1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Yardım işleri istismara çok açık
Yardım işleri istismara çok açık

Yardım işleri istismara çok açık

Yufka yürekli insanlarız. “Komşusu aç yatarken tok uyuyan bizden değildir” kültüründen gelen insanlarız. Yardıma muhtaç insanı gördüğümüz zaman, cebimizdeki son parayı düşünmeden verebiliriz.

A+A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da sık sık söylediği gibi, “Zengin Avrupalılar mazlum insanlar için kıllarını kıpırdatmazken, biz mazlumlara nasıl yardım edeceğiz diye kendimizi paralarız.”

Ancak kabul etmek zorundayız ki, bu toplumun içinde sütü bozuk, istismarcı, dolandırıcı, üç kağıtçı tiplerden de bol bol bulunmaktadır. Dolandırıcılığın, sahtekarlığın bininin bir para olduğu bir dönemde yaşıyoruz.

Geçmişte bu yardım işlerinde FETÖ’ye bağlı veya yakın kuruluşlar, vakıflar, dernekler pek hareketliydi. Artık onlar temizlendi. Ama yerleri de hemen dolduruldu. Önüme pek çok haber geliyor:

“Falanca okulda öğrenciler kendi aralarında para topladılar. Halep’e 50 çuval un gönderdiler.”

“Filanca şirkette çalışanlar aralarında para toplandılar. Halep’teki aç çocuklar için, 50 koli kuru gıda, 100 koli giysi ve ayakkabı gönderdiler.”

Cami dernekleri para topluyor. Tuhaf isimli dernekler topluyor. Evet, Halep’te iki ateş arasında kalmış zavallı insanları, aç çocukları,  dondurucu soğukta karar üzerinde çıplak ayakla dolaşmak zorunda kalmış bir deri bir kemik zavallı insanları gördükçe içimiz yanıyor. Onlara yardımcı olmak, onlara destek vermek istiyoruz.

Ama yardım kampanyalarının bir kuralı, bir düzeni olmalıdır.

Şimdi önüne gelen “Halep’e yardım” topluyor. kayıt-kuyut yok. Bir makbuz, bir vesika yok. Halep’e 100 çuval un gönderilmiş. Halep’e 100 koli kuru gıda, 500 kolu giysi, ayakkabı gönderilmiş.

Allah aşkına Halep’e tankla, topla girilemiyor da,  bunlar sivil kamyonlarla nasıl gitmiş, kimlere ulaşmış? Hiç sorgulamıyoruz.  Hiç araştırmıyoruz.

…………

İki hafta önce Büyükşehir Belediyesi bir duyuru yaptı. Bu “Halep işi” yardım kampanyalarında, Büyükşehir Belediyesi üst düzey yöneticilerinin adını kullanıp, işadamlarından, esnaflardan, Belediye’ye iş yapan müteahhitlerden yardım isteyenler varmış. Geçen hafta Kocaeli Valiliği yazılı bir açıklama yaptı. Yine bu Halep işi yardım kampanyalarında Vali Yardımcılarının adını kullananlar varmış. İktidar partisine yakın olmaya çalışan,  adam sınıfında gözükmek, göze girmek isteyenlerin kapısını çalıyorlar:”Halep’teki gariban Müslümanlara yardım topluyoruz. Falanca kişinin selamı var. Sizden de şu kadar yardım bekliyoruz” diyorlar. Okullarca çocukları ailelerinden para alıp, kampanyalara bağışlamalarını istiyorlar.

Nereye gidiyor bu paralar? Nereye gidiyor bu yardımlar. Hiç hesabı sorulmuyor.

Bu iş, istismara çok açık bir konu.

Bakın, geçenlerde cinayete kurban giden İzmitli bir taksi şoförünün geride bıraktığı eşi ve üç  çocuğu için Kocaeli Esnaf Odaları Birliği kampanya düzenledi. Valilik’ten resmi izin alındı. Devlet bankasında hesap açıldı. Kampanya böyle olur. Resmiyeti olur. Kampanyaya bağışlanan her kuruşun makbuzu, kaydı olur. İnsanlar, Halep’teki savaş mağduru gariplere gerçekten yardım etmek istiyorlar. Ama ortalıkta o kadar çok kampanya, var ki.  Hiç biri takip edilmiyor. Birileri, “Halep’e yardım”  masalı ile çok kolay yoldan avanta para kazanıyor diye kaygılanıyorum.

GERÇEK YARDIMI GÖRDÜM

İzmit şehir merkezinde çok yakın bir arkadaşımın işletme müdürü olarak çalıştığı bir büyük lokanta var. Zaman zaman arkadaşıma ziyaret için bu lokantaya giderim. Geçen gün gittiğimde 8-10 tane Suriyeli göçmen çocuk bir masaya oturmuşlardı. Masanın üzerinde her türden yemek yığılıydı. Çocuklar, elleriyle, çatalları, kaşıkları ile yemeklere dalmış, karınlarını doyuruyorlardı. Arkadaşıma bu tabloyu sordum. Şöyle dedi:

“Tanımadığım bir adam var. Gerçek bir hayırsever. Sokakta aç çocukları, özellikle Suriyeli çocukları topluyor. Buraya getiriyor. Hepsine istedikleri yemekleri sınırsız aldırıyor. Masayı donatıyor. Sonra bütün hesabı nakit olarak ödeyip gidiyor. Bu çocukları da o hayırsever adam getirdi.”

İşte gerçek yardım böyle olur. Ben, bu ortamda kamyon kamyon, Tırlar dolusu unların, giysilerin, kuru gıda maddelerinin Halep’e gerçekten ihtiyaç sahibi olan gariplere ulaştığını hiç sanmıyorum. Zaten eğer ulaşıyorsa, Türkiye’nin diğer illerinden toplanan yardımları, Birleşmiş Milletlerden gelen yardımları bırakın bir kenara son 1-2 ay içinde sadece bizim kentimizden toplanan yardımlarla Halep’e aç, açıkta, ayakkabısız, paltosuz, battaniyesiz bir tek insan kalmazdı.

Elbette mazlumlara yardım edelim. Ama çok dolandırıcı var. Mazlumlar üzerinden onların avanta toplamasına da izin vermeyelim.

Daha yapılacak çok iş var

Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, 2014 yerel seçimlerinde 3’ncü kez seçildikten sonra,  uzun bir görüşmemiz olmuştu. AK Parti, özellikle seçim dönemlerinde çok ciddi çalışan,  halkın nabzını çok iyi tutan bir partidir. 2014 yerel seçimlerine girilirken de kent halkının en çok “Trafik ve Ulaşım” sorunundan mustarip olduğunu biliyorlardı. Ellerinde bu konuda somut veriler, araştırmalar vardı.  Ulaşım Master Planı büyük ölçüde tamamlanmıştı. Nereye ne yapılacağı belliydi.

2014 seçimleri öncesi ulaşım ve trafik konusunda çok vaatler verildi, çok projeler halka sunuldu.  Seçim sonrası yaptığımız görüşmede Başkan Karaosmanoğlu, “Önümüzdeki 3 yıl ulaşım ve trafikle ilgili projelere ağırlık vereceğiz. 2017 sonuna kadar kentin her yerinde çalışmalar olacak” demişti.

Tramvay projesi, bu düşüncenin bir ürünüdür. Gerçekten Büyükşehir 2015 ve 2016 yıllarında ulaşım ve trafik konusunda önemli işler yaptı. Bütçenin yatırım kısmında ayrılan paranın büyük bölümü bu işlere gitti. Yeni üst geçitler yapıldı. Yeni otobüsler alındı, yeni hatlar açıldı.

Bu arada, örneğin D-100 üzerindeki Sakıp Sabancı Köprülü Kavşağı’nı Symbol’ün sahibi Kavanlar’a,  Ömer Türkçakal Bulvarı’nda Outlet önündeki  15 Temmuz Köprülü Kavşağı’nı 41 Burda’nın sahibi Esas Holding’e yaptırdılar.

Bütün bunları takdirle karşılamamak haksızlık olur. Ama önümüzdeki 2017 yılı için de yapılacak çok iş var. D-100 şehir içi geçişinde yeni yollar yapılacak. İzmit’ten Ankara yönüne çıkış verilecek. Köseköy Kavşağı konusu var. Battı çıktı yapılacak. Yeni stat bitiyor. Yeni stada yol yapılacak.

Aslında hem D-100’deki yeni proje, hem Köseköy battı çıktı projesi de bu yıl başlayacaktı. Ama tramvay yolu projesindeki eleştirilerden yıpranan Büyükşehir bu önemli işleri biraz öteledi. 2017’de bu büyük işlerin sıkıntıları başlayacak ki, makul bir süre sesimizi çıkartmadan katlanmamız gerekiyor.

Büyükşehir Belediyesi, 2016 yılında ulaşım ve trafik konusunda yaptığı büyük yatırımlarla övünüyor. Haklıdır. Ama örneğin hala Plajyolu Bölgesi’nde Demiryolu üzerinde yapılan 85 basamaklı yaya köprüsünün hazır bekleyen asansörüne elektrik bağlanmadı. D-100 üzerinde yapılan Alparslan Türkeş Yaya Köprüsü’nün asansörü takılmadı.

Yani, ulaşım ve trafik alanında 2015 ve 2016’da çok iş yapıldı belki ama, daha önümüzde yapılması gereken çok fazla da iş duruyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum