• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Kocaeli 5 °C

VEKİLLERİN YAPTIĞI YEMİN, YEMİN Mİ?

M.Zeki CANŞİ
Dinen üç çeşit yemin vardır. Bunlar; yemîn-i lağv, yemîn-i ğamûs ve yemîn-i mün’akidedir. 
1. Yemîn-i lağv; bir şeyin doğru olduğu zannedilerek veya ağız alışkanlığıyla yapılan yemindir. Kişinin birini görmediği hâlde gördüğünü zannederek “Vallahi gördüm.” veya yemin kastı olmaksızın yemin sözlerini söylemesi, yemîn-i lağv olarak kabul edilmiştir. Bu şekilde yapılan yeminden dolayı keffâret gerekmez. Kur’an-ı Kerim’de, kasıtsız olarak ağızdan çıkıveren yeminlerden dolayı kişinin sorumlu tutulmayacağı bildirilmiştir (Bakara, 2/225; Mâide, 5/89). Bununla birlikte, ağız alışkanlığıyla konuşurken sıkça yemin edenlerin, bu alışkanlıklarından vazgeçmek için çalışmaları gerekir. 
2. Yemîn-i ğamûs; yalan yere edilen yemindir. Bir kimsenin olmamış bir şey için bilerek olmuş diye veya olmuş bir şey için bilerek olmadı diye yemin etmesidir. Bu en büyük günahlardan biridir (Buhârî, Eymân, 16; Müslim, İman, 220). Böyle bir yemin keffâretle telafi edilemez. Bu şekilde yemin eden kişinin, bilerek ve Allah’ın adını anarak yalan yere yemin ettiği için, pişman olarak, bir daha böyle bir hataya düşmemek üzere Allah’tan af dilemesi gerekir. Yalan yere yaptığı yemin sebebiyle başkasının hakkının zayi olmasına sebep olan kimse, bu zararı tazmin edip zarar verdiği kimselerden helallik istemelidir. 
3. Yemîn-i mün’akide; mümkün olan ve geleceğe ait bir şeyi yapmak veya yapmamak üzere yapılan yemindir. Bir kimsenin şu işi yapacağım veya yapmayacağım diye yemin etmesi böyledir. Bu yeminin Allah’ın isimlerinden biriyle veya O’nun sıfatlarıyla yapılmış olması gerekir. Allah ve sıfatları dışında başka şeylere yapılan yemin, bu yemin kapsamına girmez (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, V, 478, 481-486). Bu yemini eden kişinin, dinin yasakladığı bir şeyi yapmaya veya emrettiği bir şeyi terk etmeye yönelik olmadıkça ettiği yeminin gereğini yapması gerekir. Yeminini bozarsa keffâret öder (Merğînânî, el-Hidâye, IV, 13).
Dini kaynaklarımızda geçen bu üç yemin çeşidine baktığımız zaman, milletvekillerinin yaptığı yemin ile bunlar arasında hiçbir illiyet bağı yoktur. Hatta birazcık vekilleri yalan yere yemin etmeye sevk ettiği için ikinci şıktaki Yemin-i Ğamus’a, kısmen de Yemin-i Lağv’e daha çok benzemektedir. Çünkü, vekilleri yalan yere veya zevahiri kurtarmak için yemin ettirmeye icbar ediyor mevut yemin metni.
Şimdi gelelim Sayın Leyla Zana’nın çıkışına:
HDP’li Sayın Leyla Zana’nın yemin krizine sebebiyet veren hâlihazırdaki bu yemin metninin bir kere dinen hiçbir geçerliliği yoktur. Kapsayıcı ve kuşatıcılığı hiç yoktur. İçerik bakımından dine muhalif birçok ifadeler çıplak gözle görülebiliyor. 12 Eylül 1980 darbesinin mahsulü, dayatmacı ve sadece bireyi takdis ve tahkim eden, ırkçılık kokan, temel hak ve hürriyetleri esas almayan, evrensel değerlerden ve insan haklarından yoksun, dini içerikten tamamen soyutlanmış ve bir takım dogmaları uhdesinde barındıran ve tabudan öte hiçbir anlam ifade etmeyen acayip bir metin. Dolayısıyla her milletvekili seçimlerinin ardında tartışma konularının birinci maddesi olarak karşımıza çıkıyor. 
Sayın Leyla Zana’nın “Türk” kavramı yerine “ Türkiye” kavramını kullanması, azıcık Türkçe bilgisi olan, içeriğinde barındırdığı manaları ayırabilen feraset sahibi herkes, “Türkiye” kavramının ötekileştirmediğini; bilakis daha kapsayıcı ve kuşatıcı olduğunu rahatlıkla söyleyebilir. Tabi, bununla bitmiyor mesele… Metnin tamamı revizyona muhtaç. Kökten değiştirilmesi lazım… 
Hukukçularımızın, sosyal bilimcilerimizin ve de sivil toplumun, üzerinde ittifak edebileceği insan hak ve hürriyetlerini esas alan, ötekileştirmeyen, evrensel değerleri barındıran, özellikle de, beytülmalı (halkın ortak mallarını) koruma esaslı, kapsayıcı ve kuşatıcı bir yemin metnini yeni anayasamıza koymaları için ciddi bir çalışma yapmaları gerekir. Aksi taktirde, bu haliyle aldatmaca devam eder, tartışmalar da son bulmaz.
Bu yazı toplam 185 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37