1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. VİCDAN GÜNÜ VE VİCDAN KÖRELMESİ!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

VİCDAN GÜNÜ VE VİCDAN KÖRELMESİ!

A+A-

Aziz okurlarım, sürekli terennüm ettiğim için, beni takip eden sizler bilirsiniz. Şu günlere hep mesafeli olmuşumdur. Neredeyse günü olmayan şey kalmadı. Lakin bir gün var ki, onun karşısında saygıyla eğilmemek, onu içselleştirmemek ve ona sahip çıkmamak bence vicdansızlığın dik alası olur.

Peki, nedir o gün ve huruç noktası nedir? Diye sorduğunuzu hisseder gibiyim.

Evet, o gün: “Dünya vicdan günü”

Peki, bu günün müstenidatı nedir?

“16 Mart 2003 tarihinde İsrail tanklarına karşı vicdanını siper ederek katledilen Rachel Corrie’nin hatırasına atfen, “Otuzuncu Harf Edebiyat ve Düşünce Dergisi” tarafından 2006 yılında ilan edilen Dünya Vicdan Günü.

16 Mart dünya vicdan günü, Naci el Ali’nin, şeyh Ahmet Yasin’in, Edward Said’in, Aliya İzzet Begoviç’in, Hasan Aycın’ın, Rachel Corrie’nin bu vicdansızlık deryasına yüzünü dönmeden merhametin kısık sesiyle dua ettiği gün!

Bu yüzden, dünya Vicdan Günü; dünyamızı, şehrimizi, evimizi, kalbimizi ve zihnimizi açık hava morguna çevirmek isteyenlere karşı duruşumuzun en insani göstergesi…

16 Mart Dünya Vicdan Günü; cinsiyeti, dili, dini, rengi, ırkı ne olursa olsun Gazze’li çocuklardan Vietnamlı kadınlara, Suriye’den Doğu Türkistan’a, Burma’ya, Arakan’a ve Diyarbakır’dan Somali’ye dünyanın her yerinde vicdan sahibi herkesin bir gün aynı şarkıyı söyleyeceklerine inananların günü”

Değerli dostlar,

Her kim olursa olsun varlığını başkasının yokluğu üzerine bina etmeye çalışıyorsa, o vicdan duvarına toslamış demektir. Bu gün, insanlık alemi ciddi bir imtihanla karşı karşıyadır. Herkes, (Parti, cemaat, dernek, vakıf ve klik….) kendini merkeze alarak ötekini şeytanlaştırma vicdansızlığını  meşru bir eylemmiş gibi görebiliyor.

Vicdan, dünyanın bütün adalet sistemlerini yanıltsak bile kendimizi mahkûm eden bir iç sestir… Belki de en yalın ifadesiyle, yastığa başımızı koyduğumuzda olmadı, yanlış yaptın, yapmamalıydın diyen bir uyarıcı. Vicdan belli ki, vahyin insan içinde sürekli yaşayan tek yansıması. Dünyanın her yerinde, hangi siyasi görüşten, dinden, ırktan ve ideolojiden olursa olsun tüm insanların üzerinde mutabık kalacağı tek ortak düşünce.

Bu açıdan bakıldığında vicdan; bırakın tamamen ortadan kalkmasını, birazcık eksikliğinin bile dünyayı nasıl da yaşanmaz hale getirebileceğini, cehenneme çevireceğini gösteren tek gerçek duygu!

Habil ile Kabil’le başlayıp, insanlık tarihi kadar eski olan çıkar savaşları, iyiyle kötünün, zalimle mazlumun, güçlüyle zayıfın mücadelesi, en küçük kabilelerden günümüzün modern dünyasına, bireysel yaşam alanlarından, toplumsal hayat standartlarına kadar her alanda sürekli devam eden bir harp sahnesini andırıyor. İşgallerin, savaşların, bireye yönelik şiddet ve işkencelerin, en temel özgürlük haklarından mahrum bırakılmaların bile sıradan bir haber algısından öteye geçmediği kirli bir dünyada yaşıyoruz. Yaşadığımız hayatı her gün daha fazla vicdansızlık dalgalanmalarına terk etmemek,  erdemli ve yaşanılabilir bir hayat inşa etmek, vicdanlı insanların sayısını artırmak zorunda olduğumuz bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır. İnsana ve yaşadığı çevreye yönelik onur kırıcı eylemlerin zindanlardan, hücre ve karakollardan çıkıp sokaklara, evlere bulaştığını; tepkiyi, lanetlemeyi, hesap sormayı, dua etmeyi unutan insanlığın yakındığı şeyle, yaşadığı şeyin aynı olduğunun farkına vardığı yeni bir akla ihtiyaç duymaktayız! Modern insanın farkındalık bilincini yeniden kazanacağı ortak bir akla…

Bu yazı toplam 1091 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.