1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yasakçı olmak
Yasakçı olmak

Yasakçı olmak

Çığ gibi büyüyen internet kullanımından rahatsız olanların ellerindeki iktidar gücünü yasakçı zihniyet ile kontrol altına almak hırsları toplumsal tepkileri de beraberinde getiriyor. Bilgi

A+A-

Çığ gibi büyüyen internet kullanımından rahatsız olanların ellerindeki iktidar gücünü yasakçı zihniyet ile kontrol altına almak hırsları toplumsal tepkileri de beraberinde getiriyor. Bilgi teknolojilerinde özgürlüğün sınırı bir takım insanların kendi dünya görüşlerinin yansımaları olarak topluma kabul ettirilmeye çalışılması da nasıl bir Türkiye istediklerini de açıkça gösteriyor. İnsanın doğasında baskıya karşı koyma kurallara isyan etme vardır.

Özellikle genç beyinlerin dünya ölçeğine göre inanılmaz gelişme gösterdiği toplumumuzda hangi kafaların böyle bir yasakçı yola başvurduğunu da açıkça görüyoruz. Çığ gibi bir tepkinin böyle sansüre karşı sessiz kalmayacağını bilerek hala bu konuda ısrarcı olmanın da ne kadar planlanmış ve uygulamaya konulan yanlış işler olduğunu bilmekte insanı doğal olarak tepki koymaya itiyor.

Şöyle bakın etrafınıza bu konuda söylemleri olanların ortaçağ zihniyetindeki görüşlerini de ibretle okuyun. Nasıl bir toplum isteniyor. Kalıplara sokulmak istenen ahlak bekçiliğine soyunmuş onların belirlediği bilgi kanalları dışında hiçbir yere girilmez anlayışı içinde koyun gibi her şeye sessiz kalan bir toplumdan özgürlük adına ne beklenir ki?

Yazık böyle bir dünyanın yasaklar ile çevrilmiş internet ortamında neyi sorgulayabilirsiniz ki? Hangi bilgiler ile hangi çağdaş bilişim teknolojisini yakından takip etme olasılığı olabilir ki? Tek dertleri belden aşağı kültür olan kesimleri hedef alan çokda yapıcı olmayan eleştiriler ile adeta toplumsal erozyona geçit yok !... yasak …kardeşim demek nereye kadar…..?

Hala bir şeylerin farkında değiliz? İnternet kullanımda bireysel özgürlüklere gem vurmak gerçekten ibret alınacak üzerinde çok tartışılacak bir konu, bunun yanlış olduğunu haykırmak isteyen yüz binlerce insan yine tepkilerini bu platform aracılığı ile kısa sürede demokratik yolla ortaya koyacaklar.

Bu işe inatla birilerinin yönlendirmesi ile yasak getirmek isteyenleri uyarı anlamında olacak tepkiler, dünya ölçeğinde ülkemizdeki yönetim anlayışının da  ne olduğunu tüm dünya görmüş olacak. Özgür bilginin önünde set olmak o kadar da kolay değil, birey bu yolla kendisine sunulan iyi insan ahlaklı insan anlayışına birkaç kişinin kararı ve yönlendirmesi ile o kalıba sokulmak isteniyorsa işte buna isyan edilir.

Hangi çağda hangi kafaların yasakçı zihniyetleri ile nasıl bir toplumda yaşıyoruz, çıldırmamak elde değil, yazık hem de çok yazık.

Tatlı su medyası

Yaşama tutunmaya çalışan insanımız bazı gerçekleri çabuk unutuyor. Bakın şimdi seçim ortamı içinde gündem saptırması yoğun olan bir dönem yaşıyoruz. Olan bitenlere karşı ne kadar duyarlı olabiliriz ki?

İktidar ayağındaki topu ev sahibi olmanın avantajı ile ister kaleye ister taca ister havaya diker. Kontrol onda çünkü, muhalefet ise onun yaptıklarına göre pozisyon alıyor. Aslında iktidarı alaşağı edecek onu  ofsayt  da düşürecek o kadar çok gündem maddesi var ki.

Muhalefet için bu öngörüleri bulmak bu konuda halka söylem olarak yansıtmak zor geliyor. Onlar sadece iktidarın dediğini onun nabzını kontrol ediyorum anlamında klasik söylem ile salvo atışları yapıyor.  Bu da iktidarın işine geliyor, en basitinden ülkenin çeşitli yerlerinde hükümetin bakanları sivil toplum kuruluşları  kanaat önderleri ve medyanın güzide..!.. temsilcileri ile  oturup  yaptıklarını yapacaklarını kendi yöntemleri ,ile anlatıyorlar, ne oluyor peki?

Olan biten bir şey yok? Değerli okurlar, birkaç köşe yazısı  ucundan kenarından kıyısından minik eleştiri bile yok. Her şey güllük gülüstanlık mı?  Sizce? Bizim adımıza görev yapmıyorlar mı? Bu   muhteremler?  Neden yağlama yıkama yapılır ki?

Halk adına adına bütün iyi ilişkileri göz ardı ederek karşındaki Bakan a  ateş çemberi içine sokarak soruları soracaksın, unutturdukları gerçekleri anımsatacaksın. Örgütçü olmak siyaseti bilmek kendi kabuğunda ipek kozası gibi yaşayan siyasetçiye methiyeler düzmek gazetecilik değil, sarsacaksın, sallayacaksın, en basitinden şu basit soruyu sorma cesaretin olacak.

Bürokrata  baskı kurma sayın bakan diyeceksin, o senin partilin değil senin emir erin değil o halkın sana karşı olan senin görüşlerini beğenmeyen kesimlerin de emrinde olan hizmet veren bürokrat diyeceksin.

Ama nerde, öyle mangal yürekli karşısındaki politikacıyı sarsıp sallayan Medya mensubu büyük bir çoğunluğu tatlı su medyası zaten iktidar da onları bildiğinden nabza göre şerbet veriyor. Kızmayın sakın iyice bir düşünün!.. bu kısır döngü içinde  herkes kendi siyasetçisini yaratır, siyasetçi de kendi medyasını arar bulur. Sadece ben yaşanan gerçekleri anımsattım tabii ki sözüm anlayanlara buradan küçükde olsa kendi paylarına hisse çıkartanlara.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.