Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

VERTİGO

A+A-

  VERTİGO   denen  illetle  tanışalı  iki  sene  kadar  oldu.. Sizler  daha  önce  duymuş,  ne  olduğunu  öğrenmiş  olabilirsiniz..Ama  dediğim  gibi,  ben  iki  sene  oldu  adını  ve  bir  insana  neler  yaptığını  öğreneli.. VERTİGO  Latince  bir  kelime  olup “dönmek” fiilinden  gelmektedir.. Eveet  dönmek.. Yani “ Baş  Dönmesi”   efendim..Geçen  sene  dernekte  bizim  akillerin  çoğu  bu  hastalıktan  söz  etmeye  başladılar.. Tabi ki  ne  olduğunu bilmediğimiz  için  önce  gelip  geçici  bir  durum  diye  pek  ciddiye  almadık.. Ancak  zaman  geçtikçe  ve  bu  durum  sari  bir  hastalıkmışçasına  diğer  kişilerde de  görülmeye  başlayınca,  işin  rengi de  değişmeye  başladı.. Hele de  bu  şikayetleri  dile  getiren  arkadaşların  durumunu  görünce  oldukça endişelendim  inanınız.. Neyse,  bu  hastalığın  eline  düşen  sevgili  dostlarım  doktorlara  koşarak  tedavi  yöntemleri  ararken,  yaz  aylarına  girdik  ve  herkes  kısa  bir  yaz  tatili  için  dinlenmeye  çekildi.. Bu  arada  bende  Yalova  Çınarcıktaki  evime  geldim.. Eh  yaklaşık  kırk  senedir  ikamet  ettiğim   bir  yerde  hasretle  kavuştuğum  komşularım,  arkadaşlarım  oluyor  haliyle.. Aynen  bu  düşüncelerle  yazlık  dostlarımla  buluştum.. Aaaaa  kısa  bir  muhabbet  sonrası  duyduklarım  beni  şok  etti.. On  beş  kişilik  bir  arkadaş  grubunda  sekiz  kişi  VERTİGO  hastası.. Aman  Allah’ım  bu  ne.?  Durun  daha  bitmedi.. Birkaç  gün  önce  apartmanımızın  önüne  acı  acı  bağıran  bir  ambülans  geldi..  Belli  bir  süre  sonra  alt  kat  komşumuzu  sedye  ile  ambülansa  koyup  hastaneye  götürdüler.. Sonra  geçmiş  olsun  diyelim  dedik.. Ve,  hastaneye kaldırılış  nedenini  öğrendik.. Adamcağız  VERTİGO  hastası  imiş.. Derken  bu  sohbete  girildi.. Meğer  bizim  23  daireli  binada  beş  komşumuz da  VERTİGO  illetine  yakalanmış.. Anlayacağınız  arkadaşlarla veya   komşularla  oturup  güzel  bir  sohbet  ve  muhabbete  girelim  desek,  günün  konusu  herkesi  hallaç  pamuğu  gibi  savuran  VERTİGO  oluyor.. Bu  beni  her  buluşmalarımızdan  sonra  daha da  etkilemeye  başladı.. Kendimi  devamlı  sınadığımı  fark  ettim..  “ Ay  acaba  başım mı  dönüyor.. Midem  bulanıyor  galibe.. Eyvahh  bendemi  yakalanıyorum  yoksa”  gibi  endişeler   ve  korkular  içerisindeyim.. O  nedenle  doktorlarla  konuştum.. Bazı  hocaların  bu  konudaki makalelerini  okumaya  başladım.. Elimde  olmadan  VERTİGO  araştırmacısı  olup  çıktım  birden  bire..     İşin  tuhafı  durmadan da  araştırıyorum.. Neden  bu  hastalık  birden  bire  bu  derece  çoğaldı.. Çok  merak  ediyorum.. Mutlaka  bir  nedeni  olmalı.. Bu  insanların  çektiği  sıkıntı  içimi  acıtıyor  doğrusu.. Kusura  bakmayın  ama,  artık  herkesin de  bir  VERTİGO  adayı  olabileceğini  düşünüyorum.  Yeni  sezonda da  TV de  ilk  masaya  yatıracağım  konu  bu  olacak  ve  önce  kendim  sonrada  izleyenlerime  daha  detaylı  bilgi  aktaracağım  inşallah..

  Edindiğim  bilgilerden  biraz  sizlere de  bahsetmemi  ister misiniz.?  Belki  faydası  olur..

 Kulak  denen  organımızın   yaşamımızda  ne  denli  büyük  yeri olduğunu  biliyorsunuz.. Kulak  bizlerin  tün  sesleri  duymamızı   sağladığı  gibi  çok  önemli  bir  denge  unsurudur..            Bu  adına  VERTİGO  dene  hastalıkta  böyle  başlar.. Manasının  dönmek  olduğunu  söylemiştim.. Hem de  ne  dönmek.. Onu  yaşayanlar  bile  anlatmakta  zorlanıyor..

Kısacası  vücudun  denge  sistemlerinden  yanlış  uyarılar  gelmesi,  veya  doğru  uyaranların  yanlış  algılanmasıyla  ortaya  çıkan  dengesizlik  halidir.. Vücuttaki  dengenin  sağlanmasında  bir  çok  organ  birbirleriyle  bağlantılı  bir  şekilde  çalışırlar ( iç  kulak,  gözler, eklem  ve  kaslar,  beyin,  omurilik)  Sonuçta  bu  organları  etkileyen  hastalıkların  bir  çoğunda  VERTİGO  ortaya  çıkar.. Baş  hareketleriyle  ortaya  çıkar.. Şiddetli  dairesel  dönme  ile  kendini  gösterir..Yatmak,  kalkmak,  öne  eğilmek,  yukarı  bakmak  mümkün  olmaz..Bazen  ortaya  çıkan  belirtiler  değişebilir..Bu  VERTİGO  ya  neden  olan  hastalıklara  göre  belirlenir.. Örneğin  kulak  çınlaması, bulantı, kusma, terleme, görme  bozukluğu, işitme  kaybı  gibi.. Bakınız   uzman  doktor  Op. Dr. Kuten  KURTKAN  şöyle  diyor.. Tedavi  bir  çok  şekilde  yapılabilir,  ancak  tedavide  asıl  önemli  olan  nedenin  bulunmasıdır..Neden  bulunduktan  sonra,  tedavi  bu  nedene  göre  yapılır.. Mesela  Vertigonun  en  sık  görüldüğü  hastalıklardan  biri  olan  MENİERE  hastalığı  (İç  kulak  tansiyonu.. Baş  dönmesi, bulantı, kusma,  işitme  kaybı, kulakta  doluluk  hissi,  denge  bozukluğu,  gerginlik, stres  vs)   daha  ziyade  kadınlarda  görülür.. Bunun  için  detaylı  bir  muayene  ve  nörofizyolojik tetkikler  ve  yöntemlere  baş  vurulması  gerekir..  Halk  arasında  kulak  kristallerim  oynadı  o  yüzden  başım  dönüyor  denir.. Bunların  çok  iyi  araştırılması  gerekir.. Tedavi  öyle  yapılıp  teşhis  öyle  konmalıdır..Evet,  çeşitli  tetkikleri  yaptırıp   rahatsızlığın  ana  nedenini  bulduktan  sonra,  normal  hayatınızda da  dikkatli  olmanız  gereken  belirli  davranışlar  olacaktır.. Yoksa  VERTİGO iş  ve  sosyal  hayatı  durma  noktasına  getirebilir..

O zaman  ne  yapacakmışız.?  İlaçlarımızı  alırken  mutlaka  yaşam  tarzına  dikkat  edilecek mişş.  Birden  ve  ağır  hareket  yokk.. Bol  su  içmeli,  yapabildiğimizce  spor  yapmalıyız.. Bu  arada  D  vitamini  takviyesi  olabilir..Veeee  en  zoru da, elimizden  geldiğince  stresten  uzak  durmak  gerekli.. Haa  sizlere  küçücük  bir  bitkisel  tarifte  verebilirim.. Arkadaşlar  tarafından  güvenilir  olduğu  ispatlanmıştır.. 1 çay  bardağı  dövülmüş  çörek  otu,  1 kahve  kaşığı  bal  ile  karıştırılarak  her  gün  düzenli  tükete  bilirsiniz.. Ben  çörek  otlarını  aldım  tetikte  bekliyorum.. İşin  esprisi  bir  yana,  dünyam  dönecek  diye  korku  yaşıyorum..

  Ben  başı  dönerek  Vertigo  yaşayan  onlarca  arkadaşıma,  komşuma  acil  şifalar  diliyorum.. Ve  başınızın   sadece  mutluluktan  dönmesini  temenni  ediyorum……

   

                                     

Bu yazı toplam 1603 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum