1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Yanımızdan, içimizden neler gelip geçiyor?
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Yanımızdan, içimizden neler gelip geçiyor?

A+A-
Geçen Perşembe günü sabahı bu şehirde çok önemli bir olay meydana geldi. İlimiz yetkilileri de, yerel basın da aslında bu olayın çok fazla üstüne gitmedi. Ama söz konusu olay, bu kentte yaşayan insanların ne denli büyük risklerle karşı karşıya olduğunu göstermesi açısından önemliydi. 
Yurtiçi Kargo’nun Kocaeli Merkez ofisinde Ankara’dan gelen kamyon boşaltılıyordu. Sabah saat 05.30 sıraları.  Yurtiçi Kargo,  bir süre önce sendika örgütlenme yapıyorlar diye deneyimli işçilerini çıkartmış. Kargo merkezinde müteahhit işçileri çalışıyor. Çoğu büyük olasılıkla acemi. Ankara’dan kargoları getiren kamyon boşaltılırken, depoya konulmak üzere kamyondan çıkartılan takriben 25 kiloluk bir paket yere düşüyor. İçinde tuhaf koku yayan toz bulunan paket yere düşünce yırtılıyor. Çevreye öyle kuvvetli bir kimyasal yayılıyor ki, orada bulunan 50’den fazla işçi fenalaşıyor. 
İlimizde yanık ünitesi gibi, radyoaktif veya kimyasal zehirlenmeler konusunda da ihtisas hastanesi Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’dir.  Kargo deposunda 50’den fazla işçi zehirlenip, rahatsızlanınca, Büyükşehir’den otobüs isteniyor. Bu sırada Ankara ile temas kuruluyor, “Hastaları Derince Hastanesi’ne götürün. Başka yere götürmeyin” talimatı geliyor.
Derince Hastanesinde önlemler alınıyor.  Kargo deposundan gelen hastaların, diğer hastalarla teması engelleniyor. Hastaneye gelenler özel karantina bölümüne alınıyorlar. Hepsi, önce tek tek tepeden tırnağa yıkanıyor. 
Belli ki bir korku var.. Belli ki olay önemli. Derince Hastanesi yetkilileri, görevlerini kusursuz yapıyorlar. Hastaların kan örnekleri alınıyor.  Durumu kritik bir hasta yok. Ama bu insanların takip edilmesi gerekiyor. 50’den fazla insanın zehirlenmesine neden olan madde, analiz için Tübitak’a gönderiliyor. 
Bekleyelim bakalım, Tübitak’tan kamuoyuna bir açıklama olacak mı?.. Bu arada, Ankara’daki bir kimyasal fabrikasından paketin ilimizdeki Koruma Tarım A.Ş.’ye gönderildiği kargo üzerindeki adresten açıkça görülüyor. Ama nedense, ilk anda Koruma Tarım yetkilisi, “Bu paket bizim değil. Biz Ankara’daki o firmaya böyle bir sipariş vermedik” şeklinde açıklama yapıyor. Ama sonra bu açıklama düzeltiliyor, paketin Koruma Tarım’a gönderildiği kabul ediliyor. 
Hadise çok önemlidir sevgili dostlar. Bizim ilimizde sürekli ağır kimyasalları işleyen fabrikalar var. Patlacıyı, parlayıcı maddeleri depolayan, yerleşim alanlarının içinden boru hatları ile nakleden firmalar var. Her yanımız lojistik depoları ile dolu. Limanlara gemiler girip çıkıyor. Dolum tesislerine tankerler girip çıkıyor. 
Belli ki, 50’den fazla insanın fenalaşmasına neden olan madde, ağır bir kimyasal. Alelade bir kargo firmasıyla, delinebilir bir ambalaj içinde naklediliyor. Kontrol yok, denetim yok. 
Bu şehirde ne zaman, nerede, neyin patlayacağını kestiremezsiniz. Önlem yok. Kurallara, yasalara uyan, saygı gösteren yok. Kuralların yasaların uygulanıp uygulanmadığını denetleyen yok.
25 kiloluk bir paket. Normal bir kargo ile gönderiliyor. Paket yere düşüyor, içindeki tozdan yayılan  gazla 50’den fazla insan zehirleniyor.. Bu olacak iş değildir. Üstü kapatılacak iş hiç değildir. Kamuoyuna çok detaylı ve tatmin edici bir açıklama yapılması gerekir. Bir gün bu şehirde pekçok kişi, üzerine Sheltox sıkılmış sivrisinek gibi ölebilir. 

*Ekmek fiyatında bir tuhaflık var 
Fırıncılar Federasyonunun herkese açık bir internet sitesi var. Bu siteye girdiğinizde Türkiye’nin 81 ilindeki ekmek fiyatlarını detaylı olarak görebiliyorsunuz. Gizli saklı bilgi değil.
Bu internet sitesindeki bilgiye göre, Türkiye’nin 81 ili içinde 250 Gram ekmeğin 1.25 TL’den satıldığı tek il, bizim ilimizdir. Bir de İstanbul’un birkaç ilçesinde 250 gram ekmek 1.25 TL. İstanbul’da ekmeği 1.25 TL’den satan fırınlar da Fırıncılar Odası değil, Ticaret Odası üyeleri. 
Malum, ilimizde % 25’lik ekmek zammı, 1 Aralık’ta uygulamaya konuldu. Kocaeli’de bu fiyat ve gramajla, 1 kilo ekmek 5 TL’ye vatandaşa satılıyor.  Balıkesir’de 250 Gram ekmek 80 Kuruş.  Bilecik’te, Bingöl’de 250 gram ekmek 75 kuruş. Kilosu 3 TL’ye geliyor. Bursa’da 250 gram ekmek 1 TL. Komşu Sakarya’da da öyle. İstanbul’da Fırıncılar Odası’na bağlı fırınlar 250 Gram ekmeği 1 TL’den satıyor. Kilosu 4 TL’ye geliyor. 
Bu tabloya bakıp, Kocaeli’de 250 gramlık ekmeğin 1.25’ten satılması normaldir diyemeyiz. Bilecik’te 75 Kuruş, Bursa, Sakarya, İstanbul’da 1 TL,  Sivas’ta 75 Kuruş olan ekmek, burada neden 1.25 TL’dir. Kimse izah edemez. 
Ben yine ilimizin fırıncılarını suçlamıyorum. Herkes malını daha yüksek fiyatla satıp, daha çok para kazanmak ister. Ticaretin doğasında bu vardır. Ama ekmek halk için zorunlu ve en çok tüketilen gıda maddesidir. Bu kentte hiç mi yetkili yok. Bu kentin Vali’si, Belediye Başkanı, Esnaf Odaları Birliği Başkanı Türkiye’de sadece Kocaeli halkının göz göre göre böyle bir kazık yemesine göz yumabilir. 
Ama diyeceksiniz ki, “Bu şehirdeki CHP il başkanı bile, ekmek zammını normal ve makul buluyor. Diğerleri neden karşı çıksın.” Bu da doğru. Maalesef böyle bir şehirde yaşıyoruz.
En çok vergiyi biz veriyoruz, en çok kimyasal zehirle biz buluşuyoruz, en çok  trafik kabusunu biz yaşıyoruz. Bizim futbol takımımız, basketbol takımımız yok. Üstelik göz göre göre Türkiye’nin-hatta belki de dünyanın- en pahalı ekmeğini biz yiyoruz. 
Burası Kocaeli.. Kimse şikayet etmeyecek.  Kim bu kentin halkına kazık atarsa, biz gidip hepimiz onun elini öpeceğiz.
*CHP’de muhalefet adayı kongrede kaç oy alır?
Kent siyasetinin gündeminde tek madde var: CHP İl Kongresi.. CHP’nin 12 ilçede kongreleri bitti, 27 Aralık’ta il kongresi yapılacak. CHP’de il kongresi için en çok delege İzmit ilçesinden seçilmişti. İzmit kongresini Küçükkaya-Yıldırım ekibi kazanınca,  “Parti içi muhalefetin işi bitti” havası yayıldı. Ancak, şimdi 12 ilçe kongresinden seçilen 600 delegenin listesini önüne koyup, tek tek isimler üzerinde değerlendirme yapan deneyimli partililer, il kongresinin hiç kimse için çantada keklik olmadığını söylüyorlar.
İl kongresi öncesi delege bazında rahat gibi gözüken mevcut parti içi iktidar tarafı, Cengiz Sarıbay’ı aday çıkartıyor. Selman Yıldırım’ın adaylığı söz konusu olabilirdi, ama Yıldırım da “Cengiz Ağabey”i işaret etti. Hurşit Güneş ile Hikmet Erenkaya’nın başı çektiği parti içi muhalefet de kongreye bir aday çıkartacak. Aslında parti içi muhalefet, İzmit kongresinde Hakan Tanta’yı aday çıkartarak hata yapmıştı. Bu kez, il kongresinde aynı hatayı yapmak istemiyorlar.  Erenkaya ile Güneş’in hangi isim üzerinde anlaşacaklarını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Bana gelen duyumlara göre, en çok üzerinde konuşulan isim Av.Tamer Solakoğlu.
Geçen gün, CHP’nin ilimizdeki en önemli isimlerinden, parti içinde havayı en iyi koklayan kişilerden biri olan Osman Küçükosmanoğlu geldi. Küçükosmanoğlu, 27 Aralık kongresinin kimse için çantada keklik olmadığını,  ilçe kongrelerinden çıkan sonuçların doğru değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Osman, “Abi al eline kalemi yaz. Bu tabloyu da sakla, kongreden sonra hesap sorarsın” dedi. 27 Aralık kongresinde, Cengiz Sarıbay’ın karşısına muhalefetin çıkartacağı il başkanı adayının ilçelerden alacağı oy rakamlarını şöyle tahmin ediyor:
Gebze(80), Dilovası(5), Çayırova (5), Darıca (20),Körfez (25), Derince (25), İzmit(40), Kartepe (20), Kandıra(15), Gölcük(25), Karamürsel(25). 
Küçükosmanoğlu’nun bu rakamlarını toplayınca 285 ediyor.  Ama maddi hataları var. Örneğin Karamürsel’den seçilen delege sayısı 25 değil. Tabii, iktidar grubunun, yani Cengiz Sarıbay listesinin bir de doğal delege olan üç milletvekili Hürriyet, Akar ve Tarhan’dan alacağı fazladan 3 oy var. Toplam 603 delegenin oy hakkının bulunduğu kongrede 285 oy seçim kazanmaya yetmez. Ama Küçükosmanoğlu şöyle diyor:
“- Parti içinde Cengiz Sarıbay’a ciddi tepki var. Ben 1996’da 16 yaşındaydım, Sarıbay İl Başkanıydı. Ben bugün 56 yaşındayım, Sarıbay hala il başkanı. Parti bunlardan kurtulmalı diyenlerin sayısı hiç az değil.  CHP’nin hiçbir kongresinde delegelerin tamamı gelip oy kullanmadı. 285 oyla seçim kazanılır. Üstelik benim bu tahminlerin, muhalefet listesinin alacağı en az oy rakamlarıdır. Sarıbay’ın karşısına parti içinde sevilen, adı lekelenmemiş biri çıkarsa,  bu rakam daha da artar. Muhalefet  Tamer Solakoğlu’nu aday gösterirse, bence kazanma şansı Sarıbay’dan yüksektir..”
CHP’de Osman Küçükosmanoğlu’nun tahminlerine, sezgilerine önem vermek gerekir. Rakamlar böyle.  28 Aralık’ta Küçükosmanoğlu’nun ne kadar doğru tahmin yaptığını değerlendiririz. 
*“İsteyenin bir yüzü”
Malum, bizim kentimiz tam anlamıyla “Spor fakiri” bir kent. Futbolda, basketbol, voleybolda bizim ulusal liglerde takımlarımız bulunmuyor. Ulusal veya uluslararası düzeyde turnuva organizasyonlarını da alamıyoruz. Bu kentte birkaç kuşak, hiç üst seviyede spor müsabakası izleyemeden büyüdü. 
Yakın zamana kadar spor salonumuz yoktu. Arık Yahya Kaptan Mahallesi’nde Türkiye’nin en yeni, en modern spor salonlarından birine sahibiz. Bu arada Alikahya bölgesinde muhteşem bir futbol stadyumu hızlı tamamlanıyor. 
Kent olarak turnuvalara talip olmalıyız. AK Parti, 2011 genel seçimleri öncesi bu şehre “2017 Universiad” Oyunlarını vaat etmişti. Tam bu oyunları Kocaeli kazanacaktı, devlet bizim adaylığımızı geri çekti. Üstelik 20 milyon Euro’yu bahane ederek.
Şimdi talip olmalıyız. 2017 yılı yaz aylarında Avrupa Basketbol Şampiyonası finalleri var. Avrupa Basketbol Federasyonu, Türk milli takımının bulunduğu grubun bütün maçlarını, turnuvadaki çeyrek final, yarı final, final maçlarının Türkiye’de oynanmasına karar verdi. Bu maçların hangi kentlerde oynanacağına Türkiye Basketbol Federasyonu karar verecek. 
Biz şimdiden talip olmalıyız. 2017 yılındaki Avrupa Basketbol Şampiyonası finallerinden birkaç maçın İzmit’teki Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonuna verilmesini istemeliyiz. Spor salonu yaptık, seçim günleri İl Seçim Kurulu ofisi gibi kullanıyor, ya da parti kongrelerini burada yapıyoruz. Biz isteyelim. Valimiz, Büyükşehir Belediyemiz, bütün milletvekillerimiz Basketbol Federasyonundan talep etsinler. 
Demişler ya “İsteyenin bir yüzü kara, vermeyen zenci”. 
Bu maçlar Kayseri, Konya, Bursa gibi şehirlere verilir de İzmit’e verilmezse,  bu şehre büyük bir ayıp daha yapılmış olacaktır.

*Prof. Güneş: “Parti içi demokrasi vazgeçilmezimiz”
Pekçok kişi, “Yanında bir tek sen kaldın” diye beni eleştirip, kızdırmaya çalışıyor. Ama  ben Hurşit Güneş’ten vazgeçmem.. Çocukken, rahmetli babasını, rahmetli babamın yanında çok görmüştüm. Evimize gelip giderdi. Şimdi, ben kendimi Hurşit Hoca’nın bir dostu, kardeşi kabul ediyorum. 
Siyaseten yaptığı her şeyi onayladığımı söyleyemem. Zaten farklı düşündüğümüz konuları da tartışıyoruz. Prof.Dr.Hurşit Güneş, önceki gün, yanında CHP’nin Gebze İlçe eski Başkanı  Sedat Tatar ile ziyarete geldi. Yeni binayı gezdirdim, çok beğendi. Elbette CHP’yi, biten ilçe kongrelerini, yaklaşan il kongresini konuştuk.  
Prof.Güneş, CHP’de 12 ilçeden seçilen 600 il kongresi delegesinin tamamına yakınını tanıyor. İzmit ve Kandıra’da bile delege listelerine müdahil olmadığını söyledi. “İzmit’te 159 kişilik listeye sadece 1 tek kişiyi rica ettim” dedi. 
Samimiyetle inanıyorum ki, bireysel hedefler için siyaset yapmıyor. Gebze’de çok açık taraf olduğunu kabul ediyor, “Recep Dursun’dan yana taraf oldum. Çünkü, Recep Dursun’a haksızlık yapılmıştı.  Görevden alınmıştı. Bu nedenle açıkça destekledim. Siyaseten kime haksızlık yapılırsa, kimin siyaset yapma hakkı elinden alınırsa, O’na destek olurum” dedi. 
Güneş, il başkanlığına aday değil. Ama il kongresinin tek liste ile yapılmasına karşı. “Mutlaka parti içinde bir yarış olmalı” diyor. Cengiz Sarıbay’ın şahsına da söylediği hiçbir olumsuz söz yok. İzmit ilçe kongresini neden kaybettikleri konusunda bazı değerlendirmeler yaptı. Osman Küçükosmanoğlu’nun yukarıda yazdığım oy tahmin listesi önümdeydi, kendisine gösterdim. ”Ben aday olsam, 300’den fazla oy alırız. Ama aday değilim” dedi. Tamer Solakoğlu adını ortaya koydum, yüz ifadesinden anladım ki, aklında en önde gelen isimlerden biri.. Güneş’in, Sarıbay’a bir önceki kongreden kırgınlığı var. Şöyle anlattı:
“- Cengiz Bey, beni kurultay delegesi yazmadı. Kandıra ilçe başkanı feragat ederse onun yerine yazarım demiş. Buna kırıldım. Bu nedenle o kongrede Ferhan Şensoy’la birlikte oldum. “
Güneş, Kocaeli’de CHP içinde ve halk içinde önemli yeri ve itibarı bulunduğuna inanıyor. İl kongresinde bir listenin çıkması için öncülük yapacak. Hele şu il kongresi bir bitsin bakalım.. Siyasetin “Kader kısmet” eksenine dayalı ortamında, sonrası için Güneş’in bahtına ne çıkacak. Bu arada sohbet sırasında Hurşit Hoca şu değerlendirmeyi de yaptı:
“Önümüzdeki kurultayda Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun değişeceğini hiç sanmıyorum.”
                                     
Bu yazı toplam 604 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.