1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Yas tutmanın zamanı değil
Yas tutmanın zamanı değil

Yas tutmanın zamanı değil

Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün ardından, ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt; “Benim üzüntüm, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkan kalmamış olmasıdır.

A+A-

Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün ardından, ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt;

“Benim üzüntüm, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkan kalmamış olmasıdır. Sovyet Rusya Hariciye Nazırı Litvinof ile görüşürken, kendisine onun fikrince bütün Avrupa'nın en kıymetli ve en ziyade dikkate değer devlet adamının kim olduğunu sordum. Bana Avrupa'nın en kıymetli devlet adamının Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal olduğunu söyledi. " demiş olabilir...

İngiltere Başbakanı Winston Churchıll; “Savaşta Türkiye'yi kurtaran, savaştan sonra da Türk Milletini yeniden dirilten Atatürk' ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de büyük kayıptır. Her sınıf halkın O'nun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahraman ve modern Türkiye'nin Ata' sına değer bir görünümden başka bir şey değildir.” demiş olabilir...

İsrail Başbakanı Ben Gurion;

“Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20. yüzyılda dünya savaşından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri, hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir devrimci olmuştur.” demiş olabilir...

Yunanistan Başbakanı General Metaksas bile;

“Atatürk yalnız Türk tarihinin büyük bir siması değil, aynı zamanda bir büyük barış adamıdır. O'nun yeni Türkiye'yi yaratan eseri, yüzyıllara intikal eden bir anıt olarak kalacaktır.” demiş olabilir...

O günden bu yana biz de çok şey söylemiş olabiliriz. Ardından gözyaşı dökmüş, acımızı belirtmiş olabiliriz.

Sorun bu mudur?

1938’den bu yana geçen zaman içinde, her yıl anma törenleri yapmışsak, neyi kotarmışız?

Geriye dönüp baktığımızda; Atatürk’ün, o günün kıt olanaklarıyla kurduğu, ülke ekonomisinin can damarı olarak tanımlanacak olan çok sayıda kurumun satılıp savılması, yerle bir edilmesi engellenememişse, engelleyememişsek, ağlasak ne olur ki?..

Bağımsızlık adına Çanakkale’de şehit düşen binlerce insanımızın kemiklerini sızlatacak gizli ya da açık bağlantılarla, iş birlikleriyle Türkiye bağımlı hale getirilmişse, getiriliyorsa, üzülmek, üzüldüm demek yeterli midir?..

Her şeyden önemlisi; Cumhuriyet’in ilkeleri tek tek yok edilmeye çalışılıyor, belli oranlarda yok ediliyorsa ve biz elleri kolları bağlı biçimde oturuyorsak, Atatürk’ü nasıl, hangi yüzle anmış oluyoruz ki?..

10 Kasım’lar bizi kendimize getirmiyorsa, ağzı açık ayran budalası gibi, yapılanlara öylesine bakıp duruyorsak, görevimizi yapmıyoruz demektir...

Yas tutmanın zamanı değil artık. Atatürk’ün önerilerini yaşama geçirmek için bundan daha iyi  zaman bulamayız.

Mustafa Kemal’in Gençliğe Hitabesi’ni bir kez daha okuyalım, okutalım. Gün o gündür...

Bu haber toplam 584 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.