• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli 28 °C

Yaşam üzerine..

Sevcan TAMER
Kendimi  hiç iyi hissetmiyorum bu hafta.. Salgın olduğunu öğrendiğim, vücudu perişan eden soğuk algınlığının pençesine düştüm anlaşılan.. Çok önemsediğim ve olmam gerektiğine inandığım bir çok programa katılamadım.. Hele de katılmaya iki ay önceden karar verdiğim ve bir çok dostumu da bizzat kendim davet ettiğim sevgili Rasim Uyan’ın “Kitap Okuma Etkinliği” nde bulunamamak üzdü beni.. Rasim yine bir ilk yaşattı bu ilde.. Ancak kısmetten ötesi yok demek ki.. Eh, Rasim Uyan’ın toplumsal hizmet buluşları bitmez nasıl olsa.. Dilerim ve kısmet olursa bir diğerine diyerek,  onu başarılarından dolayı bir kez  daha  kutluyorum..
Haftalardır yaşam üzerine konuşulması  gereken en önemli ve özel  değerlerden söz ettik ve o değerlere uygulanan duyarsızlıklara  sitemkar olduk.. Kadın dedik.. Çocuk dedik..Gençlik dedik.. Sırası geldikçe diğer olgulara da yer vereceğiz sohbetlerimizde.. Ancak söz ettiğimiz bu değerler ülke güncelinden hiç düşmüyor ki.. Olumsuzlukları o kadar fazla taşıyorlar ki bünyelerinde, başka hayati bir konu işlemek zor geliyor insana.. Türkiye’nin siyasi, ekonomik veya diğer sosyal konuları her gün boy boy yer alıyor basında.. Yazılısıyla, görüntülüsüyle.. Yazıp, konuşup, kafalarına göre yorumluyor işin uzmanı olduklarını söyleyen kişiler ve topluluklar.. İşte bu arada, küçük değinmelerle bizi  tedirgin eden  değerlere yönelik çıkan sesler veya yazılar, cılız kalıyor.. Diğer baba konuların arasında ezilip yok oluyor  ve unutuluyor, ya da erteleniyorlar.. Ta ki yeni bir şiddete, cinayete veya farkındalık adına yapılması karara bağlanan komik gün ve haftalara kadar..
  Bizler, toplumun çok  hassas ve duyarlılığa muhtaç kesiminin en yakınında duran kişiler olarak sorunların daha çok bilincindeyiz.. Hatta, bir çoğunun da canlı şahidi olmak varmış kaderde.. Hani “Göz görmeyince gönül katlanır” derler ya.. Anlayacağınız bizimki de tam tersi.. O nedenle belki de bazı olaylara sessiz kalamıyorum.. Ya da sessizliği kendime yakıştıramıyorum. Küçük büyük o insanların elini tutmaya mecbur hissediyorum  kendimi.. Eğer kadınlar sürekli dövülüyor, yardım derneklerinin kapılarına itiliyor ve öldürülüyorlarsa, gençler küçücük yaşta evlendiriliyor, töre cinayetlerine kurban ediliyor ve madde bağımlısı olarak ortada ziyan ediliyorlarsa, çocuklar tecavüze, tacize uğruyor, şiddet görüp öldürülüyor, sokaklara atılıp sahipsiz bırakılıyor ve kötü alışkanlıklara yönlendiriliyorlarsa, susmak çok zor dostlar.. Çözümsüzlüğü çaresizce beklemekse,ondan daha zorinanınız..O nedenle kendi çapımızda,sabırla hizmete devam. 
  Geçen gün internette çok güzel bir hikaye okudum.. Adı “ Çılgınca Bir Hikaye” idi.. Zannederim biraz kafamızı dağıtır ve bizi değişik düşüncelere götürür.. Onun için bu hikayeyi sizlere yazmak istiyorum.. Yaşamınız, çılgın aşkların heyecanıyla dolsun..
Uzuuun zaman önce, daha insanlar dünyaya gelmeden, iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilemez vaziyette dolanıyorlarmış..O sırada “Saflık” ortaya bir fikir atmış. “Arkadaşlar neden saklambaç oynamıyoruz” demiş.. Bu fikri hepsi beğenmişler.. Oradan “Çılgınlık” bağırmış.. “ Ben ebe olmak istiyorum, ebe olmak ve saymak istiyorum”.. Başka hiç kimse çılgınlığı arayacak kadar çıldırmadığı için, kabul edilmiş.. Çılgınlık bir ağaca yaslanıp, saymaya başlamış..1-2-3… Ve o saydıkça iyi huylar, kötü huylar saklanacak yer arıyorlarmış.. “Şefkat” ayın boynuzuna asılmış.. “İhanet” çöp yığınının içine girmiş.. “ Sevgi” bulutların arasına kıvrılmış.. “Yalan” yanındaki arkadaşına taşın altına saklanacağını söylemiş ama gölün dibine saklanmış.. “Tutku” dünyanın merkezine gitmiş.. “Para Hırsı” bir çuvalın içine girerken çuval yırtılmış.. Ve Çılgınlık saymaya devam etmiş..79- 80- 81-82… “Aşk” ın dışında bütün iyi ve kötü huylar saklanmış.. Aşk kararsız olduğu gibi, nereye saklanacağını da bilmiyormuş..Ve Çılgınlık  100’e vardığı anda, Aşk sıçrayarak güllerin arasına saklanmış.. Çılgınlık bağırmış “ Önüm, arkam, sağım, solum sobe, geliyorum” Arkasını döndüğü anda “Tembellik” i görmüş.. Çünkü o saklanacak yer arama enerjisi bulamamış kendinde..
Sonra Şefkat’i ayın boynuzunda görmüş..İhanet’i çöplerin arasında, Sevgi’yi de bulutlarda..Sonra aramaya devam etmiş..Yalan’ı gölün dibinde, Tutku’yu da dünyanın merkezinde.. Hepsini birer birer bulmuş.. Ancak biri hariç.. “Aşk”.. Çılgınlık umutsuzluğa kapılmış.. Derken “Haset”Aşk bulunamadığı için haset duyarak, Çılgınlığın kulağına fısıldamış..“Aşk güllerin arasında saklanıyor”.. Çılgınlık çatal gibi bir sopa almış ve güllerin arasına saplamaya başlamış.. Ta ki yürek burkan bir haykırış duyana kadar.. Ve bu haykırışın sahibi Aşk, ellerini yüzüne kapatmış olarak güllerin arasından çıkmış..Ama parmaklarının arasından sicim gibi kan akıyormuş..Çılgınlık Aşk’ı bulmak adına ve Haset’in kışkırtmasıyla Aşk’ın gözüne çatal sopayı batırmış ve kör etmiş..
Durumu gören Çılgınlık çok üzülmüş ve ağlayarak “ Ne yaptım ben, ne yaptım ben, seni kör ettim.. Acaba nasıl onara bilirim” diye bağırmış..Aşk’ın cevabı “Çılgınlık gözlerimi geri veremezsin..Ama sonsuza dek benim kılavuzum olabilirsin” olmuş..İşte o günden beri aşkın gözü kördür.. Ve o günden beri, çılgınlık Aşk’ın yanındadır..
Bu yazı toplam 325 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37