunlarını çözmek için çalışması koşuluyla verilmiş bir yetkiydi. Ak Parti başarılı oldu. Ülkeye sanki sihirli bir değnek dokundu. Ülkenin morali yükseldi. Türkiye’de hükümetler ile halkın arası açılmıştı. Halkın içinden gelen bir iktidar vardı; özgürlük, adalet, kalkınma, şeffaflık vaat ediyordu. Yolsuzlukların üzerine gidip, hesap soracağını söylüyordu. 
Yeni iktidar, halkın sağlık kuruluşlarının kapısında, koridorlarında çektiği sıkıntıları ilk olarak ortadan kaldırdı. Devrim niteliğinde çok önemli, çok başarılı işler yaptı. Ak Parti’nin ilk yırlarında, bu ülkeyi yönetme hakkının sadece kendilerinde olduğunu, halkın cahil ve yetkisiz olduğunu düşünenler direnç göstermek istedi. Halkın seçtiği iktidarın, kendi içinden Cumhurbaşkanı çıkartamayacağını öne sürüp, engellemeye kalktılar. 
Bu halk, kendi seçtiği iktidara sahip çıktı. Haksızlığa uğrayan, halktan yetki almış olmasına rağmen engellenmek istenen siyasi iktidara halk sahip çıktı. AK Parti, 2007’de, 2011’de halktan daha büyük yetki ve destek aldı. Yerel seçimleri kazandı. İktidarın istediği anayasa değişikliklerini onayladı. Yeni Türkiye siyasetinin liderini, Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı seçti. 
………..
Derken, işin şekli değişmeye başladı. Yanlışlar yapılıyordu. Yolsuzluk iddiaları vardı,  tek adam olmak isteği ortaya çıktı. Lüks yaşam görüntüsü rahatsızlık yarattı. 7 Haziran’a gelindi. Bu milletin en azından yüzde 40’nın içi, eski havasında olmayan iktidarı topyekün silip atmaya el vermedi. Ama artık bir ders verilmesinin zamanının geldiği görüşü hakimdi. 7 Haziran’da millet, 13 yıldır ülkeyi tek başına yönetenlere, “Artık iktidarınızı paylaşın” dedi. 
Bütün bunlar, Cumhuriyet tarihimizde yaşadığımız bütün değişimler ve gelişmeler, bu ülke halkının demokrasiyi çok iyi öğrendiğini, özümsediğini ve demokrasinin kendisine verdiği tartışılmaz gücü her zaman doğru kullandığını gösteren açık delillerdir. 
7 Haziran’da ortaya çıkan siyasi sonuçların değerlendirilmemiş olması ise, bu ülkedeki siyasetçilerin hala demokrasiyi özümseyemediğini, halkı anlayamadığını göstermiştir. Kağıt üzerinde baktığınız zaman, 63 ncü hükümeti kurmakla görevlendirilen Ahmet Davutoğlu’nun, “Ben bütün iyi niyetimle elimden geleni yaptım” söylemi yanlış değildir. CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun kendisine hükümet kurma yetkisi ile gelen Başbakan’a, “Gelin 4 yıllık koalisyon kuralım, ülkenin temel sorunlarını çözelim” yaklaşımı da yanlış değildir.. MHP lideri Bahçeli’nin, “Ben her şeye karşıyım. Koalisyona da girmem, seçim hükümetine, azınlık hükümetine de destek vermem. Cumhurbaşkanı’nın kuracağı seçim hükümetine üye vermem” yaklaşımı için de çok fazla eleştiri hakkımız olmasa gerektir. 
Ama siyasetin uzlaşmazlığının sonuçları ortada.  Piyasalarda yaprak kımıldamıyor. İnsanlar rahatsız, tedirgin.. TL’nin değeri yerlerde sürünüyor. Bu vatandaşı rahatsız eden yolsuzluk iddialarının hesabı sorulamıyor. Terör  patlamış, her gün gencecik insanlar ölüyor.. 
……….
Türkiye Cumhuriyeti Muz Cumhuriyeti değil.. Anayasası var. Kurumları var. Kurallar ortada. Hükümeti kurumayan Davutoğlu, temayüllere uysa, görevi Cumhurbaşkanı’na iade etse, Cumhurbaşkanı da yine temayüllere uyarak görevi seçimden 2 nci çıkan CHP’nin liderine verse ne olacak?.. 23 Ağustos’ta 45 günlük süre dolacak.. Hükümet kurma görevini alan Kılıçdaroğlu, HDP ile koalisyon için anlaşabilir. Ama CHP-HDP yetmez. MHP’den zerre destek gelmeyeceği de ortada. 
Yetki, Cumhurbaşkanına geçiyor. Bir seçim hükümeti kurulacak. Öyle ya da böyle kurulacak. Türkiye hükümetsiz kalmayacak. Seçim tarihi belirlenecek. Büyük olasılıkla Kasım ayının üçüncü veya 4 ncü Pazar günü sandık başına gideceğiz. 
Demokrasiyi öğrenen, ülke menfaatlerini de kendi menfaatlerini de korumayı çok iyi bilen, ortak akıl bağlamında dünyada hiçbir toplumun eline su dökemeyeceği bir halk.. Uzlaşmayı bir türlü beceremeyen, sırf parti menfaatlerini ve ülkeyi yönetme yetkisini elinde bulundurmayı önemseyen bir siyaset.. 
Hani çok bilenler, “Erken seçimde sonuç değişmez. Halk 7 Haziran’da verdiği kararın arkasında durur” diyorlar ya.. Bu halk, bazen öyle sağ gösterip sol vurur ki, bu halkı tanımayanların feleği şaşar.. Hele görelim şu erken seçimi.. Çok sürpriz, hiç beklenmedik sonuçlar çıkabilir. Bütün anketleri yüzde 100 şaşırtan, herkesin ağzını açık bırakan sonuçlar çıkabilir. Türkiye halkı, demokrasiyi öğrenmiştir. Uzlaşmayı öğrenemeyen, bu halka saygıda kusur eden siyaset tarzı önümüzdeki erken seçimle birlikte tarihe karışabilir.. 
Türk halkı neylerse güzel eyler. Bundan hiç şüpheniz olmasın ve içinizi rahat tutun.
Bu yazı toplam 264 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum