1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Y.Ç.’nin davasını savcı kabul etmedi
Y.Ç.’nin davasını savcı kabul etmedi

Y.Ç.’nin davasını savcı kabul etmedi

24 yıldır gazetecilik yapıyorum. Bugüne kadar yayın sorumluluğu ve yazdığım yazılardan ötürü hakkımda onlarca kez dava açıldı. Elbette ki, insanların, kurumların hakaret içerdiğine inandığı

A+A-

24 yıldır gazetecilik yapıyorum. Bugüne kadar yayın sorumluluğu ve yazdığım yazılardan ötürü hakkımda onlarca kez dava açıldı.

Elbette ki, insanların, kurumların hakaret içerdiğine inandığı konularda gazeteler, gazeteciler aleyhinde mahkemeye başvurma hakkı vardır. Benim gazetecilik serüvenimde de ağırlıklı olarak şirketler, belediye başkanları ve sendika başkanları beni dava edip, cezalandırılmamı ya da tazminat ödememi talep etmişlerdir.

Örneğin;

Yıllar önce İhlas Finans için bu sütunlarda “İhlas Finans helalinden batıyor” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bankacılık ve Ticaret Kanunları açısından hiçbir şirketi alenen batmakla suçlayamazsınız, başınız fena halde derde girer. Buna rağmen, İhlas Finans’ın birkaç gün içinde batacağını, burada faizde parası olanların bir an önce çekip kendini kurtarmalarını istemiştim. İhlas Finans’ın avukatları uzun bir tekzip gönderdiler. Tekzibin elime geçtiği gün ise maalesef İhlas Finans, kapılarını kapatmıştı. Faizsiz helal kazanç adı altında binlerce insanın dini duygularını sömürerek topladıkları paralar bir anda buhar olmuştu. İhlas Finans’ın sahibi Mücahit Ören Amerika’ya kaçtı, İncil üzerine el basarak yemin etti ve Amerikan vatandaşlığına geçti. İhlas Finans’ta parası batanlar hala geri ödenecek diye bekliyorlar.

Örneğin;

KESK’in en hızlı sendikacılarından Bedriyanım beni dava etti. Cumhuriyet Savcısı bu şikayeti kabul etmezken, basın özgürlüğünün ne olduğu konusunda da uzun bir gerekçe kaleme almıştı.

Ben solcu geçinirim, ama solcu sendikacılar benden daha çok rahatsız oluyorlar.

Bu kez KESK’e bağlı bir başka sendikanın başkanı benden şikayetçi oldu.

Adı: Y. Ç.

Açık adını yazmıyorum.

Çünkü, kendisine hakaret ettiğimi düşündüğü yazıda ne onun adından ne de başkanı olduğu sendikanın adından söz etmiştim.

Yazıda geçen “Bebek katillerinin savunuculuğunu yapan sendika” ibaresinden üzerine alınmış.

Cumhuriyet Savcısı Muhsin Yıldız’a gidip ifade verdim. Dün de savcının kovuşturmaya yer olmadığına dair tebligatı elime geçti.

Bunca yıllık deneyimle, hangi yazının, hangi haberin suç teşkil ettiğini kolayca görüyorsunuz. Bile bile insanları karalamayı, hakaret etmeyi kendime yakıştıramam.

Buna rağmen birileri, bazı tespitlerden üzerine alınıyorsa, buna da bir şey diyemem.

Son sözü bağımsız yargı söyler, biz de kararı kabulleniriz.

Dava edilmek, kapıya mahkeme celbi gelmesi, polis gelmesi, savcının kapısında beklemek, mahkemede hakimin önünde dikilmek insana koyuyor. Bir de bir cümlelik “kovuşturmaya yer olmadığına” yazısını görünce, insan çektiği o sıkıntıların hesabını kimden soracağını bilemiyor.

Y. Ç.’nin açtığı dava kabul edilmemiştir, ama benim çektiğim haybeden sıkıntı, onun yanına kar kalmıştır.

En çok buna üzülüyorum.

Bu haber toplam 1193 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.