1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Vur Başkanım yumruğu masaya; şu paralı otoparkı iptal et, bitir
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Vur Başkanım yumruğu masaya; şu paralı otoparkı iptal et, bitir

A+A-
8 Şubat Pazartesi gününden buyana İzmit’i oyalayan,  rahatsız eden bir olay var.. Şehir merkezindeki caddelerde paralı otopark sistemi.. Bugün size bu konuyu ayrıntıları ile anlatmak istiyorum. 
Önce, bir teknik hatırlatma yapayım. İlimizde  şehir merkezindeki cadde ve sokaklarda paralı otopark sistemi “Parkomat” olarak adlandırılıyor. Bu işi, Büyükşehir Belediyesi’nden kiralayan şirketin adı ise “Parkotomat  Otomotiv  Sosyal Hizmetler  Nakliyat Gıda  San.ve Tic. Ltd. Şirketi.”
Yani, sistemin adı “Parkomat” işi yapan şirketin adı “Parkotomat”
Büyükşehir Belediyesi 2013 yılında  ihaleye çıkıyor. Parkotomat Ltd.Şirketi bu ihaleye giriyor, kazanıyor.11.03.2013 tarihinde İzmit’teki cadde ve sokakların; 01.10.2013 tarihinde Derince’deki cadde ve sokakların Parkotomat şirketine altın tepsi içinde sunulduğu  sözleşmeler imzalanıyor. Sözleşmelere göre, 3 yıl süreyle, İzmit ve Derince’deki belli cadde ve sokaklarda otopark yapan araçlardan bu şirket parayı toplayacak. 
Sözleşmeye göre, Parkotomat şirketine verilen İzmit’teki cadde ve sokaklarda toplam araç kapasitesi  (334). Derince’deki toplum park edecek araç kapasitesi ise  (248). Yani;  (334+248= 582) adet aracın park yapabileceği kadar alan, artık şirketindir. İzmit’te bu kapasitede bir otopark yok.  İzmit Belediyesi, son olarak Belsa’nın altındaki otoparkı kiraya verdi. Otoparkı alan firmadan,  kira süresi ile ilgili taahhüdünü peşin aldı. İzmit ve Derince’deki Parkomat sisteminde peşin para yok. Şirket, aylık aylık Büyükşehir’i para ödeyecek.
Biliyorsunuz;  şehir içindeki cadde ve sokaklara park yapan araçlardan 5 dakika da, 1 saat de dursa, 4 TL para alınıyor. Üstelik, Parkotomat firması elemanları, neredeyse vatandaşın yakasına yapışıp, bu parayı alıyor. Toplam 582 araç kapasitesi. Bu  park alanlarının boş kaldığını hiç gördünüz mü?.. Bir saat içinde Parkotomat firmasının geliri,  takriben 2.500 TL. Haydi, diyelim ki bazı yerler boş kaldı, bazı park yapan araçların sürücüsü  parayı vermeden tüydü falan.. Bir saatte 2 bin TL toplasınlar.. Haydi biraz daha inelim.. Bir saatteki gelir, 1500 TL olsun.. Çok, ama çok büyük para.. 
Tam rakamı bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla, şirketin Büyükşehir Belediyesi’ne ayda ödediği para da 150 bin TL civarında.  Bir saatte 1.500-2.000 TL gelir var. Ayda 150 bin TL civarında bir kira ödemesi. Üstelik, Büyükşehir Belediyesi yetkililerinden aldığım bilgiye göre, Parkotomat firması, Parkomat ihalesindeki şartnameye rağmen,  yaklaşık bir yıldır (en az 10 ay) Belediyeye hiç para ödememiş. Şartnameye göre, 3 ay üst üste kira bedeli yatmazsa, Belediye’nin sözleşmeyi iptal hakkı var.

-MAHKEME ŞİRKETİ HAKLI BULDU?
İlk soru şudur: Madem sözleşmeye göre 3 ay üst üste para ödenmezse ihale iptal ediliyor, neden şirket 10 ay kira ödemediği halde 8 Şubat’a kadar beklendi?.. Öğrenmek hakkımız değil mi?.
Neyse, Büyükşehir 8 Şubat günü, kente açıklama yaptı:”Parkomat ile sözleşme iptal edildi. Artık o şirket elemanlarına para ödemeyin” dedi. Ama Parkotomat firması, 9 Şubat’tan itibaren elemanlarını yine şehre saldı. Çatır çatır para topladı. Sözleşmenin iptalinden 10 gün sonra Büyükşehir Belde A..Ş elemanlarını şehre çıkarttı. Bu defa, park yapan araç sahiplerinin yakasına hem Belde’nin, hem Parkotomat’ın adamları yapmaya başladı. Şirket, “Belediye bana haksızlık yaptı. Yargıya gideceğim” dedi.
Yargıya gittiler. Kocaeli 1 nci Sulh Hukuk Mahkemesi, işi hiç uzatmadan, kararını verdi. Parkotomat firmasını haklı buldu. Şimdi bu şirket,  yeniden caddelerde, sokaklarda. Henüz Derince’ye giremediler ama oraya da girecekler.
Bu iş tatsız.. Çok tatsız.. Son zamanlarda Büyükşehir Belediyesi’nin pekçok işinde tatsızlıklar var. Başkan Karaosmanoğlu yıpranıyor ve ben buna üzülüyorum. Başkan, kendisini çok fazla yukarıya çıkarttı. İşlerle doğrudan ilgilenmiyor. Ama işler kentin aleyhine, Başkan’ın aleyhine gelişiyor. Her yerde- en çok da AK Parti içinde- Başkan’ın eleştirileri yapılıyor. Bu parkomat içi, Büyükşehir açısından prestij kaybıdır. Bakan Karaosmanoğlu çıkmalı, yumruğunu masaya vurmalı, “Ey İzmit halkı. Bugünden itibaren bu şehirdeki bütün cadde ve sokaklarda araç park etmek parasızdır. Ne şirketin adamlarına, ne Belde’nin adamlarına 5 kuruş otopark parası ödemeyin” demelidir. 
Büyükşehir şirketin sözleşmesini haklı olarak iptal ettiyse, Mahkeme’den neden geri dönüyor?.. Şimdi Büyükşehir yargıya gidip, itiraz edecek. İyi de bu arada bu şehir halkının arabasını yol kenarına bıraktı diye birilerine ödeyeceği paralar  nereye gidecek?.
Parkomat sisteminin suyu çıkmıştır. Bu iş iyice deşilse, bütün ayrıntılar hakkında kent bilgilendirilse, korkarım atından çok şeyler çıkacaktır.

*Önce, İstiklal Caddesi’ndeki binayı bitirin 
1 Kasım seçimleri öncesinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan’ı Fikri Işık’ın İzmit’e verdiği sözlerden biri, “PTT’nin yeni şubeler açacağı, daha iyi hizmet vereceği” sözüydü.
PTT, devletin özelleştirmediği, çok önemli bir kamu kurumu. Pekçok insan,  PTT’den hizmet alıyor. Emekli maaşı alıyor, havale yapıyor, faturalarını yatırıyor. Hala, mektup gönderme, belge gönderme işleri PTT’de. Devlet şirketi olduğu için, kargo gönderme işlerinde de PTT tercih ediliyor.
Ama bu devlet kurumu, bizim ilimizde, bu ilin hak ettiği hizmeti vermiyor. Her şeye rağmen Bakan Işık’ın seçim öncesi verdiği söz belli ki tutulacak. PTT, biri Kuruçeşme’de, diğeri Bekirdere bölgesinde iki büyük ve yeni binayı kiralamış. Aynen söz verildiği gibi, İzmit’in batısında ve doğusunda birer tane yeni ve büyük PTT Merkezi açılacak.
Kentimiz için çok önemli bir gelişme olarak görüyorum. Ama öncelikli bir konu var. PTT’nin İzmit İstiklal Caddesi üzerindeki Merkez binası. 
Bu binada tadilatın başlamasının üzerinden en az 5 yıl geçti. PTT’nin İzmit İstiklal Caddesi’ndeki binasında tadilat çalışması başladığında, Körfez Köprüsü, 3 ncü Boğaz Köprüsü, Kocaeli Arena Stadyumu inşaatlarının projesi bile ortada yoktu. Yeni bina yapmıyorlar. Bir tadilat yapıyorlar. Bitmedi, bitirilemedi. Bu tadilat yüzünden İstiklal Caddesi mağdur oldu. Bu bölgedeki esnaflar mağdur oldu. PTT binasındaki tadilat bitmedi, karşısında sıfırdan kocaman yeni binalar yapıldı. 
Şimdi PTT, biri Kuruçeşme’de, biri Bekirdere’de iki yeni, büyük bina kiraladı. Acaba kimlerin binası?. Acaba kaça kiralandı?.. İstiklal Caddesi’ndeki bina ne zaman bitecek de İzmit merkezde PTT doğru dürüst hizmet verecek?.. PTT’nin ilimizdeki diğer şubelerinde de doğru dürüst hizmet verilmiyor. Eleman eksik. ATM yok. Hizmet eksik.. Kuruçeşme ve Bekirdere’de açılacak yeni PTT merkezlerine İzmit’teki mevcut personel atanacakmış. Yani, İzmit’te tadilatı bir türlü bitmeyen binadaki çalışanların bir kısmı da dağıtılacak. Oysa, yeni PTT merkezleri açıyorsan,  yeni personel de alınması gerekmez mi?.. PTT yıllardır bizim şehrimizde en basit işi, mektup dağıtma işini bile doğru dürüst yapamıyor. Biri batıda, diğeri doğuda iki şube açmakla PTT bu şehre karşı olan borcunu ödemiş, görevini yerine getirmiş sayılamaz. 

*Hele şehir içine gelsinler
Hala Yahya Kaptan bölgesinde devam eden “Tramvay yolu” inşaatından büyük kaygı duyuyorum. Bunu daha önce de belirttim. 
Yapılan iş Büyükşehir Belediyesi’nin işi. Müteahhit, Büyükşehir Belediyesi’nin müteahhidi. Kabul ediyorum, kolay bir iş değil.. Ama iş zor olması, herkesin daha dikkatli çalışmasını gerektirir. Önceki gün müteahhidin kepçesi, Yahya Kaptan içindeki inşaat sırasında doğalgaz borusunu patlattı. Bölgede  bir panik yaşandı. 
Gaz borusunun geçtiği yer belli. Burada çalışma yapılırken herkesin önlem alması, herkesin dikkatli olması gerekmez mi?.. İşte tramvay yolu inşaatında ilk vukuat yaşandı. Bu yol çalışması, önümüzdeki ay başından itibaren şehir merkezinde ilerleyecek.  Ana caddeler kazılacak.. Su borusu var, gaz borusu var. Elektrik hatları, telefon hatları var.. Bu iş baştan savma yapılırsa, denetimsiz yapılırsa, bu şehir çok çile çekecek. 
Yahya Kaptan’da tramvay yolu çalışması yapılırken gaz borusunun patlatılması kabul edilemez. Bu büyük bir hatadır, büyük bir sorumsuzluktur ve mazereti de olamaz. Bütün yetkililere sesleniyorum. Lütfen bu işi dikkatli yapın.. Bir sonraki hatanın, bir sonraki sorumsuzluğun, bu kente ödeteceği bedel çok ağır olabilir.

*CHP masada kalmalı 
Türkiye’de iç ve dış olayların gerginliği artarken, tansiyonu düşürmesi gereken siyaset de giderek daha fazla toplumu geriyor.
Malum, seçimler öncesi bütün siyasi partiler halka “Yeni Anayasa” sözü verdiler. Seçimlerle oluşan yeni parlamentoda, Meclis’te grubu bulunan bütün partilerden 3’er temsilci alınarak Anayasa Komisyonu kuruldu. Ancak komisyonun daha 3 ncü toplantısında kavga çıktı, CHP masayı devirdi. CHP, AK Partililerin “Önce Başkanlık sistemini konuşalım”  tezine kızdı, komisyondan ayrıldı. Komisyon Başkanı olan Meclis Başkanı Kahraman da komisyonun dağıldığını açıkladı. 
Bu tablo, Türkiye siyaseti, demokrasisi açısından yeni bir sıkıntıdır. Türkiye’nin ek sıkıntılara da tahammülü yok. Salı günü grup toplantısında Başbakan Davutoğlu, CHP’yi yeniden ve bence samimiyetle masaya davet etti. “Gelen her şeyi konuşalım” dedi. CHP’nin Anayasa Komisyonunda masaya dönmesi gerekiyor. Başkanlık Sistemine karşı olabilir. Bu konuda siyasi, demokratik bir mücadele verilecekse, bunun adresi de yine o komisyon olmalıdır.
CHP masaya dönsün. AK Parti nasıl bir Başkanlık sistemi istiyor, bunu öğrensin. Tartışsın, topluma anlatsın. Başkanlık Sistemine karşı çıkacaksa, buna devam etsin. Ama görüşmekten kaçmanın mantığı ve izahı olamaz. CHP masada kalırsa, Başkanlık Sistemi konusunda MHP veya HDP’den hangisinin AK Parti’ye yanladığını da tespit etme şansına sahip olacaktır. “Ben bu konuyu görüşmem, tartışmam. Bu konu gelirse masaya oturmam” demek, her şeyden önce demokrasinin ruhuna aykırıdır. 
*Ne olur, TIR’ları geçirmeyin
D-100 karayolu İzmit geçişinde daha çok sıkıntılar çekeceğiz. Pek fazla işe yaramasa, trafiği rahatlatmasa da Symbol köprülü kavşağı bitti. Yaklaşık 1 yıl bu inşaatın çilesini çektik. Şimdilerde Valilik önündeki üst geçidin inşaatı nedeniyle D-100’de trafik sık sık tıkanıyor. Sonra, Köseköy kavşağı başlayacak. Yahya Kaptan kavşağında her halde bir yaya geçidi yapacaklar. Bütün bunlar da D-100 tıkanacak. 
İzmit’in ısrarlar üzerine Ankara’dan kopardığı bir taviz var. TEM Otoyolunun ilimiz sınırlarından geçen kesiminde, Uzunçiftlik ile Körfez turnikeleri arasında otoyol ücreti alınmıyor. Bunun nedeni,  gün içinde (07.00-22.00 arası)  İzmit’tin transit geçecek araçları otoyola yönlendirmek. 
Ama uygulanmıyor. Zaten yolun trafiği yoğun. Bir de transit geçen TIR’lar, otomobil taşıyan dev kamyonlar D-100’e giriyorlar. Hele şu Derince Limanı doldurulsun, büyüsün, açılsın. Siz o zaman D-100’deki felaketi göreceksiniz. 
Kentimin yöneticilerinden, yetkililerinden çok rica ediyorum.  D-100 İzmit geçişinin iki ucuna polisleri koyun.. Transit geçen ağır taşıtların, otomobil taşıyan TIR’ların  D-100’ü kullanmasına izin vermeyin. Girsinler otoyola. Zaten bedava. Bu kamyon ve Tır trafiği devam ederse, bu D-100’deki çalışmalar sırasında tıkanıp kalacağız. Kımıldayamayacağız. D-00’de tıkanan, içinde hasta yatan ambulansların sirenleri, itfaiyelerin sirenleri ile içimiz parçalanacak. Bu şehirde bir yerden bir yere gidemez hale geleceğiz. Mutlaka, en azından şu yol üzerindeki çalışmalar bitene kadar, D-100’e transit giden ağır taşıtların girmesini önlemeliyiz. Yetkililerin elinde kararlar var. Yetki var. Neden kullanılmıyor, biri bana anlatsın.. 
Bu yazı toplam 694 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum