1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. “Vuruşarak değil, konuşarak çözmek”
“Vuruşarak değil, konuşarak çözmek”

“Vuruşarak değil, konuşarak çözmek”

12 Haziran seçimleriyle oluşan 24 ncü dönem TBMM'de çalışmalar sancılı açılış ile başlamıştı. Bugün TBMM'de Başkanlık seçimi yapılacak. AKP'nin Meclis Başkanı adayı Cemil Çiçek oldu. Önceki

A+A-

12 Haziran seçimleriyle oluşan 24 ncü dönem TBMM'de çalışmalar sancılı açılış ile başlamıştı. Bugün TBMM'de Başkanlık seçimi yapılacak.

AKP'nin Meclis Başkanı adayı Cemil Çiçek oldu. Önceki başkan Mehmet Ali Şahin'in bu göreve uygun bir isim olmadığını düşünüyorum. Herşeyden önce Meclis’i kucaklayamamıştı. Zaten 2009 yılında Meclis Başkanlığı seçimleri öncesinde Erdoğan ile Baykal zıtlaşmış, Başbakan Erdoğan CHP'nin olumlu baktığı zamanın başkanı Köksal Toptan'ın yerine Mehmet Ali Şahin ismini özellikle öne çıkartmıştı.

Şahin'in Başkanlık yaptığı iki yıllık dönemde ciddi sorunlar yaşandı. Başbakan Erdoğan'ın Meclis Başkanı'nın odasına gidip oturumların nasıl yönetileceğine dair talimatlar verdiği konuşuldu. Bu gelişmeler Meclis'imizin saygınlığına gölge düşürdü.

Bu dönem diğer partilerin de itiraz etmediği Cemil Çiçek'in Meclis Başkanlığı için tercih edilmesi ise çok isabetli bir karar.

Cemil Çiçek, 3 ncü turda AKP'li milletvekillerinin oyları ile TBMM Başkanı olacak. CHP milletvekilleri yemin etmedikleri, BDP'liler meclisi boykot ettikleri için oy kullanmayacak. MHP, hiç seçilme şansı bulunmasa da bir aday çıkartacak.

Cemil Çiçek, Meclis Başkanı seçilmeden önce yaptığı açıklamada “Bize düşen görev, vuruşarak değil, konuşarak sorunları çözmektir. Sorunları konuşacağımız yer de TBMM'dir” dedi. Çiçek'in Başkan olmasından sonra, Meclis'teki krizin kısa sürede aşılabileceğini düşünüyorum.

Türkiye'nin en kıdemli, en düzgün, üstlendiği her görevde başarılı siyasetçilerinden biri olan Cemil Çiçek'in, Meclis Başkanlığı görevini, kimseden emir almadan, tamamen kendi inisiyatifi ile yürüteceğinden eminim. Çiçek'in başkanlığındaki TBMM'de siyasi sorunların vuruşarak değil, konuşarak çözüleceğini tahmin ediyorum.

Bu yıl ihale erken yapılıyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin 6 ncı sınıflarındaki öğrencilere dizüstü bilgisayar dağıtma projesini çok önemsediğimi, çok yerinde bulduğumu bu köşede defalarca yazdım. Bu projenin değerinin 10-15 yıl sonra daha iyi anlaşılacağını, yararlanan öğrencilerin Türkiye'nin diğer illerindeki öğrencilere oranla avantaj sağlayacağını düşünüyorum.

Başkan Karaosmanoğlu, 2009 yılındaki yerel seçimler öncesinde bu vaadini açıklamıştı. İlk iki yıl dizüstü bilgisayarların dağıtımı biraz gecikti. Öğrenciler ancak eğitim sezonunun ikinci yarısında bilgisayarlara kavuşabildi.

Bu yıl Büyükşehir Belediyesi 6 ncı sınıf öğrencilerine dağıtacağı dizüstü bilgisayarlarla ilgili ihaleyi 14 Temmuz'da yapacak. İhaleyi kazanan firmaya, 90 gün içinde bütün bilgisayarları teslim etme şartı koyuluyor.

İhale 14 Temmuz'da yapılır, itiraz olmaz ve süreç uzamazsa, Ekim ayı ortalarında bilgisayarlar Büyükşehir'e teslim edilmiş olacak. Bu durumda bilgisayar teslimi okulların açılışının ilk bir iki ayında gerçekleşmiş olacak. Aslında takvimi biraz daha öne çekip ilkokul 6’ncı sınıf öğrencilerinin okulların ilk günü devletin vereceği ders kitapları ile birlikte dizüstü bilgisayarlarını da sıralarının üzerinde bulması sağlansa çok daha iyi olacak...

Özel Üniversiteler reklama başladı

Üniversiteye giriş sınavlarının sonuçları, bu ayın ortalarında açıklanacak. Öğrenciler aldıkları sonuçlara göre üniversite tercihlerini yapıp formlarını teslim edecekler. Önümüzdeki bir ay boyunca üniversiteler tanıtım faaliyetine girişip, kendi okullarının tercih edilmesine çalışacaklar.

Türkiye'de “Vakıf üniversiteleri” olarak isimlendirilen özel üniversiteler yoğun çalışma yapıyorlar. Ulusal gazetelerde, televizyonlarda sözde haber şeklinde açık açık reklam yapılıyor. Özel üniversiteler ne kadar başarılı, ne kadar güçlü kurumlar olduklarını anlatmaya çalışıyorlar. Ama bu haberlerde, bu okullardaki fakültelerde bir yıllık eğitimin maliyetinden hiç söz edilmiyor.

Hem üniversite adayı gençler, hem aileleri sınav sonuçları belli olduktan sonra, tercih yaparken çok dikkatli olmalı. Özel okulları tercih listelerine yazmadan önce, o okuldaki eğitim maliyetini mutlaka araştırıp, öğrenmeli, o okullarda eğitim görmüş kişileri bulup, danışmalı. Aksi hâlde, bir özel üniversiteye kesin kayıt hakkı kazanıldıktan sonra, bu işin dönüşü çok zor. En az dört yıl, ailenin bütün geliri özel üniversiteye eğitim parası olarak gidebilir.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.