1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. VEFALI OLMAK HERKESİN HARCI DEĞİLDİR
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

VEFALI OLMAK HERKESİN HARCI DEĞİLDİR

A+A-
Vefa kelimesi, sözünde durma, kendine iyilik edenleri unutmama anlamına gelir.  İnsan fıtratında, vefanın çok önemli bir yeri vardır. Vefanın önemini anlamak için, fıtratın ne olduğunu bilmeliyiz. Fıtrat kelimesinin sözlük anlamı; karakter, tabiat, mizaç anlamlarına gelir. Terim olarak, insanoğlunun Yüce Allah’ı bilmesi tanıması, idrak etmesi için kendisine verilen bir kabiliyettir. 
İsyan eden İnsanlar ve cinlerin haricinde, yaratılmış olan tüm varlıklar fıtratları( kabiliyet ve karakterli) istikametinde hareket ederler. Güneş, ay, yıldız diğer bütün gezegenler, hayvanlar bitkilerin hepsi fıtratlarında yerleştirilen kabiliyetlerine göre isyan etmeden hareket ederek, insanlara hizmet görevlerini yerine getirirler.
Yüce Allah (CC) Rum suresinin 30. Ayetinde Peygamberimizin şahsında fıtratla alakalı bizlere şöyle haber veriyor; “ O halde (Habibim) sen yüzünü muvahhit olarak dine yönelt. Allah’ın insanları yaratmasında esas aldığı o fıtrata uygun hareket et”  Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyorlar: “ Her doğan çocuk, İslam fıtratı üzere doğar; ama anası, babası dıştan tesir ederek, onu Hıristiyan, Yahudi ve Mecusi yapar.” 
Vefalı insan; Evvelemirde Yüce Allah’a verdiği sözden caymaz. İşlerinin yoğunluğundan veya geçici dünyeviliklerin tesirinde kalarak dostunu düşmanını unutmaz, unutturmaz. Yeni dostlar edinirken, eski dostlarını dışlamaz. Vefasızlık çukuruna düşmekten sakınırken, bu batağa düşenlere de vefa elini uzatarak onları da kurtarmaya çalışır.
Vefa ortadan kalkınca, devreye şahsi ikbal ve menfaatler girerek, vefasızlığın kapıları açılmış olur.  Karşılıklı menfaatler ve yapmacık gülücükler bitince,  her iki tarafta birbirini vefasızlıkla suçlamaya başlar. Vefa imana dayalı olduğundan, en büyük vefa, Yüce Allah’a emrettiği şekilde kulluk yapmaktır. İkincisi,  Yüce Allah’ın emrettiği şekilde insanlara hizmet etmektir. Üçüncüsü müslümanım diyen insanları sevmek ve onlara yardımcı olmaktır.  
Yüce Allah’a olan sevgimize, dünyevilik sevgilerimizi ortak edersek vefasızlığın en büyüğünü yapmış oluruz. Hz. Peygamberimizi canımızdan malımızdan daha fazla sevmezsek, vefanın ne olduğunu anlayamadık demektir.   Müslüman Hasan’a ve Hüseyin’e olan sevgimizin ayni derecede olmasında veya olmamasında iman bakımından hiç bir mahzur yoktur. Mahzurlu ve tehlikeli olan müslümanı sevmeme vefasızlığıdır.
Herhangi bir müslüman, üstlendiği görevi mevcut imkânlar dâhilinde yerine getirmiyorsa, aynı şekilde ülkenin Yönetim mekanizmasında bulunan insanlar, hizmet yaparlarken adil davranmıyorlarsa, yönetime güvenilir ehliyetli insanlara görev vermiyorlarsa, vefalı davranmıyorlar demektir. Şahsi ikbal ve menfaatini düşünerek, görevdeki kişilerin durumunu, ehliyet, liyakat ve kabiliyetlerini araştırmadan, kendini ehliyetli, başkalarını ehliyetsiz görerek, eleştirmekte vefasızlıktır.
Şahsi menfaatlerini ve partisinin siyasi getirilerini düşünmeden ülkenin ve milletin yararına olan, ihtiyaç ve hedef odaklı hizmetleri yerine getirmek hususunda risk alan yerel ve genel yöneticilerimiz,  vefalı insanlardır.  Hizmet odaklı projeleri uygulanan yerel ve genel yöneticilerimiz,  öncelikle İmtiyazlıların sokağını asfaltlamak, yaya kaldırımlarını zevklerine göre döşemek, imtiyazsızların mahallesindeki insanları çamurlu yollardan yürütmek, diğer hizmetlerden mahrum bırakmak veya bütçe yetersizliğinden sonraki yıllara tehir etme vefasızlığına düşmemelidirler.  
Aynı kabiliyet ve beceriye sahip olan bir çobanın oğlu ile imtiyazlı bir şahsin evladına görev verilirken, çobanın oğlu tercih edilmiyorsa, biliniz ki, bunun altında da menfaate dayalı bir vefasızlık yatmaktadır. Vefasızlığın ne olduğunu daha net bir şekilde anlamak için, bazı misaller vermek istiyorum. Yüce Allah’ın (CC) emir ve yasaklarına uymayanlar vefasızdırlar. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in yaşantısını örnek almayanlar, onun gösterdiği yoldan yürümeyenler vefasızdırlar, Sahabeye, müçtehit imamlarına, Kur’an ve sünnet yolunda gayretle çalışan ve insanları bilgilendirmeye çalışan insanlara hakaret etmek vefasızlıktır.
Tarih boyunca İslam dinine ve insanlara hizmet etmek gayesiyle ilahi kelimetullahi yeryüzüne hâkim kılmak için mücadele eden, birçok küfür diyarını İslam’la tanıştıran, çağ açıp çağ kapayan, İstiklal mücadelesi veren insanları karalamaya çalışmak, olduklarından farklı göstermek suretiyle milletin kafasını karıştırmakta vefasızlıktır.
Yakın siyasi tarihimize çok önemli katkıları olan, siyasetimizin yönünü değiştiren siyasi liderlerimizin yaptıkları hizmetleri görmemek, özelikle Erbakan Hocanın müthiş katkılarını gizlemeye çalışmak vefasızlıktır. 1969 tarihinde başlayan öze dönüş, yeniden diriliş, yerli ve milli görüş hamleleriyle siyasette ufuk açan, “Bir çiçekle bahar gelmez”  diyenlere “Her bahar bir çiçekle başlar” diyerek millette ümit vererek geleceğe doğru ufuklarını açan, Bana göre Asrımızın siyasi mürşidi olan Erbakan Hocanın fikirlerini konuşmaktan utananlar varsa, onlarda vefasızdırlar. 
Unutmayınız ki siyaset meydanında konferans salonlarında devlet dairelerinde selam vermek ayıplanırken, merhum Erbakan Hoca milletin karşısına çıkarak konuşmasına  “ESSELAMUN ALEYKÜM AZİZ VE MUHTERAM KARDEŞLERİM”  cümlesiyle başlaması siyasetin yönünü değiştiren ilk adım olmuştur. Bu cümlenin manevi tesiriyle kendilerine gelen, yılların verdiği hüzün ve hasretle hıçkırıklara boğularak ağlayan ve merhum Erbakan hocayla yürümeye karar veren insanları hatırlamamak vefasızlıktır. 
Yerli ve milli bir düşünceyle siyasette merhaba diyen MNP, MSP, RP, FP ve SP’sinin merkez ve taşra teşkilatlarından görev alan il ilçe başkanlarını, yönetim kurulu ve MKYK üyelerini, seçilen milletvekili ve belediye başkanlarını, bu partilere destek veren milyonlarca isimsiz kahramanları unutmak vefasızlıktır.  
Merhum Erbakan hocanın yanında yer alarak, Türkiye geneline ses veren ve harekete geçen, binlerce isimsiz dava kahramanları bir makalenin içinde yazmak takdir edersiniz ki mümkün değildir. O günlerde ve da sonraki yıllarda öne çıkan bazı isimleri yazarak, onların şahsında diğer çilekeş insanları hatırlamak, ölenleri rahmetle anmak, sağ olanlara sıhhat ve afiyet dilemek vefanın gereğidir. 
Erbakan hocayı, arkadaşlarını ve ilk belediye başkanlarımızdan olan, Halil İbrahim Çelik,  Ali Sezal,  Temel Karamollaoğlu,  Halil Ürün, Fethullah Erbaş, Burhan Abiş’i, Abdullah Çakmak bey’i,  İstanbul Büyük şehir belediye başkanı R. Tayyip Erdoğan’ı Ankara B. Şehir belediye başkanı Melih Gökçek’i İbrahim Karaosmanoğlu bey’i ve diğerlerini unutmak vefasızlıktır. Milletvekillerinden Recai Kutan’ı, Şevket Kazan’ı, Şevki, Yılmaz’ı Hasan Hüseyin Ceylan’ı,  Osman Pepe’yi ve diğerlerini, Merhum Necati Çelik’i, Ali Oğuz’u ve diğerlerini, İsimsiz kahramanlardan, Merhum Yusuf Çoban’ı, Mehmet Aktürkoğlu’nu Ali Düzcan’ı, Osman Aydın’ı, Abdurrahim Bezciyi ve daha nicelerini hatırlamamak vefasızlıktır. 
  Mili gencilik vakfı ve Akıncı derneğinin kurucu ve yöneticilerinden olan Merhum Adnan Demirtürk ve arkadaşlarını, Tevfik rıza Çavuş’u ve diğerlerini, ayrıca Nevzat Laleliyi, Mehmet Tezel’i, Mehmet Güney’i,  Veli Kösal’ı, Sefer Sarı’yı, Muhammet Karaosmanoğlu’nu ve diğerlerini de hatırlamamak vefasızlık olur.
İnandıkları gibi yaşama mücadele veren bay bayan gençlerimizi ikna odalarında psikolojik işkencelere tabi tutulan, üniversitelerden ilişkileri kesilen, çalıştıkları iş yerlerinden atılan,  cezaevlerine işkencelere maruz kalan birçok mili görüşçü, akıncı, ülkücü, gençlerin çektikleri sıkıntılarını unutmak, başlı başına bir vefasızlıktır. Emperyalizme karşı mücadele ettikleri inancıyla, özlerinden koparılarak kandırılmış nice solcu gençlerde vefasızlığın kurbanı olduklarını unutmamalıyız. 
 İl başkanı olarak görev yaptığım sırada, birçok gencin işe girmesine, birçok insanın iş sahibi olmasına, siyasetten birçok arkadaşımızın önünü açma hususunda vefalı davrandığımız halde,  bu arkadaşların birçoğundan benzer vefayı göremedik. Vefa öyle bir şeydir ki, dostu dost sakladığı gibi, düşmanı da safına çekerek dost yapar. Vefasızlık tüm dostlukları ortadan kaldırdığı gibi, yeni dostluklara da kapı açmaz. Kalın sağlıcakla.
Bu yazı toplam 846 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum