1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. 'Verem son 10 yılda dörtte bir azaldı'
'Verem son 10 yılda dörtte bir azaldı'

'Verem son 10 yılda dörtte bir azaldı'

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün önerisiyle her yıl 24 Mart'ta, Dünya Tüberküloz Günü faaliyetleri düzenleniyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre son 10 yılda verem hastası sayısı, dörtte bir oranında azaldı.

A+A-

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün önerisiyle her yıl 24 Mart'ta, Dünya Tüberküloz Günü faaliyetleri düzenleniyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre son 10 yılda verem hastası sayısı, dörtte bir oranında azaldı. Türkiye'de 2000 yılında 20 bin 535 olan verem vakası, 2011'de 15 bin 679’a geriledi. Verem, hastaların yüzde 65’inde akciğerlerde, yüzde 35’inde akciğer dışı organlarda (lenf bezleri, akciğer zarı, kemik, böbrek, beyin vb.) görülüyor. Vakaların ortalama yüzde 60’ı erkek, yüzde 40’ı kadın.

DSÖ, Robert Koch tarafından tüberküloz basilinin keşfedildiği gün olan 24 Mart 1882'ye ithafen 1996 yılından itibaren her yıl 24 Mart'ın Dünya Tüberküloz Günü olmasını önerdi. Bu kapsamda her yıl verem konusunda toplumun bilgilendirilmesi ve bu hastalıkla ilgili dünyadaki gelişmelerin paylaşılması amacıyla çeşitli faaliyetler düzenleniyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de veremin yaygın olduğu iller sıralamasında İstanbul, Zonguldak ve Adapazarı ilk sıralarda. Vakaların üçte biri İstanbul’da görülüyor. Her ilde en az bir tane olan 179 toplum sağlığı merkezi verem birimi (verem savaş dispanseri), 21 bölge tüberküloz laboratuvarı, diğer birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarıyla verem kontrolü hizmeti sürdürülüyor.

TEDAVİSİNİ EKSİKSİZ ŞEKİLDE YAPAN HASTALAR ŞİFA BULUYOR

Verem ırsi değil, bulaşıcı bir hastalık. Hastaların öksürme ve hapşırmaları sırasında etrafa saçtığı verem mikroplarının sağlam kişiler tarafından solunmasıyla bulaşıyor. Türkiye'de teşhis ve tedavisi ücretsiz yapılıyor. İlaca dirençli vakalar dahil tedavide kullanılan bütün ilaçlar Sağlık Bakanlığı’nca temin edilerek, ücretsiz olarak hastalara verilmek üzere sağlık kuruluşlarına dağıtılıyor. Tedavi süreci en az 6 ay süren bu hastalıkta, düzenli ve eksiksiz ilaç kullanımı büyük önem taşıyor. İlaç tedavisine başlandıktan 15-20 gün sonra bulaştırıcılık büyük oranda azalıyor. İlaçlarını önerilen sürede ve eksiksiz kullanan hastalar, yüzde 100'e yakın oranda şifa buluyor.

Kişilerin ve dolayısıyla toplumun bu hastalıktan korunmasında en önemli husus, erken teşhis ve en kısa sürede tedaviye başlanması. Bu sebeple iki üç haftadan uzun süren öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, nefes darlığı, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş ve gece terlemesi şikâyetleri olanların, verem kontrolü için en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmesi gerekiyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.