1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yandaş Basın Demokrasi Polisliğine Soyundu
Yandaş Basın Demokrasi Polisliğine Soyundu

Yandaş Basın Demokrasi Polisliğine Soyundu

Sekiz yılını tamamlayan AKP iktidarı, azımsanmayacak bir basın gücüne erişti. Yandaş medya olarak adlandırılan televizyon kanalları ve gazeteler varoluş amaçlarını, muhalefete muhalefet etme

A+A-

Sekiz yılını tamamlayan AKP iktidarı, azımsanmayacak bir basın gücüne erişti. Yandaş medya olarak adlandırılan televizyon kanalları ve gazeteler varoluş amaçlarını, muhalefete muhalefet etmek, hükümete de methiyeler düzmek şeklinde belirlemiş durumdalar.

Yandaş basın, iktidarın rüzgârını da arkasına almasına rağmen elden dağıtılan ve çoğunlukla kapı önlerine bırakılan Zaman gazetesini saymazsak bir türlü ciddi bir tiraj artışına ulaşamıyor. Buradan da iktidarı destekleyen geniş bir toplum kesimin günlük gazete okuma alışkanlığının olmadığı sonucuna ulaşabiliriz…

Hoşgörü, farklılıklara saygı gibi kavramların ağızlarda sakız olduğu, köşe yazarlarının ileri demokrasiye katkı vermek adına “demokrasi polisi” gibi çalıştığı yandaş medyada, bu takdire şayan çabaya zaman zaman gölge düşebiliyor.

Muhalefete muhalefet edeceğim derken kantarın topuzunu kaçıran bazı kalemşörler çamur at izi kalsın sözünü incelikle yerine getirirken, bazıları da doğrudan hakaret ederek, işi tetikçilik boyutuna vardırıyor. Tabii bu sırada, savunulurmuş gibi yapılan özgürlükler, demokrasi bir anda hatırdan çıkıp gerçek zihniyet dımdızlak ortaya çıkabiliyor.

Ankara ve Aydın’daki restoranlara yapılan “içki baskınları” yandaş basın tarafından normal hukuki prosedür uygulanıyor şeklinde değerlendirilmişti. Samanyolu haber, geçtiğimiz günlerde bir adım daha atarak, büyük bir suç işleniyormuşçasına içki içilen yerleri ifşa etmeye başladı.

Haber şöyle: Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde öğrencilerin yaptığı resimlerden oluşan serginin açılışında öğrencilere kazanda kaynatılan sıcak şarap ikram edildi. Bazı öğretim üyeleri, kepçeyle şarap dağıtımının yapıldığı sergiye küçük yaştaki çocuklarıyla birlikte katıldı. (…) içi şarap dolu olan kazan katılımcıların ve öğrencilerin gözü önünde kaynatıldı. Daha sonra ateşten indirilen kazandaki şarap, sergiye katılanlara kepçeyle dağıtıldı. Sıcak şarabın dağıtıldığı sergi açılışına çok sayıda öğrenci ile öğretim görevlisi katıldı. Güzel Sanatlar Fakültesi'nin hemen girişinde açılan sergi salonundan yayılan sert kokudan dolayı bazı öğrenciler mide bulantısı yaşayarak istifra etti. (…) isminin açıklanmasını istemeyen bir grup öğrenci, yaşananlara tepki gösterdi. Fakülteye eğitim almak için gittiklerini ancak zaman zaman bu tür içkili günlerin düzenlendiğini belirten öğrenciler, ‘Eğitim almak için geldiğimiz bu fakültede ne hikmetse bizlere terbiye ve eğitim yerine bütün kötülüklerin anası olan içki ikram ediliyor. Çağdaşlık, modern sanatçılık olarak bizlere lanse edilen bu tür organizasyonların okul dışında yapılmasını istiyoruz. Öğrencilere yönelik organizasyonlarda bu tür kötü alışkanlıkların teşvik edilmesi hoş değil.’ dedi.”

Sanki ortada çok büyük bir suç varmış gibi haberde, şarabın hazırlanışından dağıtımına kadar geçen süreç reality show kıvamında verilmiş. Bu haberi okuyan zanneder ki, ağzına zorla kepçe dayanan öğrenciler, illa ki içki içeceksiniz diye tehdit ediliyor.

Hani farklılıklara saygı? Hani hoşgörü, çoğulculuk kelamları? Kendi gibi olmayana zerre kadar tahammülü olmayanlardan ancak “demokrasi polisliği” beklenir…

Reklam Kokan Hareketler Bunlar

Hafta içi, Güney Kıbrıs Rum Kesimi takımı Apoel ile Karşıyaka arasında oynanan maçta büyük olaylar çıktı. Maç sonunda Karşıyakalı oyunculara saldıran yüzlerce taraftar, soyunma odasına girmeye çalışarak Karşıyakalı basketbolculara büyük korku yaşattı.

Karşıyaka takımını, İzmir Havaalanı’nda taraftarı yalnız bırakmadı. Bir baktık ki, Egemen Bağış ile Faruk Nafiz Özak havaalanında takımı karşılayanların arasında yer alıyor. Bu iki devlet bakanının havaalanına Karşıyaka atkıları takarak gelmeleri, yaklaşan seçim öncesinde “Gavur İzmir”den oy çıkarmak adına yapılan beyhude bir popülist atak olarak tarihe geçti…

Bir taraftan İzmir’i sümüklü bir çocuğa benzeteceksiniz bir taraftan da Karşıyaka atkıları ile arzı endam edeceksiniz… Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demezler mi adama?

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.