1. YAZARLAR

  2. Mehmet SÖNMEZOĞLU

  3. Vefakârlık(2)
Mehmet SÖNMEZOĞLU

Mehmet SÖNMEZOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Vefakârlık(2)

A+A-
En güzel ahlâkın sahibinden vefa örnekleri
Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in hayatı baştan sona vefanın zirvesini teşkil edenen güzel örneklerle doludur.Zira O, kendisine yapılan büyük küçük hiç bir iyiliği unutmaz, gerek şahsına gerekse davasına iyiliği dokunan herkese karşı gönlünde hep vefa duygusuyla yaşardı.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.), daha doğmadan yitirdiği babasını ve çok küçük yaşta kaybettiği annesini hiç unutmamış, onların yokluğunu her zaman yüreğinde hissetmiştir. Anne babasına karşı vefakâr bir evlat olduğunu her fırsatta göstermiştir. Medine’de Adiyy b. Neccâr oğullarının evlerini görünce anne babasının hatıraları gözünde canlanmış ve “İşte annemle beraber burada konakladık, babam Abdullah’ın kabri de şu evdedir” diyerek hüzünlenmiştir. Yine Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Hudeybiye umresi için Mekke’ye giderken Ebvâ’ya uğramış ve annesinin kabrini ziyaret etmiştir. Kabri eliyle düzelten Hz. Peygamber (s.a.s.), annesinin kendisine olan şefkat ve merhametini hatırlayıp ağlamıştır. (İbnSa’d, I, 116-117)
Vefa timsali sevgili Peygamberimiz, yetişip büyümesinde emeği geçen kadınlara da annesinin şahsında son derece vefakâr davranmıştır.Doğduğunda kendisini bir hafta kadar emzirmiş olan amcası EbûLeheb’in cariyesi Süveybe’ye ve sütannesi Halime Hatun’a hayatı boyunca çok hürmet göstermiş, iyilik veihsanlarda bulunmuştur. Yine Hz. Peygamber (s.a.s.), amcası EbûTalib’in hanımı Fatma Hatun’a karşı da vefakâr davranmıştır.Zira bu hanım, sekiz yaşında bir çocuk iken evine gelen Hz. Peygamber (s.a.s.)’e özoğlu gibi davranmıştı. Hz. Peygamber (s.a.s.) bir anne gibi kendisine şefkat gösteren Fatma Hatun’a ömrü boyunca hürmet göstermiş, öldüğünde ardından ağlamış ve onun için“Annem öldü” ifadesini kullanmıştır.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) ilk eşi Hz. Hatice Validemize ömrünün sonuna kadar hep vefa göstermiş,onu daima sevgiyle ve saygıyla yadetmiştir. Çünkü Hz. Hatice Validemiz, İslam’a davete başladığında Peygamber Efendimize ilk defa o inanmış, hayatının en zor dönemlerinde kendisine maddî ve manevî her yönden destek olmuştur. Peygamber Efendimiz bu vefakâr eşini vefatından sonra hiç unutmamıştır. Hz. Aişe Validemizin anlattığına göre Sevgili Peygamberimiz, Hz. Hatice Validemizden çok bahseder, “Hatice şöyleydi, Hatice böyleydi. Üstelik benim ondan çocuklarım var, derdi.” (Buharî, Menâkibu’l-Ensâr, 20) Efendimiz (s.a.s.), onun arkadaşlarına ve yakınlarına da özel bir ilgi gösterir ve şöyle buyururdu: “Şüphesiz ahde güzel bir şekilde vefa göstermek imandandır.”(Hâkim, Müstedrek, I, 20)
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) sadece kendisine yapılan iyiliklere karşı vefakârlık yapmakla kalmamış, İslam’a faydası dokunan herkese karşı özel bir vefakârlıkörneği sergilemiştir. İşte bir kaç örnek:
Medine’den gelen bir heyet Akabe’de Hz. Peygamber (s.a.s.) ile buluştular ve O’nu Medine’ye davet ettiler. Hz. Peygamber (s.a.s.) de Medinelilerin bu davetini kabul etti. Ancak Medineliler ileride Allah Resûlü’nün tekrar Mekke’ye geri dönmesinden endişe duyuyorlardı. Şöyle dediler: “Allah Sana tekrar kavmine dönecek güç ve kuvveti verirse, Senin onlara dönüp bizi bırakmandan endişe ederiz.”Bunun üzerine vefa abidesi Efendimiz (s.a.s.), “Kanınız kanım, mezarlığınız mezarımdır. Ben sizdenim, siz de bendensiniz. Düşmanlarınız düşmanım, dostlarınız dostumdur”(İbnHanbel, III, 461) buyurarak onları asla terk etmeyeceğinin teminatını verdi.Peygamber Efendimiz (s.a.s.)verdiği bu söze sadık kaldı. Kendisine ve Mekkeli Müslümanlara kucak açan Medinelilerin yaptıkları fedakârlıkları hiçbir zaman unutmadı. Mekke’nin fethi gerçekleştiği halde vefakârlığını gösterdi ve doğup büyüdüğü şehir olan Mekke’ye geri dönmedi.Medine’de yaşadı ve orada vefat etti, kabr-i şerifi de oradadır.
Mekkeli müşriklerin zulüm ve baskılarından kaçıp ülkesine sığınan Müslümanları himaye eden, onları ülkesinde ağırlayan HabeşistanKralı Necaşi’nin gönderdiği heyet, bir gün Hz. Peygamber (s.a.s.)’i ziyarete gelmişti.Hz. Peygamber(s.a.s.) güzel bir vefakârlık örneği sergileyerek onlara bizzat kendisi hizmet etti. Ashab-ı kiram bu hizmeti kendileri yapmak isteyince Allah Resûlü (s.a.s.) şöyle buyurdu:“Onlar benim ashabıma iyilik yaptılar, ben de bizzat onlara iyilik yapmak istiyorum.”(İbnKesîr, Bidâye, III, 99)
Sevgili Peygamberimizin hayatından derlediğimiz bu eşsizvefa örnekleri ancak deryada bir damla misalidir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bütün hayatı boyunca sergilediğinice emsalsiz vefakârlık örnekleri ile bizlere en küçük iyilikler için dahi vefa gösterilmesi gerektiğini öğretmiştir.Hz. Peygamber (s.a.s.) vefasızlığın insanın itibarını düşüren kötü bir haslet olduğuna dikkat çekmiş ve vefasızların kıyamet günü teşhir edileceğini haber vermiştir: “Kıyamet günü her vefasız kişinin,vefasızlığının bir göstergesi olarak bir bayrağı olacak ve vefasızlığı ölçüsünde o bayrak yükseltilecektir.”(Müslim, Cihad, 15-16)
Görüldüğü gibi,vefakârlık fert ve toplum için vazgeçilmez ahlâkî bir değerdir. Öyleyse; gönüllerimize vefa duygusunu yerleştirmeli,herkese karşı son derece kadirşinas ve vefakâr olmalıyız. 
Bu yazı toplam 435 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.