• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Kocaeli 6 °C

VİCDAN SAHİBİ İNSAN, İNSAFSIZ VE İDRAKSIZ OLAMAZ

Alaattin KÖKSAL

Vicdanı vicdan yapan ahlaktır. Ahlakın kurallarına koyan dindir.  İlahi dinin koyduğu ahlaki kurallarla, beşeri dinlerin koyduğu ahlaki kurallar aynı ölçüde değerlendirilemez. Her millet, kendi inanç değerlerine göre ahlaklaşacağından, insaf, vicdan ve merhamet anlayışları da bu yönde gelişecektir. Ahlak kurallarını, bir an için unutanlar veya hatırlamak istemeyenler, kin ve nefretlerinin tesirinde kaldıklarından insaf, vicdan ve idrak nimetinde uzaklaşırlar.

İlahi ve beşeri dinlere mensup olan insanların, fıtratları gereği ahlakı yönden birçok ortak yönleri vardır. Ortak özeliklerin başında insaf gelmektedir. Genlerinde İnsaf ve idrak hücresi olan insanların vicdanlarında, kin, nefret ve hasetliğe dayalı hiçbir zulme, zalimliğe, yalana, iftiraya ve insafsızlığa yer vermezler. Vicdan, insaf, adalet ve merhamet duyguları körleşen insanlar, zalimle mazlumu, haklıyla haksızı, doğruyla yanlışı ayıramayacak kadar insafsız olurlar.

Konumuzu çok fazla dallandırmadan  %99’ u Müslüman olan ülkemiz insanlarından istisnaları ayrı tutarsak,  genel manada yalanla ve kötü zanla konuşmayı sevmezler.  Haram olan işleri yapma yönünde arzulu olmazlar. Bilerek/bilmeyerek yaptıkları yanlış işlerden pişmanlık duyarlar. Yaptıkları haram işleri çocuklarına yakınlarına tavsiye etmezler. 

Dinin emirlerini layıkıyla yerine getirmezlerse de, helal ve haram hudutlarını inkâr etmezler. İman noktasında Allah’tan başka ilah olmadığına, Hz. Muhammed (S.AV.) in son peygamber olduğuna tam olarak iman ederler. Son ilahi kitap olan Kur’an-ı kerimi son ilahi din olan İslam’a hiçbir itirazları olmaz. Vatan, din, namus ve mukaddesatların korunması uğrunda onurlu bir şekilde ölmekten çekinmezler. 

Yazacaklarımdan birileri alınganlık göstermesin diye nerde ise her cümlemizin başında iyilerini tenzih ederek söze başlıyoruz. Canım, yarası olan gocunur diyeceğim, lakin fitne ve fesat öyle şiddetli bir şekilde yayılıyor ki, sütten ağzımız yandığından yoğurdu üfleyerek değil dondurarak yemeye çalışıyoruz. 

Bugünkü makalemize bir kısım insanların, bazı vakıf, dernek, tarikat, cemaat ve sivil örgüt mensuplarının siyasette olan ahlakı bakışlarını ve duruşlarını yazmak istiyorum. Sözünü ettiğimiz bu kişi ve kuruşlardan birçoğu, düne kadar F.Gülen’i ve mensuplarını eleştirdikleri halde, bugün sırf AK partisine muhalefet olsun düşüncesiyle, F. Gülen’den yana tavır aldıklarını, F.Gülen’in, Kemalizm’e karşı yapacağı darbeyi, Sayın Erdoğan önleyerek Kemalizm’e en büyük hizmeti yapmıştır, diyecek kadar insafsız olduklarına şahit olmaktayız.

Sayın Erdoğan’ı ve AK Partisini Siyonizm’in Türkiye şubesi diyecek kadar kindar olduklarından insaf, idrak ve merhamet pınarlarını kurutmuşlardır. Bunlardan bazıları menfaatleri uğruna,  iktidar partisi yetkililerinin önünde takla atacak kadar onursuz, köprüyü geçtikten sonra ahlak ilkelerine uymayacak şekilde,  sosyal medya üzerinden Sayın Erdoğan’a ve diğer yetkililere alçakça hakaretler ve küfürler yağdıranların nasıl bir ahlak erozyonuna uğradıklarını gördükçe onlar adına üzülüyor ve utanıyorum.

 FETÖ ve diğer terör örgütü mensupları temizlenirken, insafsız ve vicdansız bir şekilde AK parti düşmanlığı yaparak, şer güçleri sevindiren insanlarda ayıklanmalıdır.  Bu tip insanlara uslanmaları için şu sözü hatırlatmalıyız. “  Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tektir ile uslanmayanın hakkı kötektir.” Devletin köteği, doğuda çalışan memurları batıya, batıdakileri doğuya göndererek verimlilik almaktır, verimli olmayanların görevlerine son vermektir.

 Milletçe adaletten ayrılmamak şartıyla, devlete ihanet eden, fitne ve fesat üreterek milletin moralini bozan, şer güçlere ve içteki hainlere doğrudan veya dolaylı bir şekilde destek veren insanlara itibar etmemeliyiz. Tavır, davranışımız ve duruşumuzla bu insafsızları toplum indinde itibarsızlaştırmalıyız.

Sözünü ettiğimiz bu tipler, hangi partinin, cemaatin, vakfın, legal,  illegal derneklerin mensupları olurlarsa olsunlar vatanımızın ve milletimizin huzur ve barışı için bu kişileri emniyet güçlerine ihbar etme görevimizi çekinmeden yapmalıyız. Bu kişiler velev ki oğlumuz, kızımız, babamız, kardeşimiz, komşumuz, en yakın akrabamız olsa da bu ihbarı yapmalıyız. Mesele vatan olunca,  gerisi teferruattır anlayışıyla hareket etmeliyiz. Böyle davranmazsak yarın eyvah demenin hiçbir faydası olmayacaktır.

 AK partisi döneminde işe girip AK partisi döneminde istediği makama veya bölgeye gelemediği için ben AK partili olmadığım için tayınım yapılmıyor. AK partili olmadığımız için açığa alınıyoruz gibi ahlaksızca ifadeler, insaf ve vicdan sahibi Müslüman’a yakışmaz. Beyinlerini donduran, vicdanlarını kilitleyen, dini kendi anlayışlarına göre istismar ederek menfaatleştikleri insanları,  gıyaplarında karaktersizce eleştirerek, çevre edinmeye çalışanlar,  dünkü itibarlarını kaybettiklerini bilmelidirler. 

Son beş yılda Türkiye’nin yakaladığı siyasi ve ekonomik istikrarını bozmak için,  şer güçlerin ve içteki işbirlikçilerin birlikte yaptıkları operasyonların arkasında kimlerin olduğunu bildiğiniz halde,  kör bir inatla Sayın Erdoğan’a yaptığınız muhalefet en hafif ifadeyle insafsızlıktır. 15-Temmuz-201 6 darbe girişimine kimlerin taraf, kimlerin karşı, kimlerin dolaylı destek verdiklerini de şahit olduk. Yenikapı mitingine kimlerin kerhen katıldıklarını,  kimlerin sadece görüntü verdiklerini, kimlerin yürekle katıldıklarını da biliyoruz.

Artvin de CHP konvoyuna yapılan silahlı saldırıyla kimlere nasıl bir mesaj verildiğini de çok iyi anlıyoruz. Dün Sayın Erdoğan’ı haksız bir şekilde Amerika işbirlikçisi olarak eleştirenler bugün Amerikan yanlısı cemaatlerle hareket ederek dolaylı bir Amerikancı olduklarını ibretle izlemekteyiz.

Bu hususun iyi anlaşılması için milli ve yerli düşünenler, özelikle milli görüşçü olduklarını söyleyenler, merhum Erbakan hocanın yaptığı gibi, Hakkı üstün tutarak, yanlışa yanlış doğruya doğru söyleyerek tutarlı ve yapıcı bir muhalefet yapmış olsalardı, FETÖ den boşalan yerlere, milli ve yerli düşünen insanlara dün olduğu gibi bugünde düşünmeden devlet mekanizmasının içinde yerlerini alacaklardı.  Geldiğimiz nokta çok düşündürücü, iyilerini tenzih ederek söylüyorum. Üzülerek ifade edelim ki, sözünü ettiğimi bu milli unsurlar, millilikten ve yerlilikten uzaklaştıklarından benim nazarımda bu fırsatı kaçırmış oldular. Şu hususu da ifade edelim Sayın Erdoğan’ın milliliğini ve yerliliğini insaf sahibi olan hiç bir insan tartışamaz. Yaptığı maddi ve manevi hizmetlerle, aldığı tehditlere rağmen dik duruşuyla ve yaşantısıyla bunu fazlasıyla ispat etmiştir.

Sayın Erdoğan ve hükümet yetkilileri hizmet yaparlarken sıradan vatandaşlar gibi düşünemezler. Onlar, tarihi bir misyonu taşıyan bir devleti yönettikleri bilinciyle hareket ettiklerinden bizden çok daha merhametli ve adaletli davranmaya mecbur ve mahkûmdurlar. Bu anlayışı istismar etmek işine geldiği gibi atıp savurmak alçakça hakaretlerde bulunmak fitne ve fesat üretmek hiçbir insaf ve iz’an sahibi insana yakışmaz. “Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az.” Hoşça kalın.

Bu yazı toplam 1026 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37